301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
09 Şubat 2018 - Cuma 17:59
 
CHP'de 36 ncı Kurultay Yorumum ve Örgütün Beklentileri
Özhan Mete
ozhanmetechp@gmail.com
 
 

Önümüzdeki seçim süreçlerine ve Ülkenin bugünkü vahim durumuna baktığımızda CHP tarihinde en önemli Kurultaylardan birisi olan 36 ncı Kurultay'da Genel Başkanlığa Sn.Kemal Kılıçdaroğlu tekrar seçildi.

 

Zaten Kurultay salonunu doldurarak dışarlara taşan onbinlerce partilimizden bu Kurultay'ın önemi anlaşılıyordu. Daha önce Mahalle, İlçe ve İl Kongrelerini tamamlayan CHP'yi 2019 Yerel Seçimleri ile daha sonrası Başkanlık ve Milletvekili seçimlerine taşıyacak Genel Başkan ve Merkez Yönetim Kadroları seçilecekti.

 

Başlangıçta 4 aday adayıyla başlayan Kurultay süreci Sn.Ümit Kocasakal ve Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun yeterli imzayı toplayamaması üzerine iki adaylı bir demokratik yarışa dönüşmüş, Sn.Kemal Kılıçdaroğlu 790 Sn.Muharrem İnce ise 447 oy almıştır. Tekrar Genel Başkan seçilen Sn.Kılıçdaroğlu’nu kutlarım.

 

Kurultayda seçimleri kaybetmesine rağmen her zaman olduğu gibi etkili ve sert bir konuşma yapan Sn.İnce’de kendisinden beklenen direnci göstermiştir. Tabiki Kurultay ortamındaki sert konuşmaları anlayışla karşılanabilir ancak Kurultay akabinde tv lerdeki açıklamaları bana göre pek şık olmamıştır. Ancak Kurultay performansı için kendisini tebrik ediyorum.

 

Bu Kurultay’da ilk kez 49 mükerrer imza polemiği yaşanmıştır. Divan önemli bir hata yaparak her iki tarafada verilmiş imzaların aslında kime ait olduğunu zamanında tespit etmeyerek Sn.İnce’yi adaylaştırmış ve kendisine konuşma hakkı vermiştir. Bu yapılan hata üzerine Sn.Kılıçdaroğlu araya girmiş, imzaların karşı tarafa yazılması için dilekçeyle müracaat etmiş böylece muhtemel bir kaos önlenmiştir. Bir bakıma Divan’ın hatası telafi edilmiştir. Zira Sn.İnce’ye konuşma hakkı verilmiş ve ona gönül verenler beklentiye sokulmuştu. İşin doğrusu mükerrer imza sahiplerinin Divan’a çağrılarak imzalarından birisini iptal etmeleriydi. Ama bu yapılmadı ve bildiğim kadarıyla Sn.İnce’de Divan’a yazılı dilekçeyle itiraz etmedi, itirazı sadece sözlerde kaldı. 

 

Olduda yazılı dilekçe verilmiş ve buna rağmen Divan bunu göz önüne almamış olsaydı Kurultay bitiminde süresi içinde YSK’ya müracaat edilerek bir sonuç alınabilirdi. Ancak bu da yapılmadı.                                                                                  

 

Mantıklı olarak düşünürsek tekrar seçilmesi nerdeyse garanti olan bir Genel Başkan’ın gözü önünde Kurultay salonunda herhangi bir delegenin cesaret gösterip Sn.Kılıçdaroğlu aleyhine imza çekmesi pratikte pek kolay bir iş değildir. Olaylara objektif ve tarafsız gözle bakarsak bu durum Sn.İnce’nin aleyhine olmamıştır. Hatta belkide tam tersi olup, Sn.İnce adaylık dışındada kalabilirdi. Bu durumda yapacağı PM anahtar listesinede pek rağbet olmazdı.                                                                                                                        

Daha sonra süresi içinde YSK’ya itiraz edilip seçim yenilenebilirdi; bu seferde delegeler önceki sonuç tablosuna bakacak Sn.İnce’nin yine kaybedeceğini görüp, bir bölümü bir kez daha imza vermeyerek kendisini sıkıntıya sokabilirlerdi. Buda yine Sn.İnce’nin aleyhine olurdu.                     

