301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
14 Nisan 2017 - Cuma 16:19
 
'Hayır' bu ülkenin miladı olacak!
Necdet Saraç
necdet@haber24gazetesi.com
 
 

Referandum’da son iki güne girdik. İstanbul’da Adalar, Ataşehir, Avcılar, Çekmeköy, Göngören, Kadıköy, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Tuzla, Ümraniye, Sancaktepe, Silivri gibi bir çok ilçede, Balıkesir’in Edremit, Bandırma, Manyas ilçelerinde, Avrupa’da Berlin, Paris, St. Louis, Alt Kirch gibi şehirlerde referandum çalışmalarına katıldım. Panellerde konuştum. Kampanyaya birlikte katıldığım yoldaşlarla sokaklarda esnafı ziyaret ettik, kahvelerde vatandaşla sohbet ettik, site sakinleriyle toplantılara katıldık, pazarlarda “Hayır” bildirileri dağıttık…

Ümraniye’nin Kazım Karabekir gibi CHP’nin yüzde 15 oy aldığı mahallede de, yüzde 55 oy aldığı Burgazada’da da çalışmalara katıldım… CHP ve HDP dışında, AKP, MHP ve SP’lilerle sohbet ettim, bazen de tartıştım... Bazı yerlerde çok sıcak ilgiyle karşılaştık, bazı yerlerde de “Reis”in söyledikleri dışında başka bir söz duymak istemeyen “taraftarların” nefret ve kin dolu yaklaşımlarıyla karşılaştım, hatta bir-kaç esnaf ziyaretinde de deyim yerindeyse fiilen kovuldum… (Kuşkusuz bu druum, bir iki satırda yazıp geçilmeyecek kadar, hem sosyolojik açıdan, hem de siyasal açıdan ayrıca değerlendirilmesi gerekene son derece önemli bir konu…)

Bazı “kovulma sahnelerine” rağmen, 7 Haziran ve 1 Kasım seçim kampanyalarına da katılmış bir olarak açıkça gördüm ki, kamu olanaklarını tümüyle arkasına alan, irTürkiye siyasal tarihinin tek yanlı ve en orantısız kampanyasına rağmen, dağ taş “Evet” sloganları ve Erdoğan’ın resmiyle donatılmış olsa da tablo değişmiş. Sokağın biriken öfkesi, CHP dahil “Hayır” kampanyası yapan bütün partileri aşmış, adı konmamış bir halk hareketine dönüşmüş durumda… Bu hareket yalnızca CHP, HDP, Haziran gibi siyasal yapıları da kapsamıyor. Bu hareket sokakta MHP’nin, Saadet Partisi’nin tabanında eski merkez sağcı DYP’lileri de kapsıyor…

“EVET” İÇİNDE “HAYIR” ÇOK!

Devletin ve belediyelerin sağladığı kamu olanaklarından doğrudan yararlanan milyonlara, OHAL koşullarına ve dehşetli psikolojik baskıya, ulusal kanallarda ki yüzde 91’lere varan tek yanlı “Evet” yayınına, dinin ve milliyetçiliğin istismarına rağmen sokaktaki açık-gizli “Hayır” tercihi oldukça yüksek…

Çünkü, ekonomik ve siyasal sorunların da etkisiyle sokakta ciddi bir “AKP yorgunluğu” oluşmuş durumda…
Kutuplaştırma da, herkesle düşmanlaştırma tavrı da milleti yormuş durumda…
Bölgede ve Avrupa’da neredeyse kılıçları çekerek düşman olmadığımız ülke kalmamış olması esnafı iyice yormuş durumda… Sokaklar satılık ve kiralık boş dükkan ilanlarıyla dolu. Bu gerçek Bağdat Caddesi’nde de, Ümraniye’de de, Güngören’de de böyle…
Boş dükkanlara, düşen cirolara rağmen Reis’i desteklemeye devam eden esnafın kuyruğu dik tutmak için direnmeye devam ettiğini de not düşmekte yarar var. Nitekim dükkandan içeri girip sohbete başlayıp, “işler nasıl” diye sorduğunuzda renk hemen ortaya çıkıyor. “İşler nasıl” sorusu “Evet” ya da “Hayır” için tam bir turnusol görevi görüyor! Halen Reis’in yanında olan esnaf durumu iyi göstermek için hemen “Allah şükür işler iyi” cevabını yapıştırıyor. Biatı ve korkuyu kısmen aşan esnaf ise sizin kulağınıza “1 Kasım’da AKP’ye oy verdim ama şimdi Hayır diyeceğim” diye fısıldıyor…

HAYIR, “YETER ARTIK” DEMEKTİR!

