301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
21 Şubat 2016 - Pazar 00:39
 
CHP'de Birbirine Tahammülsüzlük Neden?
Özhan Mete
ozhanmetechp@gmail.com
 
 

Geçenlerde Sn.Baykal bir tv programında Türkiye'nin Dış Politikası, Ülkenin getirildiği durum ve chp ile ilgili sorunlara yönelik sorulara karşılık açıklamalarda bulundu.

 

Bu programın ardından sosyal medyada bir anda kıyamet koptu. ağıza alımayacak küfürler, hakaretler ve aşağılayıcı eleştiriler ile Sn.Baykal'ın partiden ihracına kadar varan rencide edici sözler.

 

Öncelikle her yerde söylediğim gibi burdada şunu belirteyim. Ben Baykal'cı falan değilim. Tam tersine Sn.Baykal yüzünden o zamanlar yaklaşık 32 yıllık partili geçmişimi yok sayarak sevgili can dostum ve arkadaşım eski İstanbul İl Başkanı rahmetli Mehmet Bölük'ün yazdığı El-Tayyip kitabı nedeniyle açılan onlarca mahkeme ve sonrasında Rusya'da cinayet gibi kaza sonucu vefatı ile devam eden süreçte kendisine sahip çıkılmamasına üzülerek siyasete ara vermiştim.

 

Bunun ayrıntılarına burada girmeyeceğim. Sadece bir şeyi vurgulamak için açıklama gereği duydum. Zira o zamanlar yaşananların bizzat yakın şahidiyim. Parti bilincimle sadece bu kadarıyla yetiniyorum. Ülke bu hale gelmişken geçmişi kurcalamanında şimdilik doğru olmadığına inanıyorum.

 

Bu partide siyasete Sn.Kılıçdaoğlu ile birlikte tekrar başladım. Zira yenichp sözlerinin yanlış olduğunu ve partide bölünmeler yaşanabileceğini, bu sözlerin partiyi ikileme götüreceğini biliyordum. Bazı arkadaşların zorlamasıyla, senin gibi adamların bu partide tekrar olması gerekir sözleriyle geçmişte olduğu gibi tekrar elimi taşın altına koydum. Tek amacım partide birlik ve beraberliği sağlamaktı. Zira yenichp sözlerinin CHP'yi nerelere götüreceğinin partisini ve ülkesini seven bir yurtsever olarak bilinci içindeydim.

 

Bu kısa açıklamadan sonra şimdi gelelim esas konumuza...

 

Arkadaşlar Sn.Baykal geçmişte bilerek yada bilmeyerek birçok hatalar yapmıştır. Bunların hepsini zaten çok tartıştık. Hataları olmasa bugün RTE ve AKP de olmazdı, CHP birinci parti çıkardı yada iktidar olurdu. Bu eleştirileri anlayabilirimde peki kapatılmış bir partiyi tekrar kuran, siyasi yasak nedeniyle bedeller ödemiş ve ne olursa olmuş yıllarca bu partide Mustafa Kemal'in makamında seçilerek Genel Başkanlık yapmış bir kişiye bir yorumdaki sadece bir söz nedeniyle bu kadar yüklenilir mi?                                                                                                                                                          

 

Sözlerinin içeriğine girerek olayı fazla uzatmak istemem bende defalarca dinledim. Evet bir sözüne bende itiraz ediyorum ancak bunu bir dil sürçmesi olarak nitelendiriyorum. Halep için "Sünni Şehri" yerine "Sünnilerin yoğun olarak yaşadığı bir şehirdir" diyebilir yada bir başka deyim kullanabilirdi. 

 

Bir yanlış kullanılan söz için CHP'liliği tescilli birisi mezhepçilik yapıyor diye suçlanır mı? Sn. Baykal yıllardır bu partide mezhepçilik yapmadıda şimdimi çıkıp yapacak? Kendisi Genel Başkanken "CHP belli bir mezhebin partisidir" diye muhafazakar partiler yıllardır CHP'yi eleştirmediler mi? O zamanlar partinin başında Baykal yokmuydu?