Tüm bunları düşünen Sn.İnce YSK’ya itirazın kendisine bir katkısı olmayacağını bilerek, önce kendisi sonra parti açısından bence de doğrusunu yapmıştır.                 

 

Yapılan bu tasarruflar Tüzüğe baktığımızda doğrumudur? Her iki taraf açısındanda yanlıştır. Ancak kaybeden taraf durumu öncelikle kendi açısından değerlendirmiş ve süresi içinde itiraz etmemiş, sonuçlar tescil edilmiştir. Bunuda artık uzatmanın alemi yoktur.               

CHP bundan böyle bu tip olaylardan ders çıkarmalı, parti sorumluluğu olmayan ve sadece kişisel beklentilerle ikili oynayan bu tiplere delege listeleri yazılırken dikkat etmeli, delegelik bu kadar ayağa düşürülmemelidir.  

 

Gelelim PM seçimlerine...                                                                                                                           

 

Öncelikle Sn.Kılıçdaroğlu verdiği sözünün arkasında durarak seçimleri “Çarşaf Liste” ile yaptırmıştır. Bu konuda kendisini tebrik etmek gerekir.

 

Bazı sürprizler haricinde beklenen isimler hemen hemen PM’ne girmiştir. Sn.Genel Başkanın listesinde olmayan sadece bildiğim 7 kişi liste delerek PM’ye girmiştir. Bana göre sürpriz olay Sn.Gamze İlgezdi’nin hem Genel Başkan hemde Sn.İnce'nin anahtar listesinde adının geçmesi, buna rağmen ancak 36 ncı sıradan PM’ne girebilmesidir. Halbuki her iki anahtardada yer alınca şahsi tahminim en azından ilk 5’e girebileceği yönündeydi. Bu durum İstanbul Milletvekili olduğu halde İstanbul’dan yeterli oy desteğini alamamış olduğunu gösteriyor.

 

Sn.Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi ise asla sürpriz değildir. Önceki makalemde bunu zaten yazmıştım. Mevcut Genel Başkan tekrar seçilecektir demiştim. Ancak Sn.İnce’nin alabileceği oylar herkes tarafından 300-350 civarı olarak tahmin edilirken bunun üzerinde oy alması öncelikle Sn.Kılıçdaroğlu’na peşinen 1130 imza vermiş olan delegelerin, günler önce geldikleri Ankara’da yaptıkları kulisler sonucu Genel Başkanın listesinde kendilerinin yada destek verdikleri Vekillerin  yer alamayacaklarını öğrenmeleridir.          

 

Daha sonra aynı küskün delegeler Sn.İnce ile PM pazarlıklarına girmişler ve bir kısmı bunda başarılı olmuş, liste sözü almış haliyle Sn.İnce’ye  oy vermiştir. Geç kalarak listeye alınamayan diğer küskünler ise tekrar Sn.Kılıçdaroğlu’na dönmek yerine adları deşifre olunca mecburen Sn.İnce’ye oy vermişlerdir.                                                                                      

 

Özet olarak Ankara’ya giden her Delegenin tek talebi bilhassa favori olan mevcut Genel Başkan’ların anahtar listesine girebilmektir. Bu olmayınca tepki oyları olarak karşı adaya destek verirler. Bu iki adaylı her Kurultayda’da böyledir.

 

Kısaca Genel Başkan adaylarının fikir ve düşünce farklılıklarına yada başarı oranlarına bakmayıp sadece kendisini siyasi ikballerini düşünenler oldukça fazladır. Ve hepsinin hayali PM'dir. Arada ideoloji ve fikir farklılıkları yada olaya İlkesel yönden yaklaşanlar olabilsede bunların oranı çok düşüktür. İşte Sn.Kılıçdaroğlu’nun başta aldığı imzalardan çok daha az, Sn.İnce’nin ise beklentilerden fazla oy almasının yada bunun tam tersinin nedenlerinin başında bana göre bu tip delegeler gelmektedir. 

