301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
03 Ocak 2018 - Çarşamba 10:02
 
CHP’den Ankara kulislerini karıştıracak FETÖ raporu
AKP’nin FETÖ ile mücadelesinin ağır bir dille eleştirildiği rapor “15 Temmuz Darbe Girişimiʹnin ardından FETÖ ile mücadele ettiğini iddia eden AKP hükümeti, diğer taraftan geçmişten beri adı FETÖʹyle anılan bir çok ismi önemli görevlerde tutmaya devam ediyor.
SİYASET Haberi
CHP’den Ankara kulislerini karıştıracak FETÖ raporu

Sadece bununla da kalınmıyor, yapılan atamalarda yine adları bir dönem FETÖ ile anılan kimi isimlerin  oldukça  kritik  görevlere  getirildiği  de  görülüyor. 

Buna karşın hayatları FETÖ  ile  mücadeleyle  geçmiş  kimi  insanlar  ise  sırf muhalif kişiliklerinden dolayı FETÖʹcü yaftası vurularak gözaltına alınıyor hatta tutuklanıyorlar.” ifadesiyle başlıyor..

FETÖCÜ GAZETECİLER TANIK FETÖYLE MÜCADELE EDENLER SANIK!.

“15 Temmuz Darbe Girişimiʹnin ardından FETÖ ile yürütülen mücadelede AKPʹnin ikircilikli politikalarından kaynaklı olarak akıl almaz tutarsızlıklar  ve  adaletsizlikler  yaşanıyor.” iddiasının vurgulandığı raporda eski FETÖ’cü kalemlerin günümüzde el üstünde tutulduğu, yine eskiden FETÖ’yü eleştiren gazetecilerin ise ‘FETÖ’cülükle’ suçlandığı tespiti yapılıyor..

SÖZCÜ OPERASYONUNDA İSYAN ETTİREN DETAYLARA VURGU.

Fethullah Gülen’in sağkolu Hüseyin Gülerce’nin hükümete yakın Star gazetesinde köşe yazarı, Fehmi Koru’nun ise FETÖ ile Ankara arasında bir dönem arabulucu olarak görevlendirildiğinin hatırlatıldığı raporda Sözcü’ye yönelik algı operasyonuna ilişkin şu tespitlerde bulunuluyor; “Hüseyin Gülerce,  yıllardır FETÖ tehlikesine dikkat çeken muhalif Sözcü Gazetesiʹne yönelik, FETÖ bağlantılı olduğu iddiasıyla açılan davada tanıklık yaptı. 

Böyle bir tutarsızlık darbe dönemlerinde dahi görülmedi. Gülerce hakkında bir dönem FETÖʹnün beyin takımında yer aldığı halde sırf  pişmanlığını  beyan  etti  diye  bugüne  kadar  hiçbir  işlem  yapılmadı. Murat Aksoy, Şahin Alpay gibi gazeteciler sırf cemaate bağlı gazetelerde yazdıkları  gerekçesiyle  tutuklanırken,  yine  cemaat  gazetelerinde  yazı  yazan  Erhan  Afyoncu,  Mazhar  Bağlı  gibi  isimler  de  Erdoğanʹın  emriyle rektör olarak atandı.,,”.

FETO’NUN ONUR KONUĞU, BURAK AKBAY’IN İFTİRACISI….

“15 Temmuz ʹdan sonra bile ne  iktidar ne de yargı Fehmi Koruʹnun FETÖ ilişkilerini sorgulamadı. Üstüne Fehmi  Koruʹnun muhalif Sözcü Gazetesiʹnin sahibi Burak Akbayʹa yönelik, hiçbir maddi  delile  dayanmayan “FETÖʹcü  olabilir”  suçlaması  ciddiye  alınarak, Koruʹnun  beyanı  Akbayʹa  açılan  soruşturmaya  gerekçe  yapıldı. Gülenʹin yemek  masasının  onur  konuklarından  Fehmi  Koruʹnun  anılan  ilişkileri sorgulanmaksızın, keyfi gayet yerinde olarak yazılarını sürdürüyor. AKP de sonra kalkıp FETÖ ile mücadele ettiğini iddia ediyor.”.

İŞTE RAPORDA GEÇEN BÖLÜMLER.

Raporda; gazetecisinden, belediye başkanına, bürokratından yüksek yargı mensubuna kadar birçok isim alıyor. İşte, köşe yazısı kıvamında hazırlanan rapordan bazı bölümler, ‘rapordaki ifadelerle’ o isimler ve haklarındaki iddialar.

