Yazı Detayı
20 Mart 2017 - Pazartesi 14:12
 
ATALARININ D İ N İ
Osman Demir
mimar_osman@hotmail.com
 
 

Sadece bizim peygamberimiz değil, tarihte gelmiş birçok peygamber, yeni gelen dini kabül etmekte zorlanmışlar ve babalarıın yapageldiklerini ve gerekçe olarak ATALARININ DİNİNİ göstermişlerdir. Bu sadece yeni dinde değil, neredeyse her yeni birşey söylediğinizde bugünde, tarih boyuda karşınıza çıkmış, çıkartılmış bir gerekçedir,savunmadır. Bugünde insanlara daha önceden yanlış anlatılmış, veya kendilerinin yanlış anladığı birşeyin doğrusunu söyleyince  YENİ YE KARŞI KUVVETLİ BİR DİRENÇ le karşılaşıyorsunuz. İnsanımız bazen adeti, gelenek ve göreneği DİN ZANNEDİYOR, Hatta eski olanı din sanıyor.Yüce Kitabımız bunu bize örneklerle bildiriyor.

 

Bakara suresi 170. '' Onlara Allahın indirdiğine uyun''. dendiği zaman;''BİZ ATALARIMIZI NEYE UYDU BULDUYSAK BİZDE ONA UYARIZ.''dediler.Ya ataları birşey bilmez, akıl erdiremez ve doğruyu seçemez haldeydiseler de yine onlaramı uyacaklar ?. diye buyrulur.

Maide 104.Onlara Allahın indirdiğine gelin dediğiniz zaman,''atalarımızı bulduğumuz yol bize yeterlidir derler. Ataları birşey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsada mı ?. 

Yeniyi kabül edememek, eskiyi değiştirememk gibi gerekçelerin yanında, statülerini kaybetmek, ticari kazançlarının kaybolması, topumda eleştirilmek,yargılanmak endişesi bu direnç ve karşı koyuşun ana sebepleridir.

 

Bu gün de, din adına yanlış bilinen birşeyin doğrusunu söylediğinizde, '' BİZİM DEDELERİMİZ BABALARIMIZ, BÖYLE BİLİRDİ, BÖYLE DERDİ, ONLARI BÖYLE YAPARKEN GÖRDÜK, ŞİMDİ SEN NEREDEN ÇIKARTIYORSUN, YADA Dinde yeni birşey mi çıkartıyorsun ,diyorlar.

Kur ani kerimi mezarlara ,topraklara hapsetmeyin, ölülere değil dirilere okuyun, onun mesajı dirileredir (yasin 70 ). dediğinizde de;'' Babalrımız, dedelerimiz hep böyle yaptılar , ne yani onlar hep yanlışmıydı , yada bukadar kişi böyle biliyor, yapıyor, onlar hep yanlışmı da, sen doğruyu söylüyorsun, diyorlar, Hemde hiç dinlemeden, düşünmeden,sorgulamadan.Bu çok kötü bir alışkanlık.Hem eskiler yanlış bilebilir, hem biz bilebiliriz, nihayet bizde yarının eskileriyiz.. Yüce Kitabımız ise esas hakikattir, yalın ve değişmez gerçektir, Çok diridir, dinamiktir, eskimez, hatta yenilenir. Şöyleki, zaman geçtikçe yada derinlemesine düşündükçe yeni keşifler yapmanız, daha derin anlamlar bulmanız mümkün. Kur anın en büyük mucize ve özelliklerinden biride budur.

