301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
12 Ekim 2015 - Pazartesi 23:42
 
Geliyorum Diyen Katliam ve İnsanlık Dramı
Özhan Mete
ozhanmetechp@gmail.com
 
 

Bugüne kadar ülkemizde yaşadığımız en büyük insan katliamını Ankara`da Türkiye Cumhuriyeti`nin Başkentinin göbeğinde yaşadık. Şimdilik bilanço 97 masum insan. Bu rakama ilave olabilecek ağır yaralılar olduğu söyleniyor.

 

Katliamda hayatını kaybetmiş yurttaşlarımıza, kardeşlerimize tanrıdan rahmet yaralılara acil şifalar, ailelerine ise sabır ve metanet dilemekten başka malesef elimizden birşey gelmiyor. Artık sözün bittiği yerdeyiz ve elimde klavye ne yazacağımı bilemiyor, duygularımı yazıya dökmekte zorlanıyorum.

 

Eğer Türkiye gibi etrafı ateş çemberine dönmüş stratejik bir bölgede olan koskoca bir ülke nerdeyse geliyorum diyen bir katliamı haber alamıyor, insanların can güvenliğini sağlayamıyorsa söyleyeceğim tek şey koca bir yuhhhh...tur.

 

Belliki bu iktidar en yakındaki Suruç olayı dahil diğer hiçbir terör olayından ders çıkarmamış.                                                                                                                                                      

Geçmişe şöyle bir göz atarsak. PYD Kobani`de özerklik ilan etmişti. Bu bölge zaten yıllardır Kürt unsurların bir arada yaşadığı ancak Suriye muhalifi Radikal İslami güçlerin ele geçirmeye çalıştığı, sınırlarımıza çok yakın önemli ve stratejik bir yerdi.

 

Kobani`yi ele geçirmek isteyen İslami gruplardan önceleri Müslüman kardeşler ve El.Nüsra daha sonra ise içlerinde en güçlüsü olarak kabul edilen İşid devreye girerek PYD güçleri ile aralarında hala devam eden kanlı çatışmalar olmuş, yüzlerce kişi ölmüş yada yerlerinden göç etmek zorunda kalmıştı.

 

Hal böyleyken Kobani yada Suriye`deki diğer bölge topraklarını korumak için savaş veren, hayatını kaybeden PYD yada diğer kürt unsurların akraba yada yakınlarınında "Barış" mitingine katılacakları malumdu. Bu mitingde aynen Suruç`taki gibi bir başka provokasyonun olabileceğini düşünmemek hükümetin aymazlığıdır.

 

Daha önceki yazılarımda senin teröristin, benim teröristim mantığının yanlış olduğu, Devleti idare edenlerin tüm terör örgütlerine eşit mesafede tedbir alması gerektiğini vurgulamıştım. Malesef PKK terör örgütüne gösterdikleri cidddiyeti İŞİD`e göstermeyenlerin istihbarat zaafiyeti ve rahatlığı gerekli sıkı tedbirlerin alınmamasına neden olmuştur. Üstelik çok önceden bilinen, ülkenin dört bir yanından yüzbinlerce kişinin katılacağı izinli bir miting olduğu halde.                                                                                                                                                                                                

Yine daha önceki yazılarımda Suriye`de sıkışan İşid`in eylemlerini Türkiye`ye taşıyabileceği gerçeğini dile getirmiştim. Gerek Nato yani ABD güçleri gerekse Rusya`nın devreye girmesi ve direk onları hedef almalarıyla büyük darbe alan bu terör örgütü elbetteki birilerinden talimatla şehirlere inerek provokasyonlara girişecekti.

 

Hiç kimse biz önlemi şurda almıştık burda almıştık diye bu işten sıyrılmaya kalkmasın. Ankara Garı gibi bir çok insanın çeşitli yerlerden başka amaçlarlada Ankara`ya gelebileceği, insan yoğunluğunun olduğu bir yerde emniyet güçlerinin olmaması, istihbarat zaafiyeti gösterilmesi asla affedilecek bir şey değildir. Sorumlular ya istifa etmeli yada görevden alınmalıdır. Buda yetmez haklarında soruşturma da açılmalı ve Yüce Divan da yargılanmalıdır. Aksi halde AKP ne yüzle bu Milletten oy isteyecektir?

 

Başbakan`a gelince kendi milletvekili, bürokrat ve bazı partililerini uyarmalıdır. Zira ağızlarından kan damlayan vampir dilleri zaten acı içinde olan insanları daha beter kırmakta ve tahrik etmektedir.

