301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
10 Ağustos 2019 - Cumartesi 02:31
 
Kaz Dağları, Yabancı İşgali ve Çevre Katliamı...
Özhan Mete
ozhanmetechp@gmail.com
 
 

Yaklaşık on yıl aradan sonra tekrar Kaz Dağları'na gittim. En son kuzenimin düğünü için o bölge'ye gitiğimde Kaz Dağlarına çıkmıştım. Ancak daha önceleride , sonrasıda arabayla gittiğim her seyahatte mutlaka Çanakkale üzerinden geçerek Kaz Dağlarının o güzel havasını teneffüs eder, sonra daha güneye inerdim.

 

Çevreci bir aktivist değilim, bu tip dernek yada stk larda kaydım falanda yok. Kazdağları yada yakınlarındaki yerleşim bölgelerinde bir yazlık mekanada sahip değilim. Spor yada hobi olarak dağcılık, tracking, çadır kampları...vs gibi işlerle uğraşan ve doğa ile içiçe yaşayan insanları takdir edip, onlara saygı duysamda bir türlü kendimin becerip yapamadığım olaylardır. 

 

Buna mukabil yeşillik ve ormanların yeryüzünde yaşayan başta insanlar ve hayvanlar olmak üzere tüm canlıların oksijen, su ve besin kaynakları olarak önemini biliyorum.

Her yıl bilhassa yaz aylarında muhtelif yerlerde hektarlarca orman alanının ya dikkatsizlik yada bilinçli olarak  yandığı/yakıldığı bir Ülkede Kaz Dağları'nın önemi çok daha fazla ortaya çıkmaktadır.                                                           

Tüm Dünya'daki gibi Ülkemizde'de ekonomi ve para insan/canlı hayatından çok daha önemli olamaz/olmamalıdır.

 

İşin bu tarafından bakarsak Kaz Dağlarının bugünkü durumu insanlık suçudur. Malesef gerek söz edilen Kanada şirketi, gerekse diğer bahsedilen çeşitli ortaklıklar kendi Ülkelerinde yapamadıkları tasarrufları bizim Ülkemizde yapabilmek özgürlüğü içindedir                                                               

 

Orman yangınları olsa ihmal yada kaza diyebilirsin. Ama bu iş insan eliyle göz göre göre yapılınca buna çevre katliamı demekten başka bir isim bulamıyorsun.                                                                                                      

 

Olayı yerinde görüp, incelemek üzere yola çıktığım Kaz Dağlarında malesef o acı tabloyu görüp, şahit oldum. Tabiki bu sözlerlede izah edilemez. Gidip bizzat görmek gerekir. Bir orman nasıl olurda yangından çıkmış bir enkaz haline getirilebilir? İşte buna şahit oldum. Birçokları göz yaşlarını tutamadı.

İzlenimlerime gelince;

 

Bu mevcut içler acısı görüntü bir ay, bir yılda olabilecek bir şey olamaz. Bu yıllara dayanan bir hafriyat ve düzenleme çalışmasıdır. Yüzbinlerce m3 orman toprağı yer değiştirmiştir. Yoluna çıkan tüm ağaçlar acımasızca katledilmiştir. En az iki aracın rahatlıkla yanyana geçebileceği kilometrelerce orman yolları açılmıştır. 5 ayrı yol yapıldığı söylenmektedir.                   

 

Elimdeki telefon bilgilerine göre orman içinde şantiyeye gidiş ve dönüş olarak toplam 13 km yol yürümüşüm. Yolun sağ ve sol yanlarında makinaların izleri ve kırılarak kurumuş çam ağaçlarının kalıntıları halen durmaktadır. Yani ormana makinalarla haince dalınıp, savaş yerine döndürüldüğü her haliyle belli oluyor. Bu işle ilgili yüksek gerilimli elektrik direkleri ile trafo ve santralların yeni yapıldığı belli oluyor.  13 km boyunca süren yürüyüşte bir tek kuş yada başka bir hayvan sesini duyamadık. Belliki hepsi kaçmış ve ormanda canlı yaşam bitirilmiş. Ömrü zaten kısa olan birkaç kelebekten başka sinek ve arı bile kalmamış.

