301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
07 Ekim 2016 - Cuma 23:52
 
Çete Mücadelesi mi? Muhalif Tasfiyesi mi?
Özhan Mete
ozhanmetechp@gmail.com
 
 
Geçmişte her türlü terör olaylarına baktığımızda zarar görenlerin siyasiler ve bürokratlar değil, onlara destek veren halk kesimleri olduğunu görürüz. Siyasiler kendi yanlışlarının bedelini daima masum halka ödetmişlerdir. İş zora girincede kendilerini haklı çıkarabilmek için yandaşlarını ölüme bile göndermekten geri kalmamışlardır. Ne olursa ölenlere, onların aile ve yakınlarına olmuştur. Darbe Girişimi ve Marmara Gemisi olayını unutmayalım. 

Peki Halka karşı bunların siyasi bedelini ödemişler midir? Hayır. Tam tersine kendileri için savaş verirken öldürülenleri unutup, sonradan cellatları İsrail ile el sıkışmışlardır. Bu olaylarında gidişhatına bakıldığında farklı bir şey olacağı hakkında en ufak bir ışık yoktur. Emperyalistlerle yine el sıkışma belirtileri görülmektedir. Lozan hakkındaki sözler ile Darbe girişiminin nedenleri çarpıtılarak, sanki bu girişim Cumhuriyet Devletine değil sadece AKP hükümetine yapılmış algısı yaratılarak, duygu sömürüsü ile mağdur edebiyatı yapılmaktadır.                                                                                                                                                             
17-25 Aralık 2013 tarihlerini Milad kabul etmeleride bu nedenledir. Böylece Feto ile bireysel menfaat kavgasına indirgenen bu olay Dünya gözündede bir "Darbe Girişimi"olarak ciddiye alınmamakta, Feto Çetesi yerine sadece muhalif halka karşı anlaşmalı bir operasyon görüntüsü vermektedir.                          


14 yıldır halkı bu şekilde sömürülerle kandırıp, oyalayan hatta kullanan iktidar, şimdide Feto Çetesi bahanesiyle muhalif tasfiyesi yapmaktadır.

Feto’nun büyümesinde baş sorumlu bugünkü iktidardır. Bu taraflı/tarafsız kamuoyunca bilinen gerçekliktir. Tabiki sadece bir tarafı sorumlu tutmakta işi çözmüyor. Evet bunlar Feto’yu büyütmüştür, peki diğerleri yani bugüne kadarki muhalefetler Feto’ya karşı ne yapmıştır? diye sorulabilir. Bu nedenle geriye dönüp, günah keçilerini ararsak bir çok yanlışlar buluruz. 

Artık olan olmuştur geçmişi kurcalamak şimdiki pratik çözümü güçleştirip, hantallaştırır.

Eskiye dönersek esas Milad Ergenekon Davaları, AKP'nin 14 yıllık iktidarındaki tutum ve icraatları ile Feto sayesinde iktidarlarını pekiştirmeleri, Fetocu basını kullanarak halkta algılar yaratıp, seçmenleri AKP'ye yöneltme çabaları, ne istedilerde vermedik? lerin karşılığını çoktan almış olmaları hatta dahada gerilere gidilip 40 yıl kadar önceleri bile tartışılabilir. 

Hükümetin öncelikli görevi şu anki Ohal kaosundan Ülkeyi kurtarıp, normal zamana döndürmek olmaldır.

Bu kadar güçlü ve her yere sızmış yaklaşık yarım asırdır sinsice yayılmış, kendisini gizlemiş, Dünya’nın en ücra Ülkelerinde bile dalları budakları olan bir çete yapılanmasını bir anda Devletten temizlemek elbetteki kolay değildir. Bunlar gizli kalmış elemanlarıyla yine provokasyonlara girişip mevcut hükümeti ve devletide açık düşürmeye çalışabilirler. Zira Devletin yetkili organlarında hala Feto ya karşı durup, çete ile mücadele eder gibi görünen ancak tersine hareket edenler olduğuda düşünülebilir. 

Bunları da anlayabiliriz.