 

Bu kadar acımasız olmayalım. Başkalarına kafatasçı diyoruz esas kafatasçılığı kendi içimizde yapıyoruz. Üstelik partide esas mezhepçiliği söylenen bir sözü gündeme getirip kendi partisindekileri suçlayanlar yapıyor. Yıllardır bu partide bir arada yaşadık hangimiz birbirimizin mezhebini sorduk yada sorguladık. Ama iktidar partisinin bu mezhepsel ayrımcılığına partilimizin bir sözünden dolayı gündemde tutarak çanak tutuyoruz farkında değiliz. Zaten yapmak istedikleride budur.

 

Oysaki bizler akp için fikir ve ifade özgürlüğünün önüne engeller koyuyorlar, aksine fikir yazan yada söyleyenleri savcılığa şikayet edip hapse atıyorlar diye itiraz edip, bunun demokratik mücadelesini vermiyor muyuz?. Parti dışı siyasete gelince "ifade özgürlüğü"nü savunuyoruzda parti içinde neden bunu savunmaktan korkuyoruz? Ülkemizde en çok eleştirdiğimiz "insan hakları ihlalleri" ni kendi içimizde yapıyoruz. Neden insanların savunma haklarını ellerinden alarak bir anda yargısız infaza girişiyoruz?

 

Bu partide başarılı yada başarısız tartışılır ancak yıllarca Genel Başkanlık yapmış birisine disipline verilmelidir, partiden atılmalıdır gibi aşağılayıcı sözler sarf ediyoruz. Buna mukabil tamamen parti ilkelerine yönelik CHP'nin kuruluş ideolojisi ve felsefesine aykırı açıklama ve beyanlar vermiş, kurucusu Mustafa Kemal'i aşağılamış, disiplin bakımından ağır suç kapsamına giren kişilere gelince olayların üstünü ört pas etmeye çalışıyoruz. 

 

Bu çifte standart nedir?

 

Ülke kan gölüne dönmüşken, elele vermemiz ve tek vücut olmamız gerekirken şu yapılanlara bakın. Konuşulanları beğenir yada beğenmeyiz. İşimize gelir yada gelmez ama tepkisi bu kadar ağır suçlamalarla olmamalıdır. CHP'de her bir üyeye ihtiyaç vardır ve kimsenin dışlanma lüksü artık kalmamıştır.

 

CHP geleneğinde beğenelim yada beğenmeyelim Genel Başkanlık Makamında oturan kişilere saygı esastır. Zira aynı zamanda kurucusunun makamında oturuyor sayılır. Şimdiye kadar hiçbir Genel Başkan siyaset ve politikaları dışında bu kadar ağır eleştirilmemiş, hakaretlere maruz kalmamıştır. CHP aynı zamanda teamüller partisidir. Eğer Genel Başkanları siyaset dışında bu kadar düzeysizce, hakaret ve karalamalarla eleştirmeye kalkarsak yarın arkasından şu anda mevcut Genel Başkan içinde benzer şeylerin kapısını aralamış oluruzki bu son derece yanlıştır.                                                        

 

Elbetteki her Genel Başkan sorgulanabilir, eleştirilebilir ancak o makama kadar yükselmiş birilerinin asla kişilik hakları rencide edilmemeli, aşağılayıcı sözler söylenmemelidir.

 

Bütün bunları zaman içinde Sn.Kılıçdaroğlu'na söylenen birçok aşağılayıcı, karalayıcı ve suçlayıcı sözler içinde itirazda bulunmuş, bunun mücadelesini parti içinde vermiş bir kişi olarak söylüyorum. 

 

Bugün akp de bile parti içi muhalefete bu kadar anti demokratik davranılmıyor, kimse günah keçisi ilan edilmiyor. Örneğin Sn.Bülen Arınç ve akp nin bazı ileri gelenlerinin hatta kurucularının partileri ve partilileri hakkındaki ağır söz ve eleştirilerine orda bir yaptırım uygulanmıyor, fikir özgürlüğü kapsamında kabul ediliyorda CHP gibi demokrasinin kalesi olması gereken sol bir partide niye bu tahammül olmuyor? 