 

Bu katliamın acı manzarası karşısında ne söylesek boştur. Bazı siyasiler tv lere çıkmış utanmadan olan olmuş, ne yapalım geri dönüş yok modundalar. Olanın olduğu zaten görülüyorda bu insanlık suçu hasır altımı edilecek?

 

İşin en başından beri bu durumu görüp, bilipte sessiz kalan, bugüne kadar bekleyen, işin bu kadar acı ve vahim durumlara gelmesine göz yuman her kimlerse işi yapanlarla ortaklaşa suçludur. Bunun partisi de, siyaseti de, siyasetçiside, propagandası da olmaz. Taraflı/tarafsız, düşünüp/konuşabilen, gözleri görüp/kulakları duyan hatta burnu koku alabilen her canlı buna itiraz eder.                                                                                                                         

 

Sadece yürüdüğüm yol için yaptığım M2 hesabı 65.000 dir. Buna göre orda olması gereken ağaç miktarı yaklaşık 16.250 dir. Bu sadece benim yürüdüğüm yolun m2 sine göredir. Bu yolun dışında kalan milyonlarca M2 inşaat, şantiye ve diğer alternatif orman yollarından kesilmiş ağaçları hesap edersek kamuoyuna açıklanan kesilmiş ağaç rakamların da doğru olmadığını görürüz.  

 

Diyanet İşleri Başkanı din konusunda Devletin en yetkili ağzıdır. Çevre korunması hususundaki son açıklamalarınıda dinledik. Buna göre çevreye ve canlılara verilen/verilecek zararların yaratan Allah katındada kabul görmeyeceği, İslam ve Müslümanlıkla da bağdaşmayacağı gibi şeyler anlatıyor.  

 

Esas işin püf noktası burdadır.

 

103 yıl önce “Çanakkale Geçilmez” ancak “tekrar geleceğiz” diyerek topraklarımızdan kaçan yabancılar malesef tekrar geldiler. Bu sefer askeri güç yerine, ekonomik ve siyasi güçle. Ne tesadüftürki hepte savaş kazandığımız, şehit kanı döktüğümüz yerleri talan etmek, tarihimizi ve Milli değerlerimizi silebilmek üzere şartlanmışlar.

 

Bir TC Yuttaşı olarak MHP'nin Milliyetçi..! Sn.Bahçeli'sine soruyorum. Kaç kez Kaz Dağlarına gidip yaşanan hazin durumu gözlerinizle gördünüz ve bizzat şahit oldunuz? Yine olayı farklı yerlere çekiyorsunuz. Ordaki şirketi koruyan güvenliğin arabasının TC plakasında “ABD” harfleri var. Bu tesadüf mü?           

 

Türk Askeri ve Yurttaşlarımızın hayatları bizler için ne kadar önemliyse, topraklarımızda yetişmiş ve büyümüş ağaçlarımızın yabancılar tarafından katledilmesi de o kadar önemlidir. Bunu unutmayınız Sn.Bahçeli.