NAGEHAN ALÇI, RASİM OZAN KÜTAHYALI, ERKAN TAN, MAHMUT ÖVÜR.

Yine cemaate ait bankaya para yatırdığı için tutuklanan insanların yanında FETÖʹye ait olan Bank Asyaʹdan düşük faizle kredi alarak kendilerine Boğazʹda yalı alan Nagehan Alçı ve Rasim Ozan Kütahyalı çifti 15 Temmuzʹdan sonra da ekranlar da konuşmaya devam edebildi. Ya da “Sayın Fethullah Gülen siz olmadan burada eğlenemiyoruz, coşamıyoruz, kalbimiz buruk. Dönün artık. Özledik” diye övgüler dizen A Haber Sunucusu Erkan Tan ve Gülenʹi ABD ʹde ziyaret eden Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övürʹün de aralarında olduğu bir çok yandaş gazeteci, bugün rahatlıkla muhalif insanlara yönelik FETÖ ʹcülük suçlamasında bulunabiliyorlar.

Onların ifadesine dahi başvurulmaz iken FETÖʹnün en güçlü olduğu dönemde FETÖ tehlikesine dikkat çeken “İmamʹın Ordusu” kitabının yazarı Gazeteci Ahmet Şık, AKP güdümündeki yargı tarafından FETÖ ʹcülükle suçlanabildi. Benzer örnekleri artırabiliriz.

Bütün bunlardan dolayı AKP hükümeti, FETÖ ile gerçekten mücadele etmemektedir. 

AKP hükümeti, sözde mücadele adı altında adamına göre davranmakta, FETÖ suçlamasını muhaliflerine karşı kullanmaktadır. AKPʹnin canını sıkan kişilere FETÖ yaftası yapıştırılırken, geçmişte adları FETÖ ile anılmış, FETÖʹye övgüler dizmiş kimi isimler görmezden gelinmektedir. Hatta bunlardan bazıları 15 Temmuzʹdan sonra önemli görevlere de atanmışlardır. 

İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU.

'Süleyman Soylu, yakın tarihimizin en ilginç siyasetçilerinden biri. Demokrat Parti Genel Başkanı olduğu günlerde Erdoğanʹı ve AKPʹyi “Paçalarından yolsuzluk akıyor”, “Başbakan rantın babasını getirdi”, “Kendini padişah olarak görüyor” gibi açıklamalarla sert bir şekilde eleştiriyordu.

Sonra bu sözlerini unutarak AKPʹye geçti. Ancak Soyluʹnun asla toz kondurmadığı bir yer vardı. O da FETÖ! Hayli sivri dilli olan Soylu, sıra FETÖʹye gelince öve öve bitiremiyordu.

Sadece bununla da kalmıyor, FETÖʹnün avukatıymış gibi FETÖʹyü eleştiren çevrelere karşı aslan kesiliyor, onları amansızca suçluyordu!

Örneğin 2011 yılında Gülen Cemaatiʹnin faaliyetlerini askıya almasını söyleyen MHP Lideri Devlet Bahçeli ve CHPʹli İsa Gökʹü FETÖʹnün yayın organı Samanyolu TVʹye bağlanarak eleştirmişti. '(Soylu'nun o dönemki Fethullah Gülen yanlısı sözlerine yer veriliyor) İçişleri Bakanı için ayrıca şu ifadeler yer alıyor; “Geçmişindeki onca FETÖ övgüsüne karşın Süleyman Soylu, 15 Temmuzʹun ardından Efkan Alaʹnın yerine İçişleri Bakanı yapıldı. Ancak geçmişinde Alaʹya göre çok daha fazla FETÖ övgüsü olan Soyluʹnun hangi akıl ve mantık ile FETÖ ile mücadelenin başına getirildiğini anlayan çıkmadı.” .

ENERJİ BAKANI BERAT ALBAYRAK.

Berat Albayrak, mütevazi şartlarda yaşayan Gazeteci Sadık Albayrakʹın oğluydu. Babası Erdoğan ile geçmişten tanışıyordu.