 

CHP Genel Başkanı Sn.Kılıçdaroğlu`na ayrı bir parantez açmak gerektiğine inanıyorum. Soğukkanlı davranışı ve beyanatları tüm bu karmaşa ile gerilimler içinde takdire şayandı. Gerek AKP`den ve bürokratlarından, gerekse HDP`den gelen yanlış açıklamalara karşı kendisinin duyarlı ve mesuliyetli yaklaşımları toplumda olumlu izlenim yaratmıştır. Kendisini kutluyorum.

 

Sakin güç olduğunu bir kez daha göstermiş ve üzerine düşen birleştirici görevi yapmıştır. Başbakan`ın davetini kabul etmesi, görüşmeden sonra HDP ve MHP`den randevu talep etmesi  ile bu acı olayı siyaset malzemesi yapmaması ayrıca doğru ve CHP`ye yakışan bir davranıştır.

 

Buna karşılık Davutoğlu`nun HDP`ye randevu vermemesi ise tam tersine yanlış olmuştur.  İçinde HDP`nin olmadığı ve dışlandığı bir ortamda bu işlerin çözülemeyeceğini malesef hala anlayamamıştır. Tabiki MHP`nin tutumuda AKP`den farklı değildir.                                                                                                                                                                    

 

Bu arada HDP`de artık yakasını PKK`dan kurtarmalıdır. Aksi halde bu terör örgütü masum kürt yurttaşlarımızın başını yediği gibi parti olarak onlarında başını yiyecektir. Sn.Demirtaş ve bazı eşbaşkanlarıda bu tür olayları siyaset malzemesi yapmaktan geri kalmalı ve ağızlarından çıkan sözlerine dikkat etmelidir. Her olayda Devleti katil ilan etmek yerine yönetenleri ve siyasileri eleştirmelidir. Kendilerininde bu Devletin Milletvekili olduğunu ve Ayyıldızlı Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili kimliğini taşıdığını unutmamalıdır.

 

Teröre karşı 4 partinin ortak koalisyonu ve birlikte çabaları şarttır. Bunda siyasi rant aranmamalıdır. Bugün sana hizmet eden terör örgütü ertesi gün senin başını yiyebilir.

 

Bu olayda tetikçi failler aşağı yukarı bellidir. Ancak bir tetikçinin illede içinde bulunduğu örgüte hizmet edecek diye bir garantiside yoktur. Zaten işin hedef saptırma ve provokatif inceliğide burdadır. Nihayetinde bunlar birer taşerondur. Bu nedenle çok daha önemlisi bu cinayetlerin arka perdesindeki güçlerin ortaya çıkarılmasıdır. Bu olayda taşeron İŞİD ise onları kiralayan kimdir?                                                                                                                                                                                   

Uluslararası bir terör örgütünün perde arkası ancak komşu ülkelerin istihbaratlarıyla işbirliği içinde çözülür. AKP`nin tüm komşularımızla kavgalı olduğunu göz önüne alırsak bununda çözülmesi yine güçleşecektir. Bu eylemin arkasında her ülke olabildiği gibi bu kaos her ülkeninde işine gelir. Zira bir tek dostumuz kalmamıştır. Ancak yinede kamuoyu bunun cevabını beklemektedir. Aksi halde bunun vebali geçici hükümette olsa şu an ülkeyi yöneten ve koşa koşa Cumhurbaşkanı`ndan bu görevi alanların başına kalır.

 

Ülkece yaşanan acı olaydan sonra artık herkesin aklını başına alması gerekir. Gerek PKK`nın, gerek İşid`in gerekse diğer çeşitli terör örgütlerinin emperyalistlerin emrine girmiş, her an taraf değiştirebilecek, kendi etnik yada mezhepsel kimliğinden insanları bile katletmeyi göze alacak kadar eli kanlı cani çeteler olduklarını herkes kabul etmelidir. Bilhassa siyasilerin bilmesi yetmez sık sık dile getirmeleride gerekir.

 

Tekrar Ulusumuzun başı sağolsun.  