Herşeye rağmen Hükümetin sözde Feto ile mücadele aşamasında sadece muhalif oldukları gerekçesiyle masum insanlarıda aynı torbaya atmalarını yada buna seyirci kalmalarını, bilhassa işçi, memur ve öğretmenlerin işten çıkarılmalarını, iş adamlarının tasfiyeye tabi tutulmasını kabul edemeyiz. Hele basının susturulması anlaşılır gibi değildir. Feto Çetesi ile organik bağı mahkeme kararıyla kanıtlanmamış, Darbe'ye yataklık etmemiş radyo, tv ve basın organlarının engellenmesi son derece yanlıştır.                                                                                                                                                                                           
Bu tür yaklaşımların Cumhuriyeti yıkmak ve Ülkeyi bölmek girişiminde olan Feto Örgütü ve emperyalistlerin işlerine geleceği aşikardır. Böylece "böl ve yönet" anlayışıyla halkı kendi yanlarına çekmeye çalışacakları, bu uğurda her türlü provokasyonları yapacaklarıda ortadadır. Buna mahal verilmemelidir.

Basına gelince bilhassa bilinen ve tanınan Medya Maymunları her zamanki gibi ikiyüzlülüğe devam etmektedirler. Onlarda hükümetin yaptığı yanlışları körü körüne destekleyip, savunarak bence Devleti yönetenleri kasten daha fazla yanlış yapmaya sürüklüyorlar. Hatta bazılarının gizli ajandalarında Feto’nun bu mücadeleden galip çıkmasına yardım etmek bile olabilir. Vatan hainliği ve paçalar sıkışınca döneklik bu tip sermayeci basının fıtratlarında vardır.                                                                 

Zira geçmişte yine aynı tv lerde Ergenekon ve Balyoz gibi davaları savunan, şerefli Ordu mensuplarını, yazarları, akademisyenleri, bazı siyasileri basında suçlu gösterip, yargısız infaz yapanlar, Feto'ya övgüler yağdıranlar bunlar değilmiydi? Bir anda nasıl olduda Feto düşmanı kesildiler.

Ben inanıyorumki eğer Darbe girişimi başarılı olsaydı bugün bu ikiyüzlü riyakarlar yine Feto’ya övgüler yağdıracaklardı.

Sonuçta öyle bir noktaya gidiyor yada götürülüyoruzki bu iş Darbe ile mücadeleden çıkarak tam bir “Darbenekon” a dönmek üzeredir. Kimin eli kimin cebinde belli değildir. Zaten Darbe girişiminden hemen sonraki makalemde de bu endişelerimi dile getirmiştim. 

Birlik ve beraberliği sağlamak muhalefetten çok işin başında olan ve Ohal’i yöneten Hükümetin görevidir. Bu da muhalif seslere kulak vermekle olur. Bu işin şakası yoktur. Mücadeleden alınabilecek neticeler Tam Bağımsız Cumhuriyet, Üniter yapı ve Türk Ulusu’nun bekaası nı yakından ilgilendirmektedir.
 