Bu tanışıklığın da etkisi ile Berat Albayrak, Erdoğanʹın kızı Esra Erdoğan ile evlendikten sonra gerek kendisi gerekse kardeşi Serhat Albayrak füze hızıyla yükselişe geçtiler. Bu yükseliş Berat Albayrakʹı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıʹna kadar oturttu. Kimi iddialara göre Erdoğan, Berat Albayrakʹı veliaht olarak görüyor hatta Binali Yıldırımʹın yerine düşünüyor. Bunun olup olmayacağını zaman gösterecek. Damat Albayrak da FETÖʹnün okullarında yetişenlerden biri. Kendisi de bunu reddetmiyor. Bununla ilgili sorulan bir soruyu TBMMʹde kürsüden” Evet, cemaatin okulunda. Ama burslu okumadım. 35 sene içerisinde cemaatin yüzlerce okulunda okuyan yüz binlerce, milyonlarca gencin bir tanesiyim. Ama öyle bir anne baba yetiştirdi ki beni, hiçbir zaman ama hiçbir zaman aklımı bir beşere kiraya vermedim. Elhamdülillah, öyle vermedim ki, beni o dediğiniz güruh iyi bilir kimin oğlu olduğumu, nasıl bir hayat yaşadığımı. Bu ülkede o okullarda okumuş FETÖʹcü olmayan yüz binlerce gencimiz var, aklını kiraya vermemiş insanlarımız var” diye cevaplamıştı.

Berat Albayrak haklı! FETÖ okullarında okuyan herkes FETÖʹcü olacak diye bir şart yok. Ancak FETÖ okullarında okuyan Berat Albayrakʹa, kayınbabası Erdoğan tek laf etmezken ve Albayrak bakanlık koltuğunu korurken, Sözcü Gazetesi sahibi Burak Akbay kesinlikle yalanladığı halde uzun yıllar FETÖʹnün içinde kalan Fehmi Koruʹnun “Işık evlerinde kaldı ” şeklindeki hiçbir somut delile dayanmayan iddiasından yola çıkılarak FETÖʹcü olmakla suçlandı. Hakkında açılan soruşturmaya bu temelsiz suçlama dayanak gösterildi. Hangi vicdan sahibi insan bu kadar haksızlığı kabul edebilir.

AKP'Lİ ŞABAN DİŞLİ.

15 Temmuz Darbe Girişimiʹnin en önemli isimlerinden biri de Tümgeneral Mehmet Dişliʹydi. Darbenin komuta heyeti olan “Yurtta Sulh Konseyi”nin üyesi olduğu iddia edilen ve hala tutuklu yargılanan Mehmet Dişliʹnin kardeşi Şaban Dişli, Erdoğan tarafından ekonomiden sorumlu başdanışmanlığına getirilmişti. Dişli, daha sonra bu görevinden istifa etse de 15 Temmuzʹdan sonra yapılan bu atama kamuoyunda tepki çekmişti. Çünkü darbe gecesi ağabeyiyle dört kere telefonda görüştüğü iddia edilen Şaban Dişliʹnin yolu geçmişte de FETÖʹyle kesişmişti. FETÖʹnün emniyet imamı Kozanlı Ömerʹin kayınbiraderi olan Bolu eski Valisi İbrahim Özçimen de savcılık sorgusunda “Sakarya Milletvekili Şaban Dişliʹye vali olmak istediğimi ilettim. O da daha sonra bana adımın verildiğini söyledi” iddiasında bulunmuştu. Kanunlar önünde suç şahsidir. Bundan dolayı tabii ki Şaban Dişli, ağabeyinin işlediği suçtan sorumlu tutulamaz. Ancak bu kural Erdoğan tarafından Dişli için işletilirken, binlerce tutuklu yakını için işletilmiyor. Mağdurlar devlet kapısında kendilerinin bizzat işlemediği bir suçtan dolayı iş bulamıyor ya da var olan işlerinden ediliyor.

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ALİ ERBAŞ.

Bütçeden en büyük payı alan kamu kurumlarının başında gelen Diyanet İşleri Başkanlığıʹna yeni atanan Prof. Dr. Ali Erbaş, göreve geldiği ilk andan itibaren tartışmalara neden oldu. Erbaşʹın geçmişinde FETÖʹyle yolunun pek çok kereler kesiştiği hatta FETÖʹnün en önemli platformlarından biri olan KADİP/Kültürlerarası Diyalog Platformuʹnun yönetim kurulu üyesi olduğu ortaya çıktı.

