301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
11 Mart 2017 - Cumartesi 00:00
 
HAYIR ÇIKTIĞINDA YÜRÜYÜŞÜMÜZ BİLE DEĞİŞİR
Necdet Saraç
necdet@haber24gazetesi.com
 
 

AKP çok zor günler geçiriyor. Ilımlısıyla, radikaliyle siyasal İslamcı bütün politikalar iflas edince AKP’nin Türkiye için söyleyeceği yeni hiç bir şeyi kalmadı. İdeolojik-politik hegomanyaları kırılmaya başladı. Paniklemiş durumdalar ve şaşkınlar. Havada uçuşan küfürler ve tehditler bundan dolayı arttı! CHP’ye saldırılar ya da “terör örgütleri Hayırcı” teraneleri hatta “Hayırcı” MHP’lilere yönelik saldırılar da bundan dolayı. Baksanıza salon vermiyorlar, verileni iptal ettiriyorlar. O da olmuyorsa saldırıyorlar…

Görünen o ki, çaresizlikten en azından “milletin yarısını terörist ilan etmek zorunda kalan” AKP’liler, hele hele MHP’liler referandum kararından pişman gibiler. “Referandumun ertelenebileceği” söylentilerinin yayılması da sanki bu pişmanlığın bir yansıması gibi… Çünkü bütün baskılara, zorlamalara, kampanyadaki “orantısız güce” rağmen anketler 16 Nisan’da ‘Hayır’ çıkacağına işaret ediyor, üstelik büyük şehirlerde ‘Hayır’ dalgasının daha güçlü olduğu anlaşılıyor. Görülüyor ki, sokaklar “Hayırcı” partilerin de önünden gidiyor. Hayır yelpazesi her gün biraz daha genişliyor. Durum böyle olunca, “gerçek Reisin” sonunun da şu anda vizyonda olan “Reis” filmi gibi olma olasılığı da hızla artıyor!

AKP SÜREKLİ KURNAZI OYNUYOR!

AKP, elini nereye atsa orası kurumaya başladı. Kendi jargonlarıyla “bereketleri” kaybolmuş durumda! Çekirdek kadroları dışında ciddi bir yorgunluk ve bıkkınlık var. Sürekli aldanan ve aldatılan kitlelerin hayalleri bitince, heyecan da bitmiş gibi… Bindirilmiş kıtalarla yapılan mitingler, kapalı salon toplantıları neredeyse bütün televizyonlardan canlı yayınlanıyor olsa da 7 Haziran sonrası yarattıkları “kaos ve istikrar” ikilemi bu kez aynı “derin izleri” bırakmıyor…
Kutuplaştırarak düşmanlaştırma, ırkçılıkla beslenen milliyetçilik ve tabi en önemlisi din halen en önemli kozları… Son Almanya numarası da çaresizliklerinin sonucu…

Ancak anlaşılıyor ki, Merkel hükümetinin bugüne kadar ki tavizlerine ve süreci yönetmedeki bütün beceriksizliğine rağmen iptal edilen toplantılardan dolayı AKP istediği sonucu alamayacak, yeni bir milliyetçi hezeyan dalgası yaratamayacak. Yalandan da olsa Mercedesler yakılmayacak, Alman işyerleri boykot edilmeyecek! Potansiyel milliyetçileri etkilemek için gerilimi arttırma isteği de, Alman Gabriel’in Türk Çavuşoğlu’nun kulağına söylediklerinden sonra düşeceğe benziyor… Nitekim,Alman basınında, “Almanya'nın Putin tarzında bir dış politikaya ihtiyacı yok. Ama birazcık daha realizmin de zararı olmaz” diye yazılmaya başlandı bile. “Realizm” dedikleri de 6 milyon turist ve en az 23 milyar Euroluk yaptırım! Putin yaptırımlarını örnek gösteren Almanlar “Sürekli kurnazı oynayan en sonunda aptal konumuna düşebilir” diye AKP’yi açıktan uyarmayı da ihmal etmediler!

HAYIR ERDOĞAN’I KOLTUĞUNDAN EDER!

Böyle bir süreçte, 16 Nisan akşamı sandıklardan “Hayır” çıkması yalnızca Anayasa değişikliğine “Hayır” anlamına gelmez, asıl olarak Erdoğan’ın bugünkü fiili diktatörlüğüne de “Hayır” anlamına gelir! Türkiye için normalleşmenin ve yeni bir dönemin önünü açar. Kim ne derse desin 17 Nisan sabahı başka bir Türkiye’ye uyanırız!

Erdoğan Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturamaz, hükümet de tam anlamıyla yönetemez duruma düşer. AKP’ye atıfta bulunarak sert söylemlerin ve uygulamaların artabileceği tartışılıyor olsa da “Hayır” sonucu uluslararası alanda iyice yalnızlaşan Erdoğan için sonun başlangıcı olur! Bırakın yılları, aylara yayılan daha fazla sertlik bile tutmaz! Erken seçim gündeme gelir! Hatta, asıl olarak “toplumsal uzlaşma metni olması gereken” Anayasa için “Kurucu Meclis” bile gündeme gelebilir…

