301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
25 Mayıs 2017 - Perşembe 19:43
 
Kurucu Parti Sıfatını Korumak ve Halka Güven Vermek
Özhan Mete
ozhanmetechp@gmail.com
 
 

Sonuçları tartışmalı bir Referandum’dan sonra Yeni Anayasa için uyum yasaları yapılırken bu arada AKP Olağanüstü Kongresinide bitirdi ve Sn.CB Recep Tayyip Erdoğan tekrar partisinin Genel Başkanı seçildi. Böylece Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir partinin Genel Başkanı oldu. Diğer bir deyişle zaten bildiğimiz siyasi ve taraf kimliğini yasal bir statüye büründürdü.

Tartışılan ise parti kimliğinde bir Cumhurbaşkanı’nın siyasi ve politik statüsü ne olacaktır? Yani Sn.Cumhurbaşkanı herhangi bir siyasetçi yada sade bir vatandaş ile ters düşüp iş Adalete intikal ettiğinde Mahkemeler davalara Cumhurbaşkanı mı? yoksa bir Parti Genel Başkanı olan normal bir politikacı olarak mı bakacaklardır?

Benim mantığıma göre bir partinin Genel Başkanı olan politikacı kimliği ile değerlendirmeleri gerekir.

Yani Sn.Kılıçdaroğlu, Bahçeli yada diğer parti liderlerine hukuk nasıl işliyorsa kendisinede aynısı işlemelidir. Aksi halde haksız bir rekabet ortaya çıkacak, AKP dışındaki parti liderleri yada politikacıların hitabet ve propaganda özgürlükleri sınırlanmış olacaktır. Hele Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırıldığı bir Ülkede bu durum son derece yanlıştır.

Önümüzdeki süreçte bu işin nasıl işleyebileceğini göreceğiz. Ancak adaletli, parti liderleri arasında eşitlik haklarını koruyan hukuksal bir çözüm şarttır

Devlette Feto örgütüne karşı operasyonlar tüm hızıyla devam ediyor. Ancak bu operasyonlar Feto örgütüne mi? yoksa AKP muhaliflerine mi? belli değil. İş aynen geçmiş Ergenekon davalarında olduğu gibi birbirine karıştırılmış durumda. Kendilerine her muhalif olanları Fetocu olarak fişleyip tutukluyorlar. Ancak içlerinde nedense bir tane siyasetçi yok. Bu işin siyaset ayağı gözardı edilmeye, gizlenmeye çalışılıyor.

AKP’nin tam düşüşe geçtiği günlerde bir anda dengelerin lehlerine döndüğü 15 Temmuz’un bu tür yaklaşımlarla geçerliliğini gitgide kaybettiğini görüyoruz. Bunu sadece bizler değil, AKP seçmenleride görmeye başladılar. Yani olayların gitgide Sn.Kılıçdaroğlu’nun “kontrollü darbe” sözlerini doğrular nitelikte geliştiğini görüyoruz. Zaten 15 Temmuz’un hemen ertesinde yazdığım bir makalemde “Buda Darbenekon Olmasın” başlığıyla şüphelerimi dile getirmiştim. Bu iddialarım Devleti yönetenlerin tasarruflarıyla gitgide daha çok doğrulanmaya başladı.

Bunların dışında bence dahada önemlisi olan muhalefet yani YSK’ya göre %49 kamuoyuna göre daha fazla bir orana sahip #HAYIR cephesine gelince;

Bu cephenin %25 ile en büyük paydaşı CHP’de şimdilik sesler kesildi gibi görülüyor. Parti içindeki bazı Milletvekillerinin Olağanüstü Kongre talepleri Sn.Kılıçdaroğlu’nun reddetmesi sonucu Olağan Kongre takvimine dönüştü. Ülkenin geldiği bu süreçte doğrusuda buydu. Zaten mevcut delegelerle gidilecek bir Kongrede muhalefetin kazanabilmesi olasılık dahilinde değildi. İş daha önceleride olduğu gibi bazılarının kahramanlık gösterileri ile son buldu. Hele kazanıldığı halde YSK’nın yanlış kararıyla kaybedilen aslında başarılı bir Referandum’dan sonra zaten yeterli imzayıda toplayamazlardı.