FETÖʹnün Abant Toplantılarıʹnın da müdavimleri arasında yer alan Erbaş, FETÖʹnün yardım kuruluşu Kimse Yok mu Derneğiʹnin etkinliklerinde de görülüyordu. Ancak Erbaşʹla ilgili bilgiler bunlardan ibaret değil. Erbaşʹın ayrıca 15 Temmuzʹun kilit ismi firari Adil Öksüzʹün doktora tezinde de imzasının bulunduğu da anlaşıldı. Erbaş ile birlikte Öksüzʹün heyetinde yer alan isimlerden biri de o dönem Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesiʹnin Dekanı Prof. Dr. Suat Yıldırımʹdı. Fethullah Gülen sonrası cemaatin başına geçebilecek isimler arasında gösterilen Suat Yıldırım bugün firarda. Jürideki diğer bir isim Prof. Dr. Davut Aydüz ise darbeden sonra tutuklandı. Şimdi cevabı merak edilen soru ise geçmişte böyle bir heyetin içinde yer alan ve pek çok FETÖ etkinliğine katılan Erbaşʹın nasıl ve hangi kriterler dikkate alınarak Diyanet İşleri Başkanı olarak seçildiğidir.

ERDOĞAN'IN BAŞDANIŞMANI YAVUZ ATAR.

Hâlâ YÖK üyesi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanʹın başdanışmanı olan Prof. Yavuz Atarʹın da FETÖʹcü olduğu iddiası ortaya atılmış, bu medyada yer almıştı. Üstelik bu iddia bir dönem Gülenʹin en yakınındaki isimlerden biri olan ancak yıllar önce örgütten ayrılarak önemli itir aflarda bulunan Nurettin Veren tarafından iktidar yandaşı TGRTʹde ortaya atıldı. Atarʹın FETÖʹcü olduğunu iddia eden Nurettin Veren, Atarʹın 15 Temmuzʹdan sonra da FETÖʹnün kontrolünde olduğunu iddia ettiği Kırgızistanʹdaki Manas Üniversitesiʹne gittiğini öne sürdü. Verenʹin bu iddialarını avukatı aracılığıyla cevaplandıran Atar, FETÖʹyle ilgisi olmadığını, Manas Üniversitesiʹne FETÖ aracılığı ile değil Türkiye ile Kırgizistan arasındaki ikili anlaşmalarla gittiğini öne sürdü. Atar haklı da olabilir! Ancak haklarında FETÖʹcü olduklarına dair hiçbir delil olmayan insanlar yargılanırken, söz konusu Erdoğanʹa yakın bir isim olunca iddialar incelenmeye bile değer görülmedi. 

TRT ESKİ GENEL MÜDÜRÜ İBRAHİM ŞAHİN.

Hâlâ merkez valisi olarak görev yapan İbrahim Şahin, 2007 ve 2014 yılları arasında TRT Genel Müdürü olarak görev yaptığı dönemde kurumu FETÖʹcülerle doldurmakla suçlanıyor. Döneminde FETÖʹnün medya organı Samanyolu TVʹden çok sayıda kişi TRTʹye transfer edilerek önemli görevlere getirilmiş, yine adları FETÖʹyle özdeşleşmiş olan Ekrem Dumanlı, Hakan Şükür gibi isimler yüksek ücretlere TRTʹde yorumcu yapılmıştı. Şahin tarafından geniş yetkilerle Genel Müdür Yardımcılığıʹna getirilen Ahmet Koyuncuʹnun FETÖ üyeliğinden 8 yıl 1 ay hapis cezası almasına karşın ve yine FETÖʹden ihraç edilen Eski TRT Haber Dairesi Başkanı Ahmet Çavuşoğluʹnun “TRTʹde her şey genel müdürün emri ile olur. O emreder biz yaparız. Kendi başına inisiyatif yoktur” diyerek Şahinʹi işaret etmesine karşın Şahin hakkında yeni soruşturma açılmaması soru işaretlerine neden oluyor.

REKTÖR MAZHAR BAĞLI.