İnsana bunları anlattığınız zaman, belki birazda eski yaptıklarını korumak ! için böyle bir karşı koyuş gösteriyor.Belki dinin değiştirilemez ve ve sabit oluşuna aykırı bir iş yapılıyor algısı ortaya çıkıyor. Ama ne olursa olsun, gelişmeye mani bir haldir.Müslüman seçici olmak durumundadır. Yeri geldiğinde eski yanlış kalıntıları atabilecek, içinde oluşmuş olan putları kırabilecek cesaret ve güçte olmalıdır. Din diye okadar çok hikaye, masal, kıssa, vs şeyler anlatılmış ki, hiç dinle alakası olmadığı gibi, bazen şirke kadar gidebilen sakıncalı,inanç, uygulama ve anlayışlarla karşılaşabil mekteyiz.Mesela, kabirlerden, ölülerden medet ummak, onları haşa, Allaha aracı tutmak. Ölünün 7 si, kırkı, yok tahtasının düşmesi, dişlerinin düşmesi gibi saçma sapan fiziki cesetle alakalı inanışlar.. Bazı imam ve hocalarda bu okuma işini ticarete döktükleri için, bu adetleri besleye gelmişlerdir.Ölüye dua etmek başka birşeydir, ve her dua gibi çok makbül ve elzemdir. Ama Fatiha süresini okumaya gelince, bu surenin tamamen biz yaşayanlara hitap ettiğini görürüz.ilk ayetleri Allahı hamd ve yüceltmek, orta ayetleri bir kabül ve ve duruştur,son ayetleri ise Rabbimizin bize gösterdiği çok özet duadır.. Bunu söyleyincede, '' bütün dedelerimiz bunu ölülerimize okumuş, bütün mezar taşlarına, ''ruhuna fatiha '' diye yazar.. Ozaman bunlar nedir,bunlar ne olacak.?. diye dirençle karşı koyulur.. Eskiden olması, sank, doğru olması için yeterli bir referansmış gib,.Müslümanın, iyi bir öncelik sırası olmadığı gibi, gerçek bir din anlayışıda yok ne yazık ki.Hlabuki okadar, yalan, yanlış, hikaye masal anlatılmış ve din sanılmış şeyler doldurulmuşki bu din vagonunun içine, neredeyse hakikatler, altta kalmış, örtülmüş, silinmiş.Bunların sürekli ayıklanması şarttır.İnsanlar içindeki bu çer çöpü temizleyemez, bunları çıkartıp atamazsa, sürekli büyüyen bir ATALARININ DİNİ İHDAS EDERLER. Ve ediyorlar.

Araf suresi 70 ''Dediler ki, '' yaa demek sen tek Allaha kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diyemi bize geldin ?

HUD suresi 62. ''Dediler ki ;'' Ey Salih, biz seni önceden,iyi ve güvenilen biri olarak bilirdk,şimdi bizi babalarımızın taptıklarından mı engelliyorsun''. Bunu söylemeden önce ona Salihe güveniyorlardı, burası ilginç.. Güvenilir olmasına rağmen, eskiyi yanlışı bırakın deyince, hepsi bitti.

Yine hud suresi 87. ayette. ''Ey Şuayb,  bizi atalarımızın taptıklarını terketmeye sana namazmı emrediyor. Oysa seni, yumuşak huylu iyi ve aklı başında biri olarak bilirdik.'' demişlerdi..Böyle daha onlarca ayet var Kur ani Kerimde..Ve bu durum devam ede geliyor. Hlbuki bütün dinler, anlamai yanlış tutumlarla bozulmuşlardır. Her gelen yeni yanlışlar ilave ederek. Bugün, ben kendi çevreme bunları anlattığımda, Kendi köyümüzden örnek verirler; ''bize İshak hoca böyle öğretti, Abbas hoca böyle demişti '' diye.Köyümüzün yerlisi ve bu hocaları bu dediklerini 50-60 yıl önce, o günkü bilgi ve anlamayla anlatmışlardı. Birçok şeyide onlar anlatmamaış fakat eskiye nispet etmek için örnek verilir hale geldiler. Bu gün bunu diyenlere bakarsınız, 500 sene önce giydiği çarığı, kara lastiği giymez, deri hatta marka rugan çeşit çeşit ayakkabılar giyer, sporu ayrı, halı sahası ayrı ayakkabı. 50 sene önceki zemin toprak evlerde değil, ahşap parke ve mermer kaplama evlerde yaşarlar. Ozamanki gibi yaya gezmez, lüks arabalara, uçaklara binerler. Bunları kolayca hayatlarına sokarlar,ama eski yanlışları, atalarının dinini savunmaya devam ederler..Biraz düşünmek lazım..

 
Etiketler: ATALARININ, D, İ, N, İ,
Yorumlar
Haber Yazılımı