Şimdi CHP’de yapılacak iş fazla gecikmeden Başkan adayları için çalışmaları hızlandırmaktır. Zira erken seçim tehditi her an olasıdır. Referandum öncesi bir yazımda erken seçimden korkan MHP’ye karşı “esas evet çıkarsa erken seçim kaçınılmazdır“ iddiasında bulunmuştum. İddiamın hala arkasındayım.
Evet cephesi bu Ülke şartlarnda sabırla iki buçuk sene daha beklemeyecektir.

Bu önümüzdeki süreçte her zaman iddia ettiğim gibi CHP bilhassa öncelikle kendi örgütü içinde önlemlerini almalıdır. Bunu yaparkende çeşitli kimlikler arasında ayrıştırıcı bir tutum izlememelidir. Öncelikle parti içinde barış olmazsa dışardaki #HAYIR cephesine karşı güven verilemez.

Bana göre parti içi barışın önündeki en büyük tehlike Mahallelerden başlayacak olan kongre ve delegasyonlardır. Yıllardır CHP’nin başarısızlığı, birlik ve beraberlik ile örgüt çalışmalarına yeterli katılımın sağlanamamasının en önemli nedenlerinden birisi budur. Öncelikle “seçimsiz bir tüzük kurultayı” yapılmalı, bu tüzükle tüm üyelere seçme hakkı verilmeli, mevcut üyeler yeniden güncellenmeli, liyakat ve emeğe saygı gösterilmelidir. CHP üyelerine oy kullanma hakkı ve aidiyet duygusu verilmedende örgütlerde güven ve çalışmalarada katılım sağlanamaz. Kavga ve ayrışmalarda eskisi gibi devam eder gider.

Zira daha şimdiden birilerininde perde arkası teşvikiyle negatif propagandalar ile örgüt tabanında çatlak sesler ve gruplaşmalar başlamıştır. Bu delegasyon mücadelesi partiyi hiçbir yere götüremez ve partiiçi kavgayı körükleyeceği gibi, kavgalı ve puslu havadan yararlanmaya çalışan birilerine de malzeme olur. Bu kavgalar ise %49 #HAYIR cephesinin dağılmasına yol açar. Rakipleri dahada beter güçlendirir.

CHP radikal karar ve uygulamalarla öyle bir hale getirilmelidir ki; Her bir üyesi "Ben ne olacağım? değil, partim ve Ülkem ne olacak?" diyebilmelidir. Bunun dışında CHP’nin hiçbir şansı kalmamıştır.

Güçlü, kendi içinde birlik ve beraberlik ile yüksek katılımı sağlamış bir CHP’nin tüm #Hayır cephesini ikna edebilmesi çok daha kolaydır. Artık seçimleri kazanabilmenin tek matematiksel sonucu en az %50.01 alabilmektir. Bunun altındaki sonucun hiç bir önemi kalmamıştır. Önümüzdeki Başkanlık seçimleri ise kurucu bir parti sıfatıyla CHP'nin önündeki son şanstır. Bu defada iyi kullanılamazsa Ülke bir daha geri alınmamak üzere tamamen "tek adamlık" sistemine teslim edilmiş olacaktır.
CHP'nin "Kurucu Parti" sıfatını koruyabilmesi 1919'da olduğu gibi kendi ilke ve ideolojilerine inanmış yoldaşlarıyla yani ayrımsız tüm parti üyeleriyle öncelikle kendi içinde bütünleşmesi gerekir. Böylece kendi dışındaki Halkın temsicisi farklı görüşlerde diğer Partiler ile STK'ları kendisine inandırıp, güven verebilir. Eğer 1923'deki gibi toplumun her kesiminden insanların temsil edildiği ortak bir sivil iradeyi tesis edebilirse Yeni Anayasa'ya karşı mücadele kazanılır. Ve bunun yerine Türkiye Cumhuriyeti'nin bugüne kadar yaşamasını tek teminatı olan "Demokratik Parlamenter Sistem" de geri getirilebilir. 