Etiketler: Çete, Mücadelesi, mi?, Muhalif, Tasfiyesi, mi?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Aralık 2020
Asgari Ücret ve Corona İlişkisi...
28 Ekim 2020
Cumhuriyet'in 97 nci Yılı Ve Türkiye...
16 Ekim 2020
İttifak İçine Girebilmek İçin Önce HDP Değişmelidir.
03 Ekim 2020
CHP'de Klavye Kabadayılığı
25 Temmuz 2020
CHP 37. Olağan Kurultay'ı.
30 Haziran 2020
CHP Kurultay'ları Ciddiye Alınmalıdır.
05 Haziran 2020
Amaç CHP'yi Karıştırmak HDP'yi Kışkırtmak.
13 Mayıs 2020
Ülke Ekonomileri ve Virüs İlişkisi.
02 Mayıs 2020
Corona Devam Ediyor Peki Siyaset Ne Yapıyor?
26 Nisan 2020
Covit-19 ve Aklıma Takılanlar...
22 Mart 2020
Sadece "yasak" getirmekle olmuyor...
31 Ocak 2020
Vah Vatandaşım Vah..!
25 Aralık 2019
Kanal İstanbul..!
31 Ekim 2019
Cumhuriyet'in 96.Yılı ve Değişen Siyasi Dengeler
30 Eylül 2019
İstanbul Depremi ve Siyaset Gündemi
10 Ağustos 2019
Kaz Dağları, Yabancı İşgali ve Çevre Katliamı...
30 Temmuz 2019
Suriye'li Göçmen Sendromu..!
25 Haziran 2019
Büyük Zafer İstanbul ve Türkiye'ye Hayırlı Olsun
10 Haziran 2019
Nerede Kalmıştık?
13 Mayıs 2019
Herşey Çok Güzel Olacak
20 Nisan 2019
İstanbul'da İş Bitti Tekrar Seçim Çok Düşük Olasılık...
01 Nisan 2019
Zafer Dürüstlük ve Samimiyetle Çalışanlarındır
18 Şubat 2019
CHP'deki Başarı Atamalardaki Adalete Bağlı
21 Ocak 2019
Sorun..! Cumhuriyet Tarihinin En Düşük Halk Desteği.
27 Aralık 2018
2019'a Beş Kala Türkiye
26 Kasım 2018
Yerel Seçimlere 4 Ay Kala Siyasetin Durumu
28 Ekim 2018
Yerel Seçimlerde AKP Zorda, CHP Avantajda.
21 Eylül 2018
Yerel Seçimler Öncesi CHP'de "ön seçim" Tartışmaları.
28 Ağustos 2018
Büyük Taarruz ve Zafer'in 96. Yılında Türkiye
02 Ağustos 2018
CHP'de Genel Başkanlardan Önce Zihniyetler Değişmelidir
21 Temmuz 2018
CHP'de Zamansız Kongre Girişimleri
28 Haziran 2018
İkinci Tura Kalacağı Umutla Beklenen Başkanlık'ta Sürpriz..!
08 Haziran 2018
OHAL ve Topal Demokrasi ile Gidilen Seçimler
26 Mayıs 2018
Türkiye`de Gerçek Demokrasiye 30 Gün Kala
04 Mayıs 2018
CHP Adayı ve Başarılı İttifak Süreci
23 Nisan 2018
23 Nisan'da CHP'nin Demokratik Özverisi
03 Nisan 2018
Türkiye'nin Durumu ve Seçimler
21 Mart 2018
CHP'de Örgüt Beklentisi Dışında Bir Tüzük
18 Şubat 2018
CHP’de Çok Önemli Tüzük Kurultayı
09 Şubat 2018
CHP'de 36 ncı Kurultay Yorumum ve Örgütün Beklentileri
25 Ocak 2018
Afrin Harekatı ve CHP Kongresi...
16 Ocak 2018
Kadıköy'ün İstanbul Olduğu Gerçeği ve İl Kongresi...
14 Aralık 2017
Farklı Gündemler Yaratıp, Bundan Medet Umanlar
22 Kasım 2017
Dereye Düşenlerin Tutunacak Dal Arayışı...
29 Ekim 2017
Cumhuriyetimizin 94. Yılını Kutlarken
19 Ekim 2017
AKP Her Geçen Gün Eriyor CHP ise Yükseliyor
21 Eylül 2017
Bu Kongrelerin Önemi Çok Büyük
28 Ağustos 2017
CHP’de Kongreler ve Seçimler Süreci Başlıyor
25 Temmuz 2017
Cemaat, Tarikat ve Biatçılıktan Ders Çıkarmak
10 Temmuz 2017
Adaleti Sevmeyenlere İlk Uyarı Başarıldı
25 Haziran 2017
#Adaletsiz Siyaset Olmaz
14 Haziran 2017
CHP'de Bir Dürüstlük Sembolünü Anarken
25 Mayıs 2017
Kurucu Parti Sıfatını Korumak ve Halka Güven Vermek