 

Şimdi ne oldu? elinize ne geçti? gündemi bir anda unutturup tartışmaları Sn.Baykal üzerine çevirdiniz. Aynen yönetilemeyen, yüze göze bulaştırılan Atatürk resmini indirme sürecindeki gibi. Devamlı akp'nin tuzaklarına düşüyoruz ve onların belirlediği gündemlerin esiri oluyoruz. Onlarla kayıkçı kavgasına giriyoruz. Sn.Davutoğlu Sn.Baykal'ın sözlerini doğru bulduğunu chp içinde tartışma yaratmak için kasten dile getirmiştir. Aslında Sn.Baykal'ın sözleri "ön yargısız" olarak tamamı incelense akp ye diplomatik dillerle çok ağır darbeler vurduğuda görülebilirdi. 

 

Ancak insanlar malesef görmek ve duymak istedikleri gibi davranıyorlar. Benzer olay geçenlerde Halkın Arenası programında Sn.Ümit Kocasakal ve Sn.Levent Gök arasında geçti. Sn.Kocasakal'ın Yeni Anayasa ile ilgili hukuken doğru uyarılarını yanlış anlayan Sn.Gök kendisine "Ben partimin grup başkanvekiliyim tabiki partimi koruyacağım" dedi. Ancak partisini korumaya kalktığı kişinin CHP'nin bir üyesi olduğunu unuttu.

 

Neticede CHP Yöneticilerinde geçmişin verdiği başarısız sonuçlardan dolayı bir kendine güvensizlik ve ürkeklik görüyorum. Bu her haliyle her yerde belli oluyor. En ufak eleştiriye bile tahammülleri yok. Tabiki zamanında geçmişi masaya yatırmazsan, başarısızlığın analizini ve eleştirisini yapmadan bir kurultay süreci geçirirsen olacağı budur. Ve korkarımki bu telaş ve tedirginlik partide yol ayrımına gitmesin. 

 

Zira "hayat tekerrürden ibarettir" demişler. Geçmişteki Baykal-Ecevit çekişmesi dış güçlerinde katkısıyla solda ayrılığa neden olmuş ve neticede CHP baraj altı kalmıştı. Umarım bu birbirine tahammülsüzlük işi o boyutlara götürmez. Hele Ülkenin birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacı olduğu ve CHP'den çok şeyler beklediği bir dönemde.