 

Buda AKP’den farklı olarak CHP’de demokrasinin içselleştirilmiş olduğunun göstergesidir. Tabiki sol bir partide bunları olması gereken şeyler olarak görsekte, bazen bu kadar aşırı demokrasi sonrası oluşturulan kadroların içerisine kolayca girebilen bazı isimler seçimlerde ve parti çalışmalarında yetersiz, CHP'de siyaset ve fikir üretimi olarak pek faydada sağlayamıyorlar. 

 

CHP'nin bundan sonraki  ilk ve en önemli hedefi kapsamlı, anlaşılır ve tüm üyelerimizi tatmin edecek yeni baştan demokratik bir Tüzük yapılması olmalıdır. 

 

CHP içindeki bu karamsarlık ve umutsuzluk üyelerimizin temsil haklarının sadece delege ağaları sayesinde seçilmiş kişilerin insaf ve inisyatiflerine bırakılmasından kaynaklanmaktadır.  Geçmişte kişiye özel olarak yıllar önce yapılmış mevcut tüzük üretken, yetenekli ve nitelikli üyelerimizin önlerinde aşılması zor bir engel olarak durmaktadır. 

 

Mevcut örgütlerde zaten aktif olarak çalışabilecek yüzde 8-10 civarında olan üyeler bu yetmez gibi birde aralarında ikiye hatta üçe bölünerek çalışmalara, eylem ve etkinliklere katılım oranları yüzde 3-5 lere düşmektedir.                                     

 

Yapılacak yeni tüzük tüm aktif üyeleri kucaklamalı, onlara bu defa olmasa bile en azından gelecek siyasi beklentileri için umut vaad etmelidir. Aksi takdirde örgütlerde her zamanki gibi sen, ben bizim oğlan olarak sadece seçilenlerin çalışması, kaybedenlerin ise kenarda bunları seyretmesi işten bile değildir.

 

 

Ben başta Genel Başkan Sn.Kılıçdaroğlu olmak üzere PM'ne seçilmiş arkadaşlarımızı tebrik eder, başarılar dilerim. Artık bir şekilde güzel bir tüzük çalışmasıyla herkesin ellerini taşın altına koyması sağlanmalıdır. Bu hem kendilerinin, hem CHP'nin hemde bu Ülkenin son şansıdır.