 
Etiketler: Kaz, Dağları,, Yabancı, İşgali, ve, Çevre, Katliamı...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Temmuz 2019
Suriye'li Göçmen Sendromu..!
25 Haziran 2019
Büyük Zafer İstanbul ve Türkiye'ye Hayırlı Olsun
10 Haziran 2019
Nerede Kalmıştık?
13 Mayıs 2019
Herşey Çok Güzel Olacak
20 Nisan 2019
İstanbul'da İş Bitti Tekrar Seçim Çok Düşük Olasılık...
01 Nisan 2019
Zafer Dürüstlük ve Samimiyetle Çalışanlarındır
18 Şubat 2019
CHP'deki Başarı Atamalardaki Adalete Bağlı
21 Ocak 2019
Sorun..! Cumhuriyet Tarihinin En Düşük Halk Desteği.
27 Aralık 2018
2019'a Beş Kala Türkiye
26 Kasım 2018
Yerel Seçimlere 4 Ay Kala Siyasetin Durumu
28 Ekim 2018
Yerel Seçimlerde AKP Zorda, CHP Avantajda.
21 Eylül 2018
Yerel Seçimler Öncesi CHP'de "ön seçim" Tartışmaları.
28 Ağustos 2018
Büyük Taarruz ve Zafer'in 96. Yılında Türkiye
02 Ağustos 2018
CHP'de Genel Başkanlardan Önce Zihniyetler Değişmelidir
21 Temmuz 2018
CHP'de Zamansız Kongre Girişimleri
28 Haziran 2018
İkinci Tura Kalacağı Umutla Beklenen Başkanlık'ta Sürpriz..!
08 Haziran 2018
OHAL ve Topal Demokrasi ile Gidilen Seçimler
26 Mayıs 2018
Türkiye`de Gerçek Demokrasiye 30 Gün Kala
04 Mayıs 2018
CHP Adayı ve Başarılı İttifak Süreci
23 Nisan 2018
23 Nisan'da CHP'nin Demokratik Özverisi
03 Nisan 2018
Türkiye'nin Durumu ve Seçimler
21 Mart 2018
CHP'de Örgüt Beklentisi Dışında Bir Tüzük
18 Şubat 2018
CHP’de Çok Önemli Tüzük Kurultayı
09 Şubat 2018
CHP'de 36 ncı Kurultay Yorumum ve Örgütün Beklentileri
25 Ocak 2018
Afrin Harekatı ve CHP Kongresi...
16 Ocak 2018
Kadıköy'ün İstanbul Olduğu Gerçeği ve İl Kongresi...
14 Aralık 2017
Farklı Gündemler Yaratıp, Bundan Medet Umanlar
22 Kasım 2017
Dereye Düşenlerin Tutunacak Dal Arayışı...
29 Ekim 2017
Cumhuriyetimizin 94. Yılını Kutlarken
19 Ekim 2017
AKP Her Geçen Gün Eriyor CHP ise Yükseliyor
21 Eylül 2017
Bu Kongrelerin Önemi Çok Büyük
28 Ağustos 2017
CHP’de Kongreler ve Seçimler Süreci Başlıyor
25 Temmuz 2017
Cemaat, Tarikat ve Biatçılıktan Ders Çıkarmak
10 Temmuz 2017
Adaleti Sevmeyenlere İlk Uyarı Başarıldı
25 Haziran 2017
#Adaletsiz Siyaset Olmaz
14 Haziran 2017
CHP'de Bir Dürüstlük Sembolünü Anarken
25 Mayıs 2017
Kurucu Parti Sıfatını Korumak ve Halka Güven Vermek
05 Mayıs 2017
Yüzde 49'un Başkan Adayları ve CHP'nin Misyonu
22 Nisan 2017
Muhalefeti Güçlendiren Bir Referandum ve CHP
06 Nisan 2017
Referandum'mu yoksa Genel Seçim mi?
10 Mart 2017
Mehter Marşıyla Gelip İzmir Marşıyla Gitmek
12 Şubat 2017
Yeni Anayasa İçin Referanduma Giderken
27 Ocak 2017
Bir Türk ve Bir Japon
04 Ocak 2017
Umut Beklenen Yeni Yıl'da Yine Kan ve Terör
21 Aralık 2016
Terörün adı istihbarat mı yoksa Feto zafiyeti mi?