YARIN HAYALİ

Alternatif için, iktidar değişikliği için, kitleleri harekete geçirecek en önemli neden kuşkusuz “yarın hayalidir”. Yarın hayali kuranlar, kurdurtabilenler alternatif olurlar. Siyasal İslamın “yarın hayali” bittiğine göre boşluğu sol hızla doldurmalı. Solun, sosyal demokrasinin, Hayırcıların bu hayali kurması ve kurdurtması gerekir…
Çünkü, “Evet” diyenler hergün biraz daha “tek renge” bürünürken, “Hayır” diyenler partilerin sınırlarını da aşarak daha fazla renkleniyorlar…
Evetçiler, dünün “Türk-İslam” bugünün “İslam-Türk sentezcileri”…
Tek adamı ve otoriteyi kutsama dışında söyleyecekleri başka hiçbir şeyleri kalmadı…
Otoriteyi, biatı, güçlü olmak diye pazarlıyorlar…
Herkesi kendi kimliğine hapsediyorlar. Siyaseti sadece etnik ve dini kimlikler üzerinden tarif ediyorlar. Tarif etmekle de kalmıyorlar, kutuplaştırmayı arttırarak siyaseti kimlikler üzerinden inşa etmeye çalışıyorlar…
Yugoslavya’da, Kafkaslar’da, Orta Afrika’da ve Ortadoğu’da denenleri tekrarlıyorlar…
Erdoğan dışında ikinci bir aktörleri de yok, kozları da...
Öykündükleri de Osmanlı…
Kardeşini, çocuğunu boğduran padişah hikayeleri ile dolu olan Osmanlı!

HAYIR YELPAZESİ KİMLİKLER ÜSTÜ!
Hayır cephesi ise çok renkli, etnik ve dini kimliklerin de, ideolojik konumlanışın da üzerinde…
Solcular var, sosyalistler var…
Milliyetçiler var, Milli Görüşcüler de var…
Liberaller de, merkez sağçılar da…
İşçiler de, işverenler de…
Sünniler, Aleviler, Kürtler, Türkler, Ermeniler…
Hepsi bir yana AKP’den yorulanlar da artık “Hayırcı”…

Hayır oyu verecek olanlar kimlikleri aşan “normal bir Türkiye”yi işaret ediyor. Türkiye’de farklı kimlikler yan yana olacaksa, eşit yurttaşlık olmadan olmaz…

Yalnızca bu nedenler bile Hayırcıların “sandıktan ne çıkarsa çıksın sonuç değişmez”, “Erdoğan koltuğu bırakmaz”, “daha fazla sertleşme olur, iç savaş çıkar” gibi olasılıkları tartışmayı ellerinin tersiyle iterek, asıl olarak “Hayır”a yüklenmeleri gerekir! Kuşkusuz, bütün baskıcı iktidarlarda olduğu gibi, AKP de kendi sonunu “dünyanın sonu” olarak gördüğü için her hamleyi yapabilir. Ancak yaşanarak görülmüştür ki, bu tür hamleler kaçınılmaz sonu hızlandırmaktan başka bir işe yaramaz!

Bu nedenle, özellikle “referandum olmayacak” gibi tartışmalara da kapıları kapatmak gerekir. Bu tür tartışmalar Hayır cephesinde yer alanların yalnızca motivasyonunu kırmaya neden olur, “Evetçi” yaklaşımları güçlendirir, çünkü Hayır diyenlerin yarın hayali kurmalarını engeller!

Çok açık ki, 16 Nisan akşamı sandıktan çıkacak “Hayır” yalnızca 15 yıllık “yenilmişliği” değil, çok daha uzun bir sürece yayılan yenilmişlik duygusunu ortadan kaldırır. Siyasal İslamın ideolojik-politik hegomanyasını bütünüyle kırar. Galibiyet hasretini bitirir, başka bir Türkiye’nin kapısını aralar…

16 NİSAN BİR FIRSAT!

Geçtiğimiz günlerde Fransa’da benim de konuşmacı olduğum bir panelde, Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Nesin hem insanın içini acıtan, hem de gerçeği yansıtan önemli bir belirleme yaptı. Ahmet Nesin, salonun bir tarafında asılı olan Madımak’ta katledilen canların resimlerini göstererek, “ben bu referandumda en zor durumda olanlardan biriyim: Madımak’ta babamı öldürtmeye çalışan bir insanla (Karamollaoğlu) aynı oyu kullanacağım ve hayır diyeceğim” dedi.

İşte 16 Nisan referandum gerçeği bu kadar çarpıcı. Nesin ile Karamollaoğlu, kuşkusuz 17 Nisan sonrasını birlikte kurgulayamazlar ama sandıktan ‘Hayır’ çıkarsa “Başka Bir Türkiye”nin yolunu “birlikte” açmış olurlar…
“Hayır”la birlikte Erdoğan başta olmak üzere Bahçeli de tasfiye olur ve Türkiye’de normalleşme başlar! Böylece siyaset sahnesinde de kartlar yeniden karılır!
“Başka Bir Türkiye”, insanları milliyetçi, ırkçı, bölücü olmaktan kurtarır…
Önce düşman yaratma, sonra da linç etme ve birçok zaman da katletme kültürüne son verdirir…
Suriye’den Irak’tan çekileceğimiz için, El Bab’da ya da başka bir yerde askerlerimiz ölmez...
Hukukun herkese eşit ve adil uygulanmasının önünü açar. Zorla yazılmış iddianamelerle yargılamalar sona erer, bütün dosyalar yeniden açılır!
Farklı kültürler, kimlikler ve inançlar,  yasanın o hiç uygulanmayan satır aralarında gizli kalmaz,  günlük hayatta da eşit olmaya doğru yol alır. Kimlikleri telaffuz etmek de normalleşmeye başlar…
Tabi ki, laiklik de yeniden hatırlanır… Şiddet olmadığı sürece kimin nasıl inandığının, nasıl ibadet ettiğinin ve giyindiğinin bir hükmü kalmaz…

16 Nisan bir fırsat, sandıklardan ‘Hayır’ çıktığında herkesin yürüyüşü de değişir, Türkiye de değişir!

 
Etiketler: HAYIR, ÇIKTIĞINDA, YÜRÜYÜŞÜMÜZ, BİLE, DEĞİŞİR,
Yorumlar
Haber Yazılımı