Yazı Detayı
26 Eylül 2018 - Çarşamba 00:55
 
Kriz Mriz Falan Filan
Necati Atagül
haber24gazetesi@gmail.com
 
 

''Türkiyede Kriz Mriz yok' sözünü duyunca aklıma  Fransa Kraliçesi meşhur Marie Antoinette, hemen hemen hepimizin ilkokul sıralarından beri kulaklarına çalınan meşhur “Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler” sözü aklıma geliyor.

 

Sarayındaki menüsünde Ejder meyveli smoothie (chia tohumu eşliğinde), efuli (liçi meyvesi eşliğinde), aloevera (starex meyvesi eşliğinde), orman meyveli special, bahçe naneli limonata, taze sıkılmış portakal, taze sıkılmış greyfurt, taze sıkılmış havuç, taze sıkılmış elma,pataşur içerisinde çerkez tavuğu, zencefilli somonlu suşi, tartalet içerisinde antakya usulü humus, susamlı levrek simidi, aydın usulü kuzu çöp şiş bulunan ,16 uçak bulunan filoya rağmen 500 milyon liraya uçağını alana göre kriz gerçekten yok ama, pazar tezgahları ve market rafları en sağır kulağa bile krizin büyümekte olduğunu fısıldıyor. 

 

Youtube Açık Ekran’da “Kriz var kızım, ama fazla konuşmayalım. Bunun başka türlüsü de var. Aldırıverirler!” Diyen amca içimizdeki cesurlardan. 

 

Öyle yazar kasa falan fırlatıcaksın mazallah daha yazar kasa yere düşmeden terörist olarak cezaevindesin.

 

Mesele açık yüreklilikle ortaya konulsa, halkta tedbir alıncağına dair güven oluşabilir ve kriz daha kolay yönetilebilir. 

 

Hastalığa teşhis konulsa tedavi edilebilir ama ;hasta tedaviyi kabul etmiyor yada işine gelmiyor.

 

Yalanı da yalanla örtme çabasındaki hancısı,yancısı,galeyancısı vaybabamcılığa soyunmuş devlet bürokrasisi de ''bana kriz var dedirttiremezsiniz'' nöbetini devralmış durumda.

 

Yeni havalimanı inşaatında çalışan işçiler maaşları ve insani çalışma haklarını talep ediyor. Cevap: yüzlerce gözaltı ve 24 tutuklama. Yetmemiş gibi tetikçi medyadaki linçler… 

 

En insani çığlıkları bile boğmaya çalışan organize bir kötülükle karşı karşıyayız. 

 

Son örneğini İsmail Devrim isimli babanın intiharı üzerine yaşıyoruz. 

Okul pantolonu olmadığından eve gönderilen oğlunun durumuna üzüldüğünü ailesi anlatıyor. 

 

Kaza geçirdiği için yeniden çalışamama endişesi, çocuğunun küçük durumu düşürülmesiyle birleşince gerilimi taşıyamıyor ve intihar ediyor. Acının paylaşılması ve ailenin teselli edilmesi gerekiyor. Gel gör ki AKP trolleri adamın sosyal medyada önceden paylaştığı çocuğuyla gittiği maçın fotoğraflarıyla algı operasyonuna girişti. 

 

Bürokrasi trollerden geri kalır mı? Milli eğitim müdürlüğü ‘gurur intiharı’ dedi. Ki gerçeğe en yakın tespit buydu. Pantolon sorununu doğrulayan ancak çocuğun okuldan gönderildiğini yalanlayan Müdür İbrahim Okutan, “Yapılan araştırmadan ailenin, ne okul idaresine ne de vakfımıza bu konu ile ilgili bir yardım başvurusu olmadığını gördük. Oysa benzeri konularda yapılan yardım talepleri vakıf veya okul idaresi tarafından karşılanmaktadır. Ancak aile gururuna yediremediği için yardım isteyemedi.” diyor.

 

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül de ‘Kriz psikolojik’ demişken Kocaeli Başsavcısı Habip Korkmaz durur mu! İntihar sebebini bunalım olarak açıklıyor. Korkmaz, Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını takipsizlikle kapattığı için önce Çorlu’ya ardından Elazığ’a başsavcı yapılarak ödüllendirilmişti. Yükselişini Kocaeli’ne kadar sürdürmüş. Bu dosyayı da kapatırsa daha büyük ve önemli bir şehri hak edecektir!

 

Anlamak istemedikleri şu: zaten normal şartlarda, durup dururken insanlar intihar etmez. Psikolojilerini bozan şeyi konuşuyoruz. Merhumun eşi; “Formanın üstünü almıştık, altını sonra alırız diye düşünmüştük. ‘Size bakamayacaksam niye yaşıyorum ki?’ diye konuştu. Sabah ölmüş bulduk” diyor. 

 

İşsizlik korkusu, çocuklarını geçindirememe endişesi bazılarına basit ve rutin geliyor galiba. 

 

Bir ocağa ateş düştü, bir hayat söndü, bir çocuk babasız kaldı. Toplumsal tepki oluşursa iktidarları sarsılır diye korktukları kadar geride kalanların ruh sağlığını düşünmüyorlar.

 

Ruhsuz açıklamalar psikolojik kriz konusunda beni ikna etti. Ekonomi yolunu bulur da bu ruhsuzlarla başımız belada…

 
Etiketler: Kriz, Mriz, Falan, Filan,
Yorumlar
Haber Yazılımı