 
Etiketler: CHP'de, 36, ncı, Kurultay, Yorumum, ve, Örgütün, Beklentileri,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Aralık 2020
Asgari Ücret ve Corona İlişkisi...
28 Ekim 2020
Cumhuriyet'in 97 nci Yılı Ve Türkiye...
16 Ekim 2020
İttifak İçine Girebilmek İçin Önce HDP Değişmelidir.
03 Ekim 2020
CHP'de Klavye Kabadayılığı
25 Temmuz 2020
CHP 37. Olağan Kurultay'ı.
30 Haziran 2020
CHP Kurultay'ları Ciddiye Alınmalıdır.
05 Haziran 2020
Amaç CHP'yi Karıştırmak HDP'yi Kışkırtmak.
13 Mayıs 2020
Ülke Ekonomileri ve Virüs İlişkisi.
02 Mayıs 2020
Corona Devam Ediyor Peki Siyaset Ne Yapıyor?
26 Nisan 2020
Covit-19 ve Aklıma Takılanlar...
22 Mart 2020
Sadece "yasak" getirmekle olmuyor...
31 Ocak 2020
Vah Vatandaşım Vah..!
25 Aralık 2019
Kanal İstanbul..!
31 Ekim 2019
Cumhuriyet'in 96.Yılı ve Değişen Siyasi Dengeler
30 Eylül 2019
İstanbul Depremi ve Siyaset Gündemi
10 Ağustos 2019
Kaz Dağları, Yabancı İşgali ve Çevre Katliamı...
30 Temmuz 2019
Suriye'li Göçmen Sendromu..!
25 Haziran 2019
Büyük Zafer İstanbul ve Türkiye'ye Hayırlı Olsun
10 Haziran 2019
Nerede Kalmıştık?
13 Mayıs 2019
Herşey Çok Güzel Olacak
20 Nisan 2019
İstanbul'da İş Bitti Tekrar Seçim Çok Düşük Olasılık...
01 Nisan 2019
Zafer Dürüstlük ve Samimiyetle Çalışanlarındır
18 Şubat 2019
CHP'deki Başarı Atamalardaki Adalete Bağlı
21 Ocak 2019
Sorun..! Cumhuriyet Tarihinin En Düşük Halk Desteği.
27 Aralık 2018
2019'a Beş Kala Türkiye
26 Kasım 2018
Yerel Seçimlere 4 Ay Kala Siyasetin Durumu
28 Ekim 2018
Yerel Seçimlerde AKP Zorda, CHP Avantajda.
21 Eylül 2018
Yerel Seçimler Öncesi CHP'de "ön seçim" Tartışmaları.
28 Ağustos 2018
Büyük Taarruz ve Zafer'in 96. Yılında Türkiye
02 Ağustos 2018
CHP'de Genel Başkanlardan Önce Zihniyetler Değişmelidir
21 Temmuz 2018
CHP'de Zamansız Kongre Girişimleri
28 Haziran 2018
İkinci Tura Kalacağı Umutla Beklenen Başkanlık'ta Sürpriz..!
08 Haziran 2018
OHAL ve Topal Demokrasi ile Gidilen Seçimler
26 Mayıs 2018
Türkiye`de Gerçek Demokrasiye 30 Gün Kala
04 Mayıs 2018
CHP Adayı ve Başarılı İttifak Süreci
23 Nisan 2018
23 Nisan'da CHP'nin Demokratik Özverisi
03 Nisan 2018
Türkiye'nin Durumu ve Seçimler
21 Mart 2018
CHP'de Örgüt Beklentisi Dışında Bir Tüzük
18 Şubat 2018
CHP’de Çok Önemli Tüzük Kurultayı
25 Ocak 2018
Afrin Harekatı ve CHP Kongresi...
16 Ocak 2018
Kadıköy'ün İstanbul Olduğu Gerçeği ve İl Kongresi...
14 Aralık 2017
Farklı Gündemler Yaratıp, Bundan Medet Umanlar
22 Kasım 2017
Dereye Düşenlerin Tutunacak Dal Arayışı...
29 Ekim 2017
Cumhuriyetimizin 94. Yılını Kutlarken
19 Ekim 2017
AKP Her Geçen Gün Eriyor CHP ise Yükseliyor
21 Eylül 2017
Bu Kongrelerin Önemi Çok Büyük
28 Ağustos 2017
CHP’de Kongreler ve Seçimler Süreci Başlıyor
25 Temmuz 2017
Cemaat, Tarikat ve Biatçılıktan Ders Çıkarmak
10 Temmuz 2017
Adaleti Sevmeyenlere İlk Uyarı Başarıldı
25 Haziran 2017
#Adaletsiz Siyaset Olmaz
14 Haziran 2017
CHP'de Bir Dürüstlük Sembolünü Anarken
25 Mayıs 2017
Kurucu Parti Sıfatını Korumak ve Halka Güven Vermek
05 Mayıs 2017
Yüzde 49'un Başkan Adayları ve CHP'nin Misyonu
