301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
30 Ekim 2016 - Pazar 22:24
 
Cumhuriyet'in 93 ncü Yılında Türkiye
Özhan Mete
ozhanmetechp@gmail.com
 
 

Cumhuriyetin 93 ncü yılını coşkuyla andık ve kutladık. Tüm Yurttaşlarımıza kutlu olsun. 


Bulunduğumuz coğrafyada her türlü etnik ve mezhepsel kavgalara, savaşlara, emperyalist oyunlarına rağmen bunu tüm yurt genelinde kazasız belasız, hiçbir olay ve provokasyon olmadan Milletçe tekrar başardık.

Bunda tabiki Gazi Mustafa Kemal vurgusunun oldukça önemi vardı. Artık halkımız “Bağımsız Cumhuriyet” in değerini daha iyi anlamaya başlıyor. Bilhassa 15 Temmuz’dan sonra insanlar ister istemez Demokrasiye ve Atatürk’e daha fazla sarılmaya başladılar. 

Bu tabiki ilerisi için umut verici bir olay olarak görülsede  geçmişinde Mustafa Kemal ile sorunu olanların bunu nasıl içlerine sindirebileceği konusunda aklımda hala şüpheler vardır. Zira bir taraftan zora düşünce Atatürk’e sarılanların diğer taraftan onun devrimleri ve bilhassa Laiklik İlkesi ile hala sorunları olduğu görülmektedir.  Bu bir çelişkidir.                                                   

Irak ve Suriye’deki savaşlar her ne kadar emperyalistlerin o toprakları kendi kontrollarına alabilmek amaçlı olsada, bunu asırlardır bir arada yaşamış etnik ve mezhepsel farklılıkları tetikleyerek yapmaları ilerisi için oldukça endişe vericidir. Ve tabiki müdahil yada taraf olursak bu Ülkemizede sıçrayabilir. Eskiden beri Ortadaoğu Coğrafyasında kendi İslami rejimleri ile mezhepsel aidiyetlerini ihraç etmek isteyen ülkelerin fazla olması emperyalistlerin bölgedeki amaçları için oldukça uygun ve verimli bir ortamdır.   

Bir taraftan Mustafa Kemal’in askeri zaferlerini kabul edenlerin, arkasından sıcak savaş sonrası o günün şartlarına göre oldukça başarılı sayılabilecek Lozan’ı eleştirmeleri bilinçli bir planın parçasıdır. Bilhassa Musul ve Kerkük için Lozan’ın eleştirilmesi ordumuzun komşu Ülkedeki iç savşa müdahalesini mazur gösterecek bir iç siyaset malzemesi yapılmakta basınında yardımıyla kamuoyu algısı yaratılmaktadır.  

Mustafa Kemal Lozan’da çok akıllı bir politika izleyerek o günün şartlarında emperyalist güçlerden alabileceklerinin fazlasını bile almış ancak bir yerdede durmasını bilmiştir. Zira daha ileri giderse verilen Bağımsızlık mücadelesinin sekteye uğrayacağını görmüştür. Her türlü etnik ve mezhepsel farklılıkların yaşadığı o topraklarda daha ileri gidilmesinin olayı farklı boyutlara taşıyacağını bilmektedir. O günün şartlarında savaşlardan yorgun ve bitap çıkmış, ekonomisi çökmüş bir Milletin daha fazlasına nefesi yetmeyeceğini ve bunun emperyalistlere bir fırsat daha tanımak anlamı taşıyacağını çok iyi hesaplamış, tüm bunları yaparkende o zamanki Meclis-i Mebusan'a danışmayı ihmal etmemiştir.

Yine Osmanlı’nın işgal kuvvetlerine Sevr ile peşkeş çektiği topraklar, kendisinin dehası ve İnönü’nün zekası ile Lozan’da tekrar kazanılmış, Sevr reddedilmiş, en azından Misak-Milli sınırlarımız çizilmiş ve kabul ettirilmiştir. Bağımsız bir “Ulus Devlet” olmak yolunda çok önemli adımlar atılmıştır. Nitekim bugüne kadarda Lozan'da belirlenen sınırlar içinde Vatan bir bütün olarak kaldığı gibi kimseninde manda ve himayesi altına sokulmamıştır. 

Şimdi birileri Suriye yetmez gibi birde buraya bulaşmaya çalışıyor. Üstelik kurgunun yine etnik ve mezhepsel farklılıklar üzerine yapıldığı, belli bir mezhebin daha yoğun olduğu bir yere müdahale ediyor. 