 
Etiketler: Geliyorum, Diyen, Katliam, ve, İnsanlık, Dramı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Aralık 2020
Asgari Ücret ve Corona İlişkisi...
28 Ekim 2020
Cumhuriyet'in 97 nci Yılı Ve Türkiye...
16 Ekim 2020
İttifak İçine Girebilmek İçin Önce HDP Değişmelidir.
03 Ekim 2020
CHP'de Klavye Kabadayılığı
25 Temmuz 2020
CHP 37. Olağan Kurultay'ı.
30 Haziran 2020
CHP Kurultay'ları Ciddiye Alınmalıdır.
05 Haziran 2020
Amaç CHP'yi Karıştırmak HDP'yi Kışkırtmak.
13 Mayıs 2020
Ülke Ekonomileri ve Virüs İlişkisi.
02 Mayıs 2020
Corona Devam Ediyor Peki Siyaset Ne Yapıyor?
26 Nisan 2020
Covit-19 ve Aklıma Takılanlar...
22 Mart 2020
Sadece "yasak" getirmekle olmuyor...
31 Ocak 2020
Vah Vatandaşım Vah..!
25 Aralık 2019
Kanal İstanbul..!
31 Ekim 2019
Cumhuriyet'in 96.Yılı ve Değişen Siyasi Dengeler
30 Eylül 2019
İstanbul Depremi ve Siyaset Gündemi
10 Ağustos 2019
Kaz Dağları, Yabancı İşgali ve Çevre Katliamı...
30 Temmuz 2019
Suriye'li Göçmen Sendromu..!
25 Haziran 2019
Büyük Zafer İstanbul ve Türkiye'ye Hayırlı Olsun
10 Haziran 2019
Nerede Kalmıştık?
13 Mayıs 2019
Herşey Çok Güzel Olacak
20 Nisan 2019
İstanbul'da İş Bitti Tekrar Seçim Çok Düşük Olasılık...
01 Nisan 2019
Zafer Dürüstlük ve Samimiyetle Çalışanlarındır
18 Şubat 2019
CHP'deki Başarı Atamalardaki Adalete Bağlı
21 Ocak 2019
Sorun..! Cumhuriyet Tarihinin En Düşük Halk Desteği.
27 Aralık 2018
2019'a Beş Kala Türkiye
26 Kasım 2018
Yerel Seçimlere 4 Ay Kala Siyasetin Durumu
28 Ekim 2018
Yerel Seçimlerde AKP Zorda, CHP Avantajda.
21 Eylül 2018
Yerel Seçimler Öncesi CHP'de "ön seçim" Tartışmaları.
28 Ağustos 2018
Büyük Taarruz ve Zafer'in 96. Yılında Türkiye
02 Ağustos 2018
CHP'de Genel Başkanlardan Önce Zihniyetler Değişmelidir
21 Temmuz 2018
CHP'de Zamansız Kongre Girişimleri
28 Haziran 2018
İkinci Tura Kalacağı Umutla Beklenen Başkanlık'ta Sürpriz..!
08 Haziran 2018
OHAL ve Topal Demokrasi ile Gidilen Seçimler
26 Mayıs 2018
Türkiye`de Gerçek Demokrasiye 30 Gün Kala
04 Mayıs 2018
CHP Adayı ve Başarılı İttifak Süreci
23 Nisan 2018
23 Nisan'da CHP'nin Demokratik Özverisi
03 Nisan 2018
Türkiye'nin Durumu ve Seçimler
21 Mart 2018
CHP'de Örgüt Beklentisi Dışında Bir Tüzük
18 Şubat 2018
CHP’de Çok Önemli Tüzük Kurultayı
09 Şubat 2018
CHP'de 36 ncı Kurultay Yorumum ve Örgütün Beklentileri
25 Ocak 2018
Afrin Harekatı ve CHP Kongresi...
16 Ocak 2018
Kadıköy'ün İstanbul Olduğu Gerçeği ve İl Kongresi...
14 Aralık 2017
Farklı Gündemler Yaratıp, Bundan Medet Umanlar
22 Kasım 2017
Dereye Düşenlerin Tutunacak Dal Arayışı...
29 Ekim 2017
Cumhuriyetimizin 94. Yılını Kutlarken
19 Ekim 2017
AKP Her Geçen Gün Eriyor CHP ise Yükseliyor
21 Eylül 2017
Bu Kongrelerin Önemi Çok Büyük
28 Ağustos 2017
CHP’de Kongreler ve Seçimler Süreci Başlıyor
25 Temmuz 2017
Cemaat, Tarikat ve Biatçılıktan Ders Çıkarmak
10 Temmuz 2017
Adaleti Sevmeyenlere İlk Uyarı Başarıldı
25 Haziran 2017
#Adaletsiz Siyaset Olmaz
14 Haziran 2017
CHP'de Bir Dürüstlük Sembolünü Anarken
25 Mayıs 2017
Kurucu Parti Sıfatını Korumak ve Halka Güven Vermek