 
Etiketler: CHP'de, Birbirine, Tahammülsüzlük, Neden?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Aralık 2020
Asgari Ücret ve Corona İlişkisi...
28 Ekim 2020
Cumhuriyet'in 97 nci Yılı Ve Türkiye...
16 Ekim 2020
İttifak İçine Girebilmek İçin Önce HDP Değişmelidir.
03 Ekim 2020
CHP'de Klavye Kabadayılığı
25 Temmuz 2020
CHP 37. Olağan Kurultay'ı.
30 Haziran 2020
CHP Kurultay'ları Ciddiye Alınmalıdır.
05 Haziran 2020
Amaç CHP'yi Karıştırmak HDP'yi Kışkırtmak.
13 Mayıs 2020
Ülke Ekonomileri ve Virüs İlişkisi.
02 Mayıs 2020
Corona Devam Ediyor Peki Siyaset Ne Yapıyor?
26 Nisan 2020
Covit-19 ve Aklıma Takılanlar...
22 Mart 2020
Sadece "yasak" getirmekle olmuyor...
31 Ocak 2020
Vah Vatandaşım Vah..!
25 Aralık 2019
Kanal İstanbul..!
31 Ekim 2019
Cumhuriyet'in 96.Yılı ve Değişen Siyasi Dengeler
30 Eylül 2019
İstanbul Depremi ve Siyaset Gündemi
10 Ağustos 2019
Kaz Dağları, Yabancı İşgali ve Çevre Katliamı...
30 Temmuz 2019
Suriye'li Göçmen Sendromu..!
25 Haziran 2019
Büyük Zafer İstanbul ve Türkiye'ye Hayırlı Olsun
10 Haziran 2019
Nerede Kalmıştık?
13 Mayıs 2019
Herşey Çok Güzel Olacak
20 Nisan 2019
İstanbul'da İş Bitti Tekrar Seçim Çok Düşük Olasılık...
01 Nisan 2019
Zafer Dürüstlük ve Samimiyetle Çalışanlarındır
18 Şubat 2019
CHP'deki Başarı Atamalardaki Adalete Bağlı
21 Ocak 2019
Sorun..! Cumhuriyet Tarihinin En Düşük Halk Desteği.
27 Aralık 2018
2019'a Beş Kala Türkiye
26 Kasım 2018
Yerel Seçimlere 4 Ay Kala Siyasetin Durumu
28 Ekim 2018
Yerel Seçimlerde AKP Zorda, CHP Avantajda.
21 Eylül 2018
Yerel Seçimler Öncesi CHP'de "ön seçim" Tartışmaları.
28 Ağustos 2018
Büyük Taarruz ve Zafer'in 96. Yılında Türkiye
02 Ağustos 2018
CHP'de Genel Başkanlardan Önce Zihniyetler Değişmelidir
21 Temmuz 2018
CHP'de Zamansız Kongre Girişimleri
28 Haziran 2018
İkinci Tura Kalacağı Umutla Beklenen Başkanlık'ta Sürpriz..!
08 Haziran 2018
OHAL ve Topal Demokrasi ile Gidilen Seçimler
26 Mayıs 2018
Türkiye`de Gerçek Demokrasiye 30 Gün Kala
04 Mayıs 2018
CHP Adayı ve Başarılı İttifak Süreci
23 Nisan 2018
23 Nisan'da CHP'nin Demokratik Özverisi
03 Nisan 2018
Türkiye'nin Durumu ve Seçimler
21 Mart 2018
CHP'de Örgüt Beklentisi Dışında Bir Tüzük
18 Şubat 2018
CHP’de Çok Önemli Tüzük Kurultayı
09 Şubat 2018
CHP'de 36 ncı Kurultay Yorumum ve Örgütün Beklentileri
25 Ocak 2018
Afrin Harekatı ve CHP Kongresi...
16 Ocak 2018
Kadıköy'ün İstanbul Olduğu Gerçeği ve İl Kongresi...
14 Aralık 2017
Farklı Gündemler Yaratıp, Bundan Medet Umanlar
22 Kasım 2017
Dereye Düşenlerin Tutunacak Dal Arayışı...
29 Ekim 2017
Cumhuriyetimizin 94. Yılını Kutlarken
19 Ekim 2017
AKP Her Geçen Gün Eriyor CHP ise Yükseliyor
21 Eylül 2017
Bu Kongrelerin Önemi Çok Büyük
28 Ağustos 2017
CHP’de Kongreler ve Seçimler Süreci Başlıyor
25 Temmuz 2017
Cemaat, Tarikat ve Biatçılıktan Ders Çıkarmak
10 Temmuz 2017
Adaleti Sevmeyenlere İlk Uyarı Başarıldı
25 Haziran 2017
#Adaletsiz Siyaset Olmaz
14 Haziran 2017
CHP'de Bir Dürüstlük Sembolünü Anarken
25 Mayıs 2017
Kurucu Parti Sıfatını Korumak ve Halka Güven Vermek