Geçtiğimiz Mart ayında Erdoğan tarafından atanan altı rektörden biri de Nevşehir Hacı Bektaş Üniversitesi Rektörlüğüʹne getirilen Prof. Dr. Mazhar Bağlı oldu. 25. Dönem AKP Şanlıurfa Milletvekili ve 2009 ile 2015 yılları arasında AKP MKYK üyesi de olan Bağlı da bir dönem FETÖ ile arası gayet iyi isimlerden biriydi. FETÖʹnün yayın organı Zaman Gazetesiʹnde yazılar yazan Bağlı, bu yazılarında FETÖʹnün organize ettiği Ergenekon soruşturmalarına destek çıkıyordu. 2013 yılında attığı bir tweette kızını FETÖ okullarında okutmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiriyordu. Geçmişteki ilişkilerine karşı Bağlı da Erdoğan tarafından ödüllendirilen isimler arasında yerini aldı.

REKTÖR ERHAN AFYONCU.

Erhan Afyoncuʹyu kamuoyu televizyon programlarından tanıdı. Askeri bir geçmişi olmadığı halde 15 Temmuz Darbe Girişimiʹnin ardından kapatılan Harp Akademileriʹnin yerine kurulan Milli Savunma Üniversitesiʹnin başına getirildi. Afyoncu, cemaate yakınlığıyla bilinen Bugün Gazetesiʹnde 2008 ve 2014 yılları arasında tam altı yıl boyunca tarih yazıları yazmıştı. Afyoncu geçmişte de bir dönem Zaman Gazetesiʹnde yazılar yazmıştı. Ancak bu Erdoğan tarafından rektörlüğe atanarak ödüllendirilmesine engel olmadı.

YSK BAŞKANI SADİ GÜVEN.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 16 Nisan referandumundan sonra kanunda açıkça belirtilmesine karşın mühürsüz oyları geçersiz saymayarak büyük bir şaibeye neden olmuştu. YSK Başkanı Sadi Güven, o günlerde bu şaibeli kararı açıklamakta hayli zorlandı. Sadi Güvenʹin adı FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanan Adıyaman eski Cumhuriyet Başsavcısı Faruk Büyükkaramukluʹnun 16.11.2016 tarihinde mahkemede verdiği ifadesinde şöyle geçmişti: “2011 yaz kararnamesi ile Adıyaman Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandım. Hala YSK Başkanı olan Sadi Güven, Fethiyeʹde stajdan tanıdığım birisiydi. Kendisine Başsavcılık yapmak istediğimi söyledim. O da beni seven bir kişiydi o vesile ile Adıyaman Başsavcılığına atandım.” Bu ifade tek başına Güvenʹin FETÖ bağlantılı olduğu sonucunu çıkarmaz. Ancak Cumhuriyet Davasıʹnda yargılanan Güray Özʹe hakkında FETÖ soruşturması olan pideciyi niye aradığını soran yargının bu kadar kritik konumda olan birine de FETÖʹden yargılanan bir kişiye geçmişte neden referans olduğunu sorması gerekmez miydi? FETÖʹcü pideciyi aramak araştırma konusu olurken, FETÖʹcü birini başsavcı olarak atamak neden araştırma konusu olmadı? Referandumdan sonra bazı medya organlarında çıkan Güven ve kimi YSK üyelerinin iktidar tarafından FETÖʹcülükle suçlanma korkusuyla mühürsüz oyları iptal ettirmedikleri iddiaları düşünüldüğünde bu soru da her zaman akılları kurcalayacaktır.

AKP'Lİ VEKİLLERİN PENSİLVANYA ZİYARETİ.

Fethullah Gülenʹi 2012ʹde ABDʹnin Pensilvanya şehrindeki çiftliğinde ziyaret eden AKP heyetinde yer alan 12 milletvekilinden biri olan 23 ve 24. Dönem AK Parti Adana Milletvekili Av. Fatoş Gürkan, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ ile mücadele çerçevesinde el konulan 54 şirkete kayyum olarak atandı. AKP milletvekilleri bu ziyarette Gülenʹe saygılarını sunmuşlar, belki elini öpmüşler sonra da hatıra fotoğrafı çektirmişlerdi. Gülenʹin ayağına kadar giden heyette yer alan Gürkanʹın el konulan FETÖ şirketlerine kayyum olarak atanması AKPʹnin FETÖʹyle olan mücadeledeki samimiyetsizliğinin örneklerinden sadece biridir.

ENGİN NOYAN.

FETÖ bağlantılı kanallara çıkmak bir çok davada sanıkların karşısına suç unsuru olarak konulurken bu kural herkes için aynı işlemedi. Engin Noyan, FETÖʹnün kapatılan kanalı Samanyolu TVʹde yıllarca program yaptı, bu kanalda ünlendi. O günlerde,“Fethullah Hocaʹyla gönül bağınız var mı?” sorularına “Hocaefendiʹyi çok severim ve önemserim” diyordu. Bu ilişkilerine karşın Noyan, 15 Temmuzʹdan aylar sonra devletin kanalı TRT Avazʹda program yapmaya başladı.

15 TEMMUZ ŞEHİTLER ANITIʹNIN MERMERLERİ FETÖʹCÜ ŞİRKETTEN ALINDI!.

Erdoğanʹın talimatıyla yapımına başlanan 15 Temmuz Şehitler Anıtıʹnın mermerinin FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklanan itirafçı olan Sami Çobanʹın şirketinden alındığı ortaya çıkmıştı. Sami Çobanʹın şirketlerine devletin, darbe girişimi öncesi 33.5 milyon TL teşvik verdiği de anlaşılmıştı. Çoban, Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonuʹnun (TUSKON) 1 Mart 2014 tarihinde düzenlediği genel kurul toplantısında Erdoğanʹın “tehdit edildiği” konuşmayı ayakta alkışlayan işadamları arasında yer alıyordu. . .

RAPORUN SONUÇ BÖLÜMÜNDEN ÇARPICI SORULAR.

44 sayfalık rapor, “AKP-FETÖ işbirliği şekil değiştirerek sürüyor mu?” başlıklı bol sorulu şu bölüm ile sona eriyor; adını  andığımız  ve  geçmişteki  FETÖ  bağlantılarını  veya  övgülerini hatırlatacağımız  isimler  mutlaka  suçludur  demiyoruz. 

Bu  yargının  işidir. Bizi AKPʹden ayıran hukukun üstünlüğüne ve suçu kanıtlanana kadar her insanın  suçsuz  olduğuna  olan  inancımızdır. 

Ancak  kamuoyu  vicdanı yaralıdır ve şu soruların cevabının peşindedir..

-Ahmet  Şık,  Kadri  Gürsel,  diğer  Cumhuriyet  Yazarları  ve  2011  yılında yargıdaki   FETÖʹcü   örgütlenmeye   tepki   göstererek   Yargıtayʹdaki görevinden istifa eden Celal Çelik gibi insanlar FETÖʹcülükle suçlanırken, geçmişte  FETÖ  bağlantıları  net  olan  bazı  insanlar  neden  korunup. kollanmakta ve üstüne ödüllendirilmektedir?.

– Yoksa AKP – FETÖ işbirliği şekil değiştirerek sürmekte midir?.

-AKP, kurumsal olarak bugün FETÖʹye karşı görünse de adı hâlâ FETÖ ile anılan isimlerden faydalanmaya devam ederek ileride şartların değişmesi halinde FETÖ ile yeniden işbirliği için kapıyı aralık mı bırakmaktadı..

-İsrail  ve  Rusya  ile  olan  ilişkilerde  AKPʹnin  ve  Erdoğanʹın  yaptığı  U dönüşlerini düşündüğümüzde  Erdoğan,  FETÖ  konusunda  ileride  U dönüşü yapabilir mi?.

– FETÖ ile mücadelede kriterler nedir? “Kandırıldım, bilmiyordum” demek yeterli midir?.

– Bank  Asyaʹya  para  yatırmak  ya  da  Zaman  Gazetesi  abonesi  olmak  kimi insanların KHK ile ihraç edilmesine hatta tutuklanmasına gerekçe olurken, yıllarca  FETÖ  ile  ilişkide  olan  bazı  insanlar  için  neden  bu  kriterler işletilmiyor?.

– Korunup kollanan insanları diğerlerinden farklı kılan ne?.

– Bir şekilde Erdoğanʹa ulaşıp onu ikna etmeyi başaran ya da kendisinden fayda sağlanabileceği düşünülen FETÖʹcüler yargıdan ve yargılanmaktan muaf mı tutulmaktadır?.

Bunlar gibi daha bir çok soru cevap beklemektedir.

15 Temmuz Darbe Girişimi kadar 15 Temmuz sonrası süreçte de aydınlatılmayı bekleyen karanlık noktalar vardır. CHP, adaletin herkes için eşit uygulanması için bu karanlık noktaları da aydınlatmanın peşindedir..

Kaynak: Editör: Necati Atagül
Etiketler: CHP’den, Ankara, kulislerini, karıştıracak, FETÖ, raporu,
Yorumlar
Haber Yazılımı