 
Etiketler: Kurucu, Parti, Sıfatını, Korumak, ve, Halka, Güven, Vermek,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Aralık 2020
Asgari Ücret ve Corona İlişkisi...
28 Ekim 2020
Cumhuriyet'in 97 nci Yılı Ve Türkiye...
16 Ekim 2020
İttifak İçine Girebilmek İçin Önce HDP Değişmelidir.
03 Ekim 2020
CHP'de Klavye Kabadayılığı
25 Temmuz 2020
CHP 37. Olağan Kurultay'ı.
30 Haziran 2020
CHP Kurultay'ları Ciddiye Alınmalıdır.
05 Haziran 2020
Amaç CHP'yi Karıştırmak HDP'yi Kışkırtmak.
13 Mayıs 2020
Ülke Ekonomileri ve Virüs İlişkisi.
02 Mayıs 2020
Corona Devam Ediyor Peki Siyaset Ne Yapıyor?
26 Nisan 2020
Covit-19 ve Aklıma Takılanlar...
22 Mart 2020
Sadece "yasak" getirmekle olmuyor...
31 Ocak 2020
Vah Vatandaşım Vah..!
25 Aralık 2019
Kanal İstanbul..!
31 Ekim 2019
Cumhuriyet'in 96.Yılı ve Değişen Siyasi Dengeler
30 Eylül 2019
İstanbul Depremi ve Siyaset Gündemi
10 Ağustos 2019
Kaz Dağları, Yabancı İşgali ve Çevre Katliamı...
30 Temmuz 2019
Suriye'li Göçmen Sendromu..!
25 Haziran 2019
Büyük Zafer İstanbul ve Türkiye'ye Hayırlı Olsun
10 Haziran 2019
Nerede Kalmıştık?
13 Mayıs 2019
Herşey Çok Güzel Olacak
20 Nisan 2019
İstanbul'da İş Bitti Tekrar Seçim Çok Düşük Olasılık...
01 Nisan 2019
Zafer Dürüstlük ve Samimiyetle Çalışanlarındır
18 Şubat 2019
CHP'deki Başarı Atamalardaki Adalete Bağlı
21 Ocak 2019
Sorun..! Cumhuriyet Tarihinin En Düşük Halk Desteği.
27 Aralık 2018
2019'a Beş Kala Türkiye
26 Kasım 2018
Yerel Seçimlere 4 Ay Kala Siyasetin Durumu
28 Ekim 2018
Yerel Seçimlerde AKP Zorda, CHP Avantajda.
21 Eylül 2018
Yerel Seçimler Öncesi CHP'de "ön seçim" Tartışmaları.
28 Ağustos 2018
Büyük Taarruz ve Zafer'in 96. Yılında Türkiye
02 Ağustos 2018
CHP'de Genel Başkanlardan Önce Zihniyetler Değişmelidir
21 Temmuz 2018
CHP'de Zamansız Kongre Girişimleri
28 Haziran 2018
İkinci Tura Kalacağı Umutla Beklenen Başkanlık'ta Sürpriz..!
08 Haziran 2018
OHAL ve Topal Demokrasi ile Gidilen Seçimler
26 Mayıs 2018
Türkiye`de Gerçek Demokrasiye 30 Gün Kala
04 Mayıs 2018
CHP Adayı ve Başarılı İttifak Süreci
23 Nisan 2018
23 Nisan'da CHP'nin Demokratik Özverisi
03