05 Mayıs 2017
Yüzde 49'un Başkan Adayları ve CHP'nin Misyonu
22 Nisan 2017
Muhalefeti Güçlendiren Bir Referandum ve CHP
06 Nisan 2017
Referandum'mu yoksa Genel Seçim mi?
10 Mart 2017
Mehter Marşıyla Gelip İzmir Marşıyla Gitmek
12 Şubat 2017
Yeni Anayasa İçin Referanduma Giderken
27 Ocak 2017
Bir Türk ve Bir Japon
04 Ocak 2017
Umut Beklenen Yeni Yıl'da Yine Kan ve Terör
21 Aralık 2016
Terörün adı istihbarat mı yoksa Feto zafiyeti mi?
22 Kasım 2016
Başkanlık Sistemi, Referandum ve CHP
30 Ekim 2016
Cumhuriyet'in 93 ncü Yılında Türkiye
07 Ekim 2016
Çete Mücadelesi mi? Muhalif Tasfiyesi mi?
26 Ağustos 2016
Darbe ve Feto Çetesinden Medet Uman Sözde Demokratlar
14 Ağustos 2016
Darbecilere Karşı Kesin Duruş Ancak İade-i İtibarla Olur.
10 Ağustos 2016
Ulusal Birliktelik Çok Güzel...Ya sonrası...
01 Ağustos 2016
Cemaat Ayaklanması ve Bursa Nutku
17 Temmuz 2016
Bu Seferde ''DARBENEKON'' olmasın
09 Temmuz 2016
Bir Aylık Ayrılık ve Hasret Bitti
06 Haziran 2016
CHP'de "Çoban Ateşi" İkinci Ayak İstanbul
29 Mayıs 2016
Kıvırmanın kolayı: Bilmiyordum, Bilmiyorduk
17 Mayıs 2016
CHP'de Yenilenme Çabaları ve Edremit Mitingi
07 Mayıs 2016
Hangi Hakkın Helali?
27 Nisan 2016
23 Nisan Demokrasi Yolunu Açan Sivil Bir Devrimdir
19 Nisan 2016
Dokunulmazlık Çelişkisi
11 Nisan 2016
Bekaroğlu ve Ensar Vakfı
01 Nisan 2016
1 Nisan ve İnsan Hakları
17 Mart 2016
İlan Edilmemiş "Olağanüstü Hal"
12 Mart 2016
Validebağ'da Hayvansal Vahşet..!
29 Şubat 2016
İBB'nin Kadıköy İçin Siyasi Ve Rantsal Kararı
09 Şubat 2016
Laiklik, Terör ve Köy Enstitüleri
27 Ocak 2016
Şimdide CHP'de Atatürk Posteri Polemiği
20 Ocak 2016
CHP'de Kurultay'ın Ardından
12 Ocak 2016
Büyük Kurultaya Giderken
03 Ocak 2016
Sn.Cemal Canpolat İstanbul'u Neden ve Nasıl Kazandı?
29 Aralık 2015
CHP İstanbul İl Kongresi Ardından
22 Aralık 2015
CHP'de Makas Aralıkları Daralıyor
13 Aralık 2015
CHP Kadıköy Seçimlerine Belediye Damgası
20 Kasım 2015
Delege Sistemi Kaldırılmalıdır
05 Kasım 2015
CHP Neden? Seçimi Kaybetti...
02 Kasım 2015
Acı Veren Sonuç ve CHP'de Yapılması Gerekenler
29 Ekim 2015
92'nci Yıl Kutlanmaya Çalışılırken
12 Ekim 2015
Geliyorum Diyen Katliam ve İnsanlık Dramı
03 Ekim 2015
Öncelikle "BARIŞ" ın Adı Konmalıdır
15 Eylül 2015
"CHP Emekçi Kendi İç Dinamiklerine Sahip Çıkmalıdır"
29 Ağustos 2015
Yine Kutlama Yasağı ve Sözde Açılım
21 Ağustos 2015
AKp'nin İstediği Ortam Yaratılıyor.
13 Ağustos 2015
Yangını Söndürecek Tek Çözüm 4 lü Koalisyon
23 Temmuz 2015
Beklenen Sonuç ve Dinmeyen Gözyaşları..!
10 Temmuz 2015
Chp'ye Utanmazca "Dinsiz Parti" Yakıştırması
05 Temmuz 2015
"Ülküsünü İnkar Eden Zavallı Bir Siyasetçi"
29 Haziran 2015
Chp-Akp koalisyonu kolay Gerçekleşmez....
18 Haziran 2015
Sn.Bahçeli..! Aklını Başına Al ve İyi Düşün....
10 Haziran 2015
Sonuç: Nafile Koalisyon yada Erken Seçim...
31 Mayıs 2015
31 Mayıs, Gezi Parkı ve Siyaset
29 Mayıs 2015
CHP Seçimlerden 1 nci Parti Çıkabilir...Ancak..!
23 Mayıs 2015
CHP'nin Başarısı Bir Başka Partiye Bağlı Değildir.
15 Mayıs 2015
CHP İstanbul Son Hızla Çalışıyor
Haber Yazılımı