Ne söylenirse söylensin, sokakta, demokrasinin geliştirilmesi dahil Türkiye’nin temel hiçbir sorununa cevap üretmeyen bir Anayasa değişikliği önerisinin zorlama olduğu ve esas olarak Reis’i Sultanlığa taşımak isteyen bir hamle olduğu biliniyor. Asıl muradın tek adam olarak Reis’in yetkilerini arttırmak ve olası her hangi bir yargılamaya karşı Reis’i koruma çemberine almak olduğu AKP’lilerin önemli bir bölümü de dahil herkes tarafından hem biliyor, hem de konuşuluyor… Yalnızca Erdoğan ve AKP yöneticileri değil, sokaktaki AKP’li de bu dönem kapanırsa Reislerinin yargılanacağını biliyor…

Bu çerçevede Pazar günü yapılacak halk oylamasında yarışanların partiler olmadığı da biliniyor. Kaldı ki, konuyu “parti yarışı” olarak da ele almaya kalksak da ortada artık AKP diye bir parti yok. AKP’nin artık yalnızca ismi ve tabelası var. AKP fiili olarak tasfiye edilmiş durumda. Tıpkı MHP gibi… Ortada, otoritesi ve sınırsız yetkileri ile yalnızca Reis var. Bu nedenle Pazar günü de oylanacak olan da Anayasa falan değil. Pazar günü oylanacak olan “Reis’in bizzat kendisi. Aslında bu oylama fiili bir “Güven oylaması” anlamına da gelecek: Pazar günü “Reisin yetkileri artacak mı, sınırlayacak mı” sorusu cevap bulacak! 15 yıldır süren “tek adam rejimine” “tamam mı devam mı” diyeceğiz!

Bir döneme “yeter artık” demek için cevabın “Hayır” olması gerekiyor. Pazar günü sandıklardan çıkacak “Hayır” cevabı, Türkiye için normalleşme sürecinin başlaması anlamına gelecektir.

İşte o zaman katılımcı bir demokratik Anayasa yapılabilecek. İnsanlar gardlarını almadan birbiriyle yeniden konuşabilecek. Kamu olanakları bir kişinin emrine verilmeyecek. Faklı etnik ve dini kimliklerin, hatta bölgelerin kutuplaşmasının, düşmanlaşmasının önüne geçilecek, hukukun herkes için eşit ve adil uygulanması gerektiği yeniden hatırlanacak. Komşularımızla ve bölgeyle kavga yerine barış öne çıkacak… Şimdi “Evet” diyenlerin renksizliği ve tekliği, “Hayır” diyenler geniş renkli resminin ortak bir parçası olacaktır…

17 Nisan sabahı yeni bir başlangıca uyanmak için Reis’in Pazar günü sandıktan biçimi ne olursa olsun “güvenoyu” almaması gerekiyor!

Çünkü Erdoğan’ın da, onun Akademisyenlerinin de, gazetecilerinin de Türkiye için söyleyebilecekleri yeni hiçbir şeyleri kalmamış durumda. Bu nedenle “Evet Cephesi”nin haftalardır televizyonlarda, gazetelerde, meydanlarda yalnızca küfür etmesi tesadüf değil. Bunların yarına dair söyleyebilecekleri hiçbir şey yok. Umut da yok. Havada uçuşan küfürlerin nedeni de bu…

Onlarca yıldır süren, son 15 yılda ise iyice pekişen psikolojik üstünlüklerini de, ideolojik-politik hegomanyalarını da hızla kaybediyorlar…

Psikolojik üstünlük de, ideolojik-politik üstünlük de el değiştiriyor… “Hayır” kampanyası ile bütün partileri aşan sokak “Başka bir Türkiye Mümkün” hayalini yükseltmeye başladı. Çünkü yarına dair hayali olanlar bizleriz…

Bunca baskıya, sokaklarda “Evet”in propaganda ve görsel üstünlüğüne rağmen, AKP’li şirketlerin anketlerinde bile “Hayır”ın yüzde 50’ye yakın seyretmesi tesadüf değil, belli değil mi, dipten güçlü bir “hayır dalgası” geliyor…
“Hayır diyeceğiz, ama sandıktan Evet çıkar” gibi “hayır” motivasyonunu olumsuz etkileyen tartışmaları da, “Sandıktan Hayır da çıksa bir şey değişmez” gibi anlamsız yaklaşımları elimizin tersiyle iterek, son iki gün dipten gelen dalgayı daha da büyütmeliyiz…

Son iki günde moral üstünlük her şeyden önemli…

Telaşa gerek yok: “Hayır içinde Evet yok ama Evet içinde Hayır çok”!

 
Etiketler: , 'Hayır', bu, ülkenin, miladı, olacak!,
Yorumlar
Haber Yazılımı