22 Nisan 2017
Muhalefeti Güçlendiren Bir Referandum ve CHP
06 Nisan 2017
Referandum'mu yoksa Genel Seçim mi?
10 Mart 2017
Mehter Marşıyla Gelip İzmir Marşıyla Gitmek
12 Şubat 2017
Yeni Anayasa İçin Referanduma Giderken
27 Ocak 2017
Bir Türk ve Bir Japon
04 Ocak 2017
Umut Beklenen Yeni Yıl'da Yine Kan ve Terör
21 Aralık 2016
Terörün adı istihbarat mı yoksa Feto zafiyeti mi?
22 Kasım 2016
Başkanlık Sistemi, Referandum ve CHP
30 Ekim 2016
Cumhuriyet'in 93 ncü Yılında Türkiye
07 Ekim 2016
Çete Mücadelesi mi? Muhalif Tasfiyesi mi?
26 Ağustos 2016
Darbe ve Feto Çetesinden Medet Uman Sözde Demokratlar
14 Ağustos 2016
Darbecilere Karşı Kesin Duruş Ancak İade-i İtibarla Olur.
10 Ağustos 2016
Ulusal Birliktelik Çok Güzel...Ya sonrası...
01 Ağustos 2016
Cemaat Ayaklanması ve Bursa Nutku
17 Temmuz 2016
Bu Seferde ''DARBENEKON'' olmasın
09 Temmuz 2016
Bir Aylık Ayrılık ve Hasret Bitti
06 Haziran 2016
CHP'de "Çoban Ateşi" İkinci Ayak İstanbul
29 Mayıs 2016
Kıvırmanın kolayı: Bilmiyordum, Bilmiyorduk
17 Mayıs 2016
CHP'de Yenilenme Çabaları ve Edremit Mitingi
07 Mayıs 2016
Hangi Hakkın Helali?
27 Nisan 2016
23 Nisan Demokrasi Yolunu Açan Sivil Bir Devrimdir
19 Nisan 2016
Dokunulmazlık Çelişkisi
11 Nisan 2016
Bekaroğlu ve Ensar Vakfı
01 Nisan 2016
1 Nisan ve İnsan Hakları
17 Mart 2016
İlan Edilmemiş "Olağanüstü Hal"
12 Mart 2016
Validebağ'da Hayvansal Vahşet..!
29 Şubat 2016
İBB'nin Kadıköy İçin Siyasi Ve Rantsal Kararı
21 Şubat 2016
CHP'de Birbirine Tahammülsüzlük Neden?
09 Şubat 2016
Laiklik, Terör ve Köy Enstitüleri
27 Ocak 2016
Şimdide CHP'de Atatürk Posteri Polemiği
20 Ocak 2016
CHP'de Kurultay'ın Ardından
12 Ocak 2016
Büyük Kurultaya Giderken
03 Ocak 2016
Sn.Cemal Canpolat İstanbul'u Neden ve Nasıl Kazandı?
29 Aralık 2015
CHP İstanbul İl Kongresi Ardından
22 Aralık 2015
CHP'de Makas Aralıkları Daralıyor
13 Aralık 2015
CHP Kadıköy Seçimlerine Belediye Damgası
20 Kasım 2015
Delege Sistemi Kaldırılmalıdır
05 Kasım 2015
CHP Neden? Seçimi Kaybetti...
02 Kasım 2015
Acı Veren Sonuç ve CHP'de Yapılması Gerekenler
29 Ekim 2015
92'nci Yıl Kutlanmaya Çalışılırken
12 Ekim 2015
Geliyorum Diyen Katliam ve İnsanlık Dramı
03 Ekim 2015
Öncelikle "BARIŞ" ın Adı Konmalıdır
15 Eylül 2015
"CHP Emekçi Kendi İç Dinamiklerine Sahip Çıkmalıdır"
29 Ağustos 2015
Yine Kutlama Yasağı ve Sözde Açılım
21 Ağustos 2015
AKp'nin İstediği Ortam Yaratılıyor.
13 Ağustos 2015
Yangını Söndürecek Tek Çözüm 4 lü Koalisyon
23 Temmuz 2015
Beklenen Sonuç ve Dinmeyen Gözyaşları..!
10 Temmuz 2015
Chp'ye Utanmazca "Dinsiz Parti" Yakıştırması
05 Temmuz 2015
"Ülküsünü İnkar Eden Zavallı Bir Siyasetçi"
29 Haziran 2015
Chp-Akp koalisyonu kolay Gerçekleşmez....
18 Haziran 2015
Sn.Bahçeli..! Aklını Başına Al ve İyi Düşün....
10 Haziran 2015
Sonuç: Nafile Koalisyon yada Erken Seçim...
31 Mayıs 2015
31 Mayıs, Gezi Parkı ve Siyaset
29 Mayıs 2015
CHP Seçimlerden 1 nci Parti Çıkabilir...Ancak..!
23 Mayıs 2015
CHP'nin Başarısı Bir Başka Partiye Bağlı Değildir.
15 Mayıs 2015
CHP İstanbul Son Hızla Çalışıyor
Haber Yazılımı