Mustafa Kemal’in “zaruret olmadıkça savaş bir cinayettir” ve “yurtta sulh cihanda sulh” sözlerinin aksine bu yapılıyor. Evet sınırlarımıza tehdit var bu gerçekliktir. Hatta sınırlarımızın korunması için elbetteki Uluslararası antlaşmalar çerçevesinde sınır ötesinde belli bir mesafeye kadar önlemlerde alınabilir. Ancak bu yapılırken bir başka Ülkenin içişlerine bulaşıp, onların aralarındaki savaş alanlarına talep gelmedikçe müdahale edilmemeli, sınırlarımızı koruyoruz derken işgalci konumuna düşülmemelidir. Eğer o bölgede belli bir anlayışın hakimiyetini kırmak istiyorsan kimse kendi topraklarında bunu kabul etmeyeceği gibi Dünya güç dengeleride buna imkan vermez.

Cumhuriyetin 93 ncü yılında tüm yukardaki ciddi sorunlar yetmezmiş gibi birde “Başkanlık Sistemi” tekrar gündeme getiriliyor. Böyle bir zamanda Muhalefet olarak birlik ve beraberlik mesajları vermek dururken bir kesim tartışılsın hatta halka gidilsin diyor. Neye güvenerek bunu söylüyorlar o da ayrı mesele.  Bu Milliyetçilik adına samimiyetsizliktir. İlerde Ülkenin bölünmesine yol açıp, Federasyon sistemine dönüşebilecek bir sistemi Milliyetçi bir parti tartıştırır mı?. Üstelik bunu bilip aksini savunanlarda disiplinede veriliyor. Bunlar ilerde Milliyetçilik nutukları atıp, tabanlarınada kendilerini inandıramazlar.

Mustafa Kemal elindeki tüm yetki, siyasi güç ve imkanlara rağmen tek adamlık yerine Ülkeyi yönetecek en uygun rejim olarak Cumhuriyet ve Demokrasiyi benimsemiş, Almanya'da Hitler, İtalya'da Mussolini gibi örnekler ortadayken kendisiyle savaşanların bile saygı duyduğu bir örnek lider olmuştur. Bunun aksine birilerinin çıkıp hala “Başkanlık” denen “tek adamlık” rejimini tartıştırması anlaşılabilir birşey değildir. Bu durum Meclisi by pass, parlamenter ise sistemi yok etmek demektir. Ulusal Bağımsızlık savaşı vermiş hatta 15 Temmuz’a direnmiş, her türlü farklılıkların temsi edildiği Halka ve Gazi Meclis’e yapılacak en büyük haksızlıktır.

Geçmişte Gazi Mustafa Kemal’e "Diktatör" yakıştırması yapanların “Başkanlık” talebiyle aslında kendilerinin buna özendiklerini görüyoruz. Tabiki 15 Temmuz Darbesi'nin Başkanlık Sisteminin önünü açmak ve Anayasa'yı buna göre dizayn edebilmek ve tabiki Ülkeyi bölmek, iç karışıklık çıkarmak amacıyla, arkasında yine emperyalistlerin olduğu çakma bir "Darbenekon" olduğu ister istemez tekrar aklımıza geliyor.  

Her türlü baskı ve dayatmalara rağmen bazı siyasiler dışında halkımızın büyük bölümünün bireyin haklarını gözeten Demokratik, Laik bir Hukuk Devleti ile kendilerine temsil hakkı veren parlamenter sistemden yana olduklarına inanıyorum.  Hiç kimse Cumhuriyet kazanımlarını kolayca kaybetmeyi göze almayacaktır. Hangi etnik yada mezhepsel aidiyete mensup olurlarsa olsunlar her kesimin kendilerini ifade ettikleri, inançlarını özgürce yaşayabildikleri sistem Mustafa Kemal’in kurduğu "Parlamenter Cumhuriyet" rejimidir. 

Esas sorun ise mevcut rejimde değil, rejimi işletemeyen siyasilerde ve Adalet sistemindedir.                            

Adalet ve Hukuk sisteminin doğru işletildiği, her kesime eşit davranıldığı, belli bir siyasi gücün etkisine girmeyip, özgür ve vicdani kararlar alındığı sürece bu ülkede rejim sorunu olamayacağı gibi, Başkanlık gibi çağdışı bir tasarrufada ihtiyaç yoktur.  
 