22 Kasım 2016
Başkanlık Sistemi, Referandum ve CHP
30 Ekim 2016
Cumhuriyet'in 93 ncü Yılında Türkiye
07 Ekim 2016
Çete Mücadelesi mi? Muhalif Tasfiyesi mi?
26 Ağustos 2016
Darbe ve Feto Çetesinden Medet Uman Sözde Demokratlar
14 Ağustos 2016
Darbecilere Karşı Kesin Duruş Ancak İade-i İtibarla Olur.
10 Ağustos 2016
Ulusal Birliktelik Çok Güzel...Ya sonrası...
01 Ağustos 2016
Cemaat Ayaklanması ve Bursa Nutku
17 Temmuz 2016
Bu Seferde ''DARBENEKON'' olmasın
09 Temmuz 2016
Bir Aylık Ayrılık ve Hasret Bitti
06 Haziran 2016
CHP'de "Çoban Ateşi" İkinci Ayak İstanbul
29 Mayıs 2016
Kıvırmanın kolayı: Bilmiyordum, Bilmiyorduk
17 Mayıs 2016
CHP'de Yenilenme Çabaları ve Edremit Mitingi
07 Mayıs 2016
Hangi Hakkın Helali?
27 Nisan 2016
23 Nisan Demokrasi Yolunu Açan Sivil Bir Devrimdir
19 Nisan 2016
Dokunulmazlık Çelişkisi
11 Nisan 2016
Bekaroğlu ve Ensar Vakfı
01 Nisan 2016
1 Nisan ve İnsan Hakları
17 Mart 2016
İlan Edilmemiş "Olağanüstü Hal"
12 Mart 2016
Validebağ'da Hayvansal Vahşet..!
29 Şubat 2016
İBB'nin Kadıköy İçin Siyasi Ve Rantsal Kararı
21 Şubat 2016
CHP'de Birbirine Tahammülsüzlük Neden?
09 Şubat 2016
Laiklik, Terör ve Köy Enstitüleri
27 Ocak 2016
Şimdide CHP'de Atatürk Posteri Polemiği
20 Ocak 2016
CHP'de Kurultay'ın Ardından
12 Ocak 2016
Büyük Kurultaya Giderken
03 Ocak 2016
Sn.Cemal Canpolat İstanbul'u Neden ve Nasıl Kazandı?
29 Aralık 2015
CHP İstanbul İl Kongresi Ardından
22 Aralık 2015
CHP'de Makas Aralıkları Daralıyor
13 Aralık 2015
CHP Kadıköy Seçimlerine Belediye Damgası
20 Kasım 2015
Delege Sistemi Kaldırılmalıdır
05 Kasım 2015
CHP Neden? Seçimi Kaybetti...
02 Kasım 2015
Acı Veren Sonuç ve CHP'de Yapılması Gerekenler
29 Ekim 2015
92'nci Yıl Kutlanmaya Çalışılırken
12 Ekim 2015
Geliyorum Diyen Katliam ve İnsanlık Dramı
03 Ekim 2015
Öncelikle "BARIŞ" ın Adı Konmalıdır
15 Eylül 2015
"CHP Emekçi Kendi İç Dinamiklerine Sahip Çıkmalıdır"
29 Ağustos 2015
Yine Kutlama Yasağı ve Sözde Açılım
21 Ağustos 2015
AKp'nin İstediği Ortam Yaratılıyor.
13 Ağustos 2015
Yangını Söndürecek Tek Çözüm 4 lü Koalisyon
23 Temmuz 2015
Beklenen Sonuç ve Dinmeyen Gözyaşları..!
10 Temmuz 2015
Chp'ye Utanmazca "Dinsiz Parti" Yakıştırması
05 Temmuz 2015
"Ülküsünü İnkar Eden Zavallı Bir Siyasetçi"
29 Haziran 2015
Chp-Akp koalisyonu kolay Gerçekleşmez....
18 Haziran 2015
Sn.Bahçeli..! Aklını Başına Al ve İyi Düşün....
10 Haziran 2015
Sonuç: Nafile Koalisyon yada Erken Seçim...
31 Mayıs 2015
31 Mayıs, Gezi Parkı ve Siyaset
29 Mayıs 2015
CHP Seçimlerden 1 nci Parti Çıkabilir...Ancak..!
23 Mayıs 2015
CHP'nin Başarısı Bir Başka Partiye Bağlı Değildir.
15 Mayıs 2015
CHP İstanbul Son Hızla Çalışıyor
Haber Yazılımı