05 Mayıs 2017
Yüzde 49'un Başkan Adayları ve CHP'nin Misyonu
22 Nisan 2017
Muhalefeti Güçlendiren Bir Referandum ve CHP
06 Nisan 2017
Referandum'mu yoksa Genel Seçim mi?
10 Mart 2017
Mehter Marşıyla Gelip İzmir Marşıyla Gitmek
12 Şubat 2017
Yeni Anayasa İçin Referanduma Giderken
27 Ocak 2017
Bir Türk ve Bir Japon
04 Ocak 2017
Umut Beklenen Yeni Yıl'da Yine Kan ve Terör
21 Aralık 2016
Terörün adı istihbarat mı yoksa Feto zafiyeti mi?
22 Kasım 2016
Başkanlık Sistemi, Referandum ve CHP
30 Ekim 2016
Cumhuriyet'in 93 ncü Yılında Türkiye
26 Ağustos 2016
Darbe ve Feto Çetesinden Medet Uman Sözde Demokratlar
14 Ağustos 2016
Darbecilere Karşı Kesin Duruş Ancak İade-i İtibarla Olur.
10 Ağustos 2016
Ulusal Birliktelik Çok Güzel...Ya sonrası...
01 Ağustos 2016
Cemaat Ayaklanması ve Bursa Nutku
17 Temmuz 2016
Bu Seferde ''DARBENEKON'' olmasın
09 Temmuz 2016
Bir Aylık Ayrılık ve Hasret Bitti
06 Haziran 2016
CHP'de "Çoban Ateşi" İkinci Ayak İstanbul
29 Mayıs 2016
Kıvırmanın kolayı: Bilmiyordum, Bilmiyorduk
17 Mayıs 2016
CHP'de Yenilenme Çabaları ve Edremit Mitingi
07 Mayıs 2016
Hangi Hakkın Helali?
27 Nisan 2016
23 Nisan Demokrasi Yolunu Açan Sivil Bir Devrimdir
19 Nisan 2016
Dokunulmazlık Çelişkisi
11 Nisan 2016
Bekaroğlu ve Ensar Vakfı
01 Nisan 2016
1 Nisan ve İnsan Hakları
17 Mart 2016
İlan Edilmemiş "Olağanüstü Hal"
12 Mart 2016
Validebağ'da Hayvansal Vahşet..!
29 Şubat 2016
İBB'nin Kadıköy İçin Siyasi Ve Rantsal Kararı
21 Şubat 2016
CHP'de Birbirine Tahammülsüzlük Neden?
09 Şubat 2016
Laiklik, Terör ve Köy Enstitüleri
27 Ocak 2016
Şimdide CHP'de Atatürk Posteri Polemiği
20 Ocak 2016
CHP'de Kurultay'ın Ardından
12 Ocak 2016
Büyük Kurultaya Giderken
03 Ocak 2016
Sn.Cemal Canpolat İstanbul'u Neden ve Nasıl Kazandı?
29 Aralık 2015
CHP İstanbul İl Kongresi Ardından
22 Aralık 2015
CHP'de Makas Aralıkları Daralıyor
13 Aralık 2015
CHP Kadıköy Seçimlerine Belediye Damgası
20 Kasım 2015
Delege Sistemi Kaldırılmalıdır
05 Kasım 2015
CHP Neden? Seçimi Kaybetti...
02 Kasım 2015
Acı Veren Sonuç ve CHP'de Yapılması Gerekenler
29 Ekim 2015
92'nci Yıl Kutlanmaya Çalışılırken
12 Ekim 2015
Geliyorum Diyen Katliam ve İnsanlık Dramı
03 Ekim 2015
Öncelikle "BARIŞ" ın Adı Konmalıdır
15 Eylül 2015
"CHP Emekçi Kendi İç Dinamiklerine Sahip Çıkmalıdır"
29 Ağustos 2015
Yine Kutlama Yasağı ve Sözde Açılım
21 Ağustos 2015
AKp'nin İstediği Ortam Yaratılıyor.
13 Ağustos 2015
Yangını Söndürecek Tek Çözüm 4 lü Koalisyon
23 Temmuz 2015
Beklenen Sonuç ve Dinmeyen Gözyaşları..!
10 Temmuz 2015
Chp'ye Utanmazca "Dinsiz Parti" Yakıştırması
05 Temmuz 2015
"Ülküsünü İnkar Eden Zavallı Bir Siyasetçi"
29 Haziran 2015
Chp-Akp koalisyonu kolay Gerçekleşmez....
18 Haziran 2015
Sn.Bahçeli..! Aklını Başına Al ve İyi Düşün....
10 Haziran 2015
Sonuç: Nafile Koalisyon yada Erken Seçim...
31 Mayıs 2015
31 Mayıs, Gezi Parkı ve Siyaset
29 Mayıs 2015
CHP Seçimlerden 1 nci Parti Çıkabilir...Ancak..!
23 Mayıs 2015
CHP'nin Başarısı Bir Başka Partiye Bağlı Değildir.
15 Mayıs 2015
CHP İstanbul Son Hızla Çalışıyor
Haber Yazılımı