Etiketler: Cumhuriyet'in, 93, ncü, Yılında, Türkiye,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Aralık 2020
Asgari Ücret ve Corona İlişkisi...
28 Ekim 2020
Cumhuriyet'in 97 nci Yılı Ve Türkiye...
16 Ekim 2020
İttifak İçine Girebilmek İçin Önce HDP Değişmelidir.
03 Ekim 2020
CHP'de Klavye Kabadayılığı
25 Temmuz 2020
CHP 37. Olağan Kurultay'ı.
30 Haziran 2020
CHP Kurultay'ları Ciddiye Alınmalıdır.
05 Haziran 2020
Amaç CHP'yi Karıştırmak HDP'yi Kışkırtmak.
13 Mayıs 2020
Ülke Ekonomileri ve Virüs İlişkisi.
02 Mayıs 2020
Corona Devam Ediyor Peki Siyaset Ne Yapıyor?
26 Nisan 2020
Covit-19 ve Aklıma Takılanlar...
22 Mart 2020
Sadece "yasak" getirmekle olmuyor...
31 Ocak 2020
Vah Vatandaşım Vah..!
25 Aralık 2019
Kanal İstanbul..!
31 Ekim 2019
Cumhuriyet'in 96.Yılı ve Değişen Siyasi Dengeler
30 Eylül 2019
İstanbul Depremi ve Siyaset Gündemi
10 Ağustos 2019
Kaz Dağları, Yabancı İşgali ve Çevre Katliamı...
30 Temmuz 2019
Suriye'li Göçmen Sendromu..!
25 Haziran 2019
Büyük Zafer İstanbul ve Türkiye'ye Hayırlı Olsun
10 Haziran 2019
Nerede Kalmıştık?
13 Mayıs 2019
Herşey Çok Güzel Olacak
20 Nisan 2019
İstanbul'da İş Bitti Tekrar Seçim Çok Düşük Olasılık...
01 Nisan 2019
Zafer Dürüstlük ve Samimiyetle Çalışanlarındır
18 Şubat 2019
CHP'deki Başarı Atamalardaki Adalete Bağlı
21 Ocak 2019
Sorun..! Cumhuriyet Tarihinin En Düşük Halk Desteği.
27 Aralık 2018
2019'a Beş Kala Türkiye
26 Kasım 2018
Yerel Seçimlere 4 Ay Kala Siyasetin Durumu
28 Ekim 2018
Yerel Seçimlerde AKP Zorda, CHP Avantajda.
21 Eylül 2018
Yerel Seçimler Öncesi CHP'de "ön seçim" Tartışmaları.
28 Ağustos 2018
Büyük Taarruz ve Zafer'in 96. Yılında Türkiye
02 Ağustos 2018
CHP'de Genel Başkanlardan Önce Zihniyetler Değişmelidir
21 Temmuz 2018
CHP'de Zamansız Kongre Girişimleri
28 Haziran 2018
İkinci Tura Kalacağı Umutla Beklenen Başkanlık'ta Sürpriz..!
08 Haziran 2018
OHAL ve Topal Demokrasi ile Gidilen Seçimler
26 Mayıs 2018
Türkiye`de Gerçek Demokrasiye 30 Gün Kala
04 Mayıs 2018
CHP Adayı ve Başarılı İttifak Süreci
23 Nisan 2018
23 Nisan'da CHP'nin Demokratik Özverisi
03 Nisan 2018
Türkiye'nin Durumu ve Seçimler
21 Mart 2018
CHP'de Örgüt Beklentisi Dışında Bir Tüzük
18 Şubat 2018
CHP’de Çok Önemli Tüzük Kurultayı
09 Şubat 2018
CHP'de 36 ncı Kurultay Yorumum ve Örgütün Beklentileri
25 Ocak 2018
Afrin Harekatı ve CHP Kongresi...
16 Ocak 2018
Kadıköy'ün İstanbul Olduğu Gerçeği ve İl Kongresi...
14 Aralık 2017
Farklı Gündemler Yaratıp, Bundan Medet Umanlar
22 Kasım 2017
Dereye Düşenlerin Tutunacak Dal Arayışı...
29 Ekim 2017
Cumhuriyetimizin 94. Yılını Kutlarken
19 Ekim 2017
AKP Her Geçen Gün Eriyor CHP ise Yükseliyor
21 Eylül 2017
Bu Kongrelerin Önemi Çok Büyük
28 Ağustos 2017
CHP’de Kongreler ve Seçimler Süreci Başlıyor
25 Temmuz 2017
Cemaat, Tarikat ve Biatçılıktan Ders Çıkarmak
10 Temmuz 2017
Adaleti Sevmeyenlere İlk Uyarı Başarıldı
25 Haziran 2017
#Adaletsiz Siyaset Olmaz
14 Haziran 2017
CHP'de Bir Dürüstlük Sembolünü Anarken
25 Mayıs 2017
Kurucu Parti Sıfatını Korumak ve Halka Güven Vermek
05 Mayıs 2017
Yüzde 49'un Başkan Adayları ve CHP'nin Misyonu
22 Nisan 2017
Muhalefeti Güçlendiren Bir Referandum ve CHP
06 Nisan 2017
Referandum'mu yoksa Genel Seçim mi?
10 Mart 2017
Mehter Marşıyla Gelip İzmir Marşıyla Gitmek
12 Şubat 2017
Yeni Anayasa İçin Referanduma Giderken
27 Ocak 2017
Bir Türk ve Bir Japon
04 Ocak 2017
Umut Beklenen Yeni Yıl'da Yine Kan ve Terör
21 Aralık 2016
Terörün adı istihbarat mı yoksa Feto zafiyeti mi?
22 Kasım 2016
Başkanlık Sistemi, Referandum ve CHP
07 Ekim 2016
Çete Mücadelesi mi? Muhalif Tasfiyesi mi?
26 Ağustos 2016
Darbe ve Feto Çetesinden Medet Uman Sözde Demokratlar
14 Ağustos 2016
Darbecilere Karşı Kesin Duruş Ancak İade-i İtibarla Olur.
10 Ağustos 2016
Ulusal Birliktelik Çok Güzel...Ya sonrası...
01 Ağustos 2016
Cemaat Ayaklanması ve Bursa Nutku
17 Temmuz 2016
Bu Seferde ''DARBENEKON'' olmasın
09 Temmuz 2016
Bir Aylık Ayrılık ve Hasret Bitti
06 Haziran 2016
CHP'de "Çoban Ateşi" İkinci Ayak İstanbul
29 Mayıs 2016
Kıvırmanın kolayı: Bilmiyordum, Bilmiyorduk
17 Mayıs 2016
CHP'de Yenilenme Çabaları ve Edremit Mitingi
07 Mayıs 2016
Hangi Hakkın Helali?
27 Nisan 2016
23 Nisan Demokrasi Yolunu Açan Sivil Bir Devrimdir
19 Nisan 2016
Dokunulmazlık Çelişkisi
11 Nisan 2016
Bekaroğlu ve Ensar Vakfı
01 Nisan 2016
1 Nisan ve İnsan Hakları
17 Mart 2016
İlan Edilmemiş "Olağanüstü Hal"
12 Mart 2016
Validebağ'da Hayvansal Vahşet..!
29 Şubat 2016
İBB'nin Kadıköy İçin Siyasi Ve Rantsal Kararı
21 Şubat 2016
CHP'de Birbirine Tahammülsüzlük Neden?
09 Şubat 2016
Laiklik, Terör ve Köy Enstitüleri
27 Ocak 2016
Şimdide CHP'de Atatürk Posteri Polemiği
20 Ocak 2016
CHP'de Kurultay'ın Ardından
12 Ocak 2016
Büyük Kurultaya Giderken
03 Ocak 2016
Sn.Cemal Canpolat İstanbul'u Neden ve Nasıl Kazandı?
29 Aralık 2015
CHP İstanbul İl Kongresi Ardından
22 Aralık 2015
CHP'de Makas Aralıkları Daralıyor
13 Aralık 2015
CHP Kadıköy Seçimlerine Belediye Damgası
20 Kasım 2015
Delege Sistemi Kaldırılmalıdır
05 Kasım 2015
CHP Neden? Seçimi Kaybetti...
02 Kasım 2015
Acı Veren Sonuç ve CHP'de Yapılması Gerekenler
29 Ekim 2015
92'nci Yıl Kutlanmaya Çalışılırken
12 Ekim 2015
Geliyorum Diyen Katliam ve İnsanlık Dramı
03 Ekim 2015
Öncelikle "BARIŞ" ın Adı Konmalıdır
15 Eylül 2015
"CHP Emekçi Kendi İç Dinamiklerine Sahip Çıkmalıdır"
29 Ağustos 2015
Yine Kutlama Yasağı ve Sözde Açılım
21 Ağustos 2015
AKp'nin İstediği Ortam Yaratılıyor.
13 Ağustos 2015
Yangını Söndürecek Tek Çözüm 4 lü Koalisyon
23 Temmuz 2015
Beklenen Sonuç ve Dinmeyen Gözyaşları..!
10 Temmuz 2015
Chp'ye Utanmazca "Dinsiz Parti" Yakıştırması
05 Temmuz 2015
"Ülküsünü İnkar Eden Zavallı Bir Siyasetçi"
29 Haziran 2015
Chp-Akp koalisyonu kolay Gerçekleşmez....
18 Haziran 2015
Sn.Bahçeli..! Aklını Başına Al ve İyi Düşün....
10 Haziran 2015
Sonuç: Nafile Koalisyon yada Erken Seçim...
31 Mayıs 2015
31 Mayıs, Gezi Parkı ve Siyaset
29 Mayıs 2015
CHP Seçimlerden 1 nci Parti Çıkabilir...Ancak..!
23 Mayıs 2015
CHP'nin Başarısı Bir Başka Partiye Bağlı Değildir.
15 Mayıs 2015
CHP İstanbul Son Hızla Çalışıyor
Haber Yazılımı