05 Mayıs 2017
Yüzde 49'un Başkan Adayları ve CHP'nin Misyonu
22 Nisan 2017
Muhalefeti Güçlendiren Bir Referandum ve CHP
06 Nisan 2017
Referandum'mu yoksa Genel Seçim mi?
10 Mart 2017
Mehter Marşıyla Gelip İzmir Marşıyla Gitmek
12 Şubat 2017
Yeni Anayasa İçin Referanduma Giderken
27 Ocak 2017
Bir Türk ve Bir Japon
04 Ocak 2017
Umut Beklenen Yeni Yıl'da Yine Kan ve Terör
21 Aralık 2016
Terörün adı istihbarat mı yoksa Feto zafiyeti mi?
22 Kasım 2016
Başkanlık Sistemi, Referandum ve CHP
30 Ekim 2016
Cumhuriyet'in 93 ncü Yılında Türkiye
07 Ekim 2016
Çete Mücadelesi mi? Muhalif Tasfiyesi mi?
26 Ağustos 2016
Darbe ve Feto Çetesinden Medet Uman Sözde Demokratlar
14 Ağustos 2016
Darbecilere Karşı Kesin Duruş Ancak İade-i İtibarla Olur.
10 Ağustos 2016
Ulusal Birliktelik Çok Güzel...Ya sonrası...
01 Ağustos 2016
Cemaat Ayaklanması ve Bursa Nutku
17 Temmuz 2016
Bu Seferde ''DARBENEKON'' olmasın
09 Temmuz 2016
Bir Aylık Ayrılık ve Hasret Bitti
06 Haziran 2016
CHP'de "Çoban Ateşi" İkinci Ayak İstanbul
29 Mayıs 2016
Kıvırmanın kolayı: Bilmiyordum, Bilmiyorduk
17 Mayıs 2016
CHP'de Yenilenme Çabaları ve Edremit Mitingi
07 Mayıs 2016
Hangi Hakkın Helali?
27 Nisan 2016
23 Nisan Demokrasi Yolunu Açan Sivil Bir Devrimdir
19 Nisan 2016
Dokunulmazlık Çelişkisi
11 Nisan 2016
Bekaroğlu ve Ensar Vakfı
01 Nisan 2016
1 Nisan ve İnsan Hakları
17 Mart 2016
İlan Edilmemiş "Olağanüstü Hal"
12 Mart 2016
Validebağ'da Hayvansal Vahşet..!
29 Şubat 2016
İBB'nin Kadıköy İçin Siyasi Ve Rantsal Kararı
21 Şubat 2016
CHP'de Birbirine Tahammülsüzlük Neden?
09 Şubat 2016
Laiklik, Terör ve Köy Enstitüleri
27 Ocak 2016
Şimdide CHP'de Atatürk Posteri Polemiği
20 Ocak 2016
CHP'de Kurultay'ın Ardından
12 Ocak 2016
Büyük Kurultaya Giderken
03 Ocak 2016
Sn.Cemal Canpolat İstanbul'u Neden ve Nasıl Kazandı?
29 Aralık 2015
CHP İstanbul İl Kongresi Ardından
22 Aralık 2015
CHP'de Makas Aralıkları Daralıyor
13 Aralık 2015
CHP Kadıköy Seçimlerine Belediye Damgası
20 Kasım 2015
Delege Sistemi Kaldırılmalıdır
05 Kasım 2015
CHP Neden? Seçimi Kaybetti...
02 Kasım 2015
Acı Veren Sonuç ve CHP'de Yapılması Gerekenler
29 Ekim 2015
92'nci Yıl Kutlanmaya Çalışılırken
03 Ekim 2015
Öncelikle "BARIŞ" ın Adı Konmalıdır
15 Eylül 2015
"CHP Emekçi Kendi İç Dinamiklerine Sahip Çıkmalıdır"
29 Ağustos 2015
Yine Kutlama Yasağı ve Sözde Açılım
21 Ağustos 2015
AKp'nin İstediği Ortam Yaratılıyor.
13 Ağustos 2015
Yangını Söndürecek Tek Çözüm 4 lü Koalisyon
23 Temmuz 2015
Beklenen Sonuç ve Dinmeyen Gözyaşları..!
10 Temmuz 2015
Chp'ye Utanmazca "Dinsiz Parti" Yakıştırması
05 Temmuz 2015
"Ülküsünü İnkar Eden Zavallı Bir Siyasetçi"
29 Haziran 2015
Chp-Akp koalisyonu kolay Gerçekleşmez....
18 Haziran 2015
Sn.Bahçeli..! Aklını Başına Al ve İyi Düşün....
10 Haziran 2015
Sonuç: Nafile Koalisyon yada Erken Seçim...
31 Mayıs 2015
31 Mayıs, Gezi Parkı ve Siyaset
29 Mayıs 2015
CHP Seçimlerden 1 nci Parti Çıkabilir...Ancak..!
23 Mayıs 2015
CHP'nin Başarısı Bir Başka Partiye Bağlı Değildir.
15 Mayıs 2015
CHP İstanbul Son Hızla Çalışıyor
Haber Yazılımı