301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
02 Temmuz 2022 - Cumartesi 12:20
 
Sivas Katliamıʹnın üzerinden 29 yıl geçti: Neler yaşandı, kim ne dedi?
2 Temmuz 1993ʹte Sivas’ta Madımak Oteli’nde 33 aydının yakılarak öldürüldüğü, 2 otel çalışanın da dumandan etkilenerek yaşamını yitirdiği katliamın üzerinden 29 yıl geçti.Hafızalara bir katliam tarihi olarak kazınan 2 Temmuz günü, Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivasʹa giden aydın ve sanatçılardan 33ʹü ile iki otel görevlisi otelin yakılması sonucu hayatını kaybetti. Olaylarda iki gösterici de öldü.
GÜNDEM Haberi
Sivas Katliamıʹnın üzerinden 29 yıl geçti: Neler yaşandı, kim ne dedi?

Aydınlar, sanatçılar ve şairlerden oluşan bir grup, dört günlük şenlik programına katılmak için o günlerde Sivasʹa gitti.1 Temmuzʹda şenliğin açılışında konuşanlardan biri de yazar Aziz Nesinʹdi. Behçet Aysan, Metin Altıok, Uğur Kaynar, Hasret Gültekin, Nesimi Çimen, Asım Bezirci de kente gidenler arasındaydı.33 kişinin en yaşlısı 66 yaşındaki Asım Bezirci, en genci ise folklor gösterisi için Sivasʹa giden 12 yaşındaki Koray Kayaʹydı.

Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thedora Thuys katliamın tek yabancı kurbanıydı.Katliamdan iki gün önce kentte bir bildiri dağıtılmıştı.

Bildiride Aziz Nesinʹin o sırada başyazarı olduğu Aydınlık gazetesinde yayımlanan Salman Rüşdiʹnin ˮŞeytan Ayetleriˮ kitabından bahsedilmiş, Nesin hedef gösterilmişti.

Bildiride dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilginʹin şenliklere ev sahipliği yapması eleştirilmiş, Nesin için ˮŞehirde adeta Müslümanlarla alay edercesine gezebilmektedirˮ ifadesi kullanılmıştı.2 Temmuz günü Cuma namazının ardından etkinliklerin yapıldığı kültür merkezinin önüne bir yürüyüş başladı.

ˮSivas laiklere mezar olacakˮ atılan sloganlardan biriydi.

Saldırgan grubun bir kısmı yeni dikilen ˮHalk Ozanlarıˮ heykelini yıkıp, yerde sürüklerken; bir kısmı Valilik önünde Ahmet Karabilginʹi protesto etti.Valinin katliam sonrası İçişleri Bakanlığıʹna gönderdiği rapora göre, saldırganların sayısı her saat sayısı artıyordu.

Yine aynı rapora göre, akşam saat 18.00ʹde Madımak Oteliʹnin önünde o ana kadar hiçbir aşamada dağıtılmamış 15 bin kişi vardı.

Otel önündeki araçlar ve sürüklenen heykel ateşe verildi, otelin camları kırıldı.Yaklaşık 2 saat sonra otel ateşe verildi, saldırgan kalabalık sloganlarına devam etti.Madımak Oteliʹnin önünden çekim yapan İhlas Haber Ajansıʹnın görüntülerinde otelin etrafını kuşatanların sloganları yanında sözleri de duyuluyordu.

Biri otelin birinci katına çıkan saldırgana ˮLan yakınˮ diye seslenirken, bir diğeri ilk alevin görünmesiyle ˮCehennem ateşi işteˮ diye sesleniyordu.

Katliamın telsiz konuşmaları

Katliam sonrasında ortaya çıkan polis telsiz konuşmalarının dökümü ise güvenlik tedbirlerindeki yetersizliği ortaya koydu.

O anlar, dönemin Sivas Valisi ile Emniyet Müdürü’nün de yer aldığı konuşmalara şöyle yansıdı:

Saat 19:00: Merkez, heykeli yakıp sürükleyerek meydana götürüyorlar.

19:05: 33 10 merkez (Emniyet müdüründen) 3210 (valiye) Tugay’dan kuvvet gönderin, biz zor durumdayız.

19:05: Madımak Oteli’ne 5-10 kişilik kuvvet gönderdik.

19:05: 33.10ʹun (emniyet müdürünün) emirleri, cop kullanabilirsiniz.

19:05: 33:10-32:10( emniyet müdürü ve valiye) Otele 5 metre mesafede kaldı, topluluk kontrolden çıktı, acele kuvvet gönderin.

19:05: Merkez, işhanı çatısından aşağıya taş atıyorlar.

19:05: 33 10 Merkez, itfaiyeye söyleyin, buraya gelsin. Tazyikli su sıksın.

19:40: İtfaiye araçları buradan ayrıldı, bilginiz olsun.

19:45: Elektrikler kesildi.19:45: Merkez, otelin içine girdiler.

19:45: Merkez, kalabalık kontrolden çıktı, otel önünde otolar yanıyor.

19:45: Merkez, itfaiye araçları arka tarafa gitti.

19:50: 32:10 merkez, (valiye) Asker yetişmezse burası harap olur.

19:50: 32:10 Dayan müdür Bey dayan, Tugay’dan asker gelecek. Şimdi buradan geçti, asker geliyor, bilginiz olsun.

19:50: Merkez itfaiye çalışamıyor, vatandaşlar müdahale ediyor. İtfaiye gidemeyeceğini söylüyor.

19:50: 33:10 Merkez, olaylar çığırından çıktı, müdahale edemiyoruz, yangın otelin içine dışına dağıldı.

19:50: Merkez, Madımak Oteli önünde ve içinde yangın var, içinde görevliler var, dışarı çıksınlar.

19:50: Merkez çıkamıyoruz dışarı, bilginiz olsun.

19:50: 33.20 merkez, Madımak Oteli’nde son durum nedir?

Valinin yaptığı son anonsa ise yanıt veren olmadı.

Turgut Özalʹın ölümünden sonra Cumhurbaşkanı seçilen Süleyman Demirelʹin yerine DYP Genel Başkanı seçilen ve Başbakan olan Tansu Çiller görevi devralalı henüz bir hafta olmuştu. Çillerʹin Madımak Oteliʹnde yaşananların ardından söylediği sözler tartışma yaratacaktı:

ˮÇok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir.ˮ

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise olayın münferit olduğunu ve ˮAlevi-Sünni çatışmasına dönüşmemiş olmasınıˮ vurguladı:

ˮOlay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş... Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır... Karşılıklı gruplar arasında çatışma yoktur. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı vardır.ˮ

İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu ise Aziz Nesinʹi ˮAziz Nesinʹin halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştirˮ sözleriyle hedef gösterdi. 

Aziz Nesin, ilerleyen günlerde Gazioğluʹnun ˮyalancılıklaˮ suçladı.Koalisyon ortağı SHPʹnin eski genel başkanı, dönemin başbakan yardımcısı Erdal İnönü, olaylar sırasında Aziz Nesinʹle telefonla görüşerek ˮen kısa zamanda takviye güç gönderileceğini, kimsenin kılına dahi zarar gelmeden kurtarılacağınıˮ söyledi. İnönü, katliam ardından SHPʹye ve kendisine yönelik eleştirilere, ˮNe yapayım, yetkim yoktuˮ cevabını verdi

Madımak Oteliʹnden sağ kurtulan Aziz Nesin, Temel Karamollaoğluʹnu ʹGazanız mübarek olsunʹ diye seslenerek saldırgan grubu kışkırtmakla suçladı.

O dönem bazı gazetelerde aracın üzerine çıkıp konuşma yapan ve daha sonra Nesin, itfaiye merdiveniyle otelden çıkartılırken onu tartaklayan bir kişinin fotoğrafları yayımlandı.Gazeteler, ˮprovokatörˮ olarak nitelendirdikleri bu kişinin Belediye Başkanı Karamollaoğlu olduğunu öne sürdü.Karamollaoğlu, yangını başlatan kalabalığı azmettirdiği iddialarını hiçbir zaman kabul etmedi.İlerleyen günlerde fotoğraflarda görülen ve halka ˮGazanız mübarek olsunˮ sözlerini sarf eden kişinin Sivas Belediye Meclisiʹnin Refah Partili üyesi Cafer Erçakmak olduğu ortaya çıktı.

Karamollaoğluʹnun ilerleyen yıllarda, baştan itibaren olayları yatıştırmaya çalıştığını ve ölümlere çok üzüldüğünü söylemekle birlikte olayları katliam olarak nitelememesi ve oteldekilerin pencereleri açmamalarını vurgulaması tartışma yarattı.Karamolaoğlu, 24 Haziran seçimleri öncesinde Artı TVʹde katıldığı programda Sivasʹla ilgili bir soru üzerinde şunları söyleyecekti:

ˮKatliam olarak vasıflandırmadım. Bu üzücü bir hadisedir. Bu, hakikaten çok acı olarak tarif edilir. Ancak; katliam demek kasıtlı olarak ben bu insanları öldürmek için şunu yaptım denirse olur. Onun adı katliam olur. Ama orada bir hadise meydana gelmiş; oteldeki perdeler yakılmış, arabalar yakılmış..

Arkasında da ateş bacayı sarmış. İçerideki insanlar da benim hala anlayamadığım, pencereleri açmadıklarından dolayı insanlar ölmüş.ˮ

Çeşitli mahkemelerde başlatılan soruşturmalar o dönem kapatılmamış olan Devlet Güvenlik Mahkemesiʹnde (DGM) son buldu.

Mahkeme ise görevsizlik kararı vererek dosyayı Yargıtayʹa gönderdi. Yargıtay ise dosyaya bakması gereken yerin Ankara DGM olduğuna karar vererek dosyayı geri gönderdi.Ankara 1 Nolu DGMʹye sunulan iddianamede olayların nedeni, ˮşenliklere katılanlarˮ olarak gösterildi, Aziz Nesinʹin varlığı ˮeylemin hazırlayıcı sebepleriˮ arasında sayıldı.

İddianamede şu ifadeler yer alıyordu:

ˮHele hele Aziz Nesinʹin İslam Diniʹne karşı tutum ve davranışları ve açıklamaları, kapalı bir salonda düzenlenen toplantıda terör örgütü militanları için saygı duruşunda bulunulması, eylemin hazırlayıcı nedenleri arasında sayılabilir.ˮ

DGM Başsavcısı Nusret Demiral dava henüz sonuçlanmadan, ˮOlayda örgüt yok, tahrik varˮ açıklaması yaptı.

Görülen davanın karar metninde de buna paralel bir yaklaşım göze çarpmıştı. Gerekçeli kararda Aziz Nesin vurgusu vardı:ˮ...

Sivas olaylarının devlete ve laik düzene yönelik olmadığı, Aziz Nesinʹin Şeytan Ayetleri kitabını yayınlamasına duyulan öfke, kin ve nefretin oluşturduğu tahrik sonucu ve Aziz Nesinʹe yönelik bir eylem olduğu, kast edilen Aziz Nesin olmasına rağmen hedefte sapma sonucu 37 masum insanın ölümü ile sonuçlanan bu olayların…ˮ

Kararla birlikte 22 sanık hakkında 15ʹer yıl, 3 sanık hakkında 10ʹar yıl, 54 sanık hakkında 3ʹer yıl, 6 sanık hakkında 2ʹşer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi.

Ancak bu karar temyiz edildi.Uzun süren hukuk süreci 2001 yılında sonuçlandı. Yargıtay 9. Ceza Dairesiʹnin onadığı karar uyarınca, Cumhuriyete karşı örgütlü kalkışma girişiminde bulunan sanıklardan 33ʹü ölüm cezası aldı; dördü 20 yıl, biri 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Süren davalar, temyizler, müdahil avukatların talepleri yıllarca devam etti.

Sivas Katliamı davası 20 yılın ardından geçen yıl zaman aşımı gerekçesiyle kapatıldı.Aralarında katliamda yakınlarını kaybedenlerin aileleri başta olmak üzere, sivil toplum kuruluşları ve partiler ˮinsanlık suçlarında zaman aşımının kaldırılmasınıˮ talep etti ancak talepleri bir karşılık bulmadı. 

Kaynak: Editör: Necati Atagül
Etiketler: Sivas, Katliamıʹnın, üzerinden, 29, yıl, geçti:, Neler, yaşandı,, kim, ne, dedi?,
Yorumlar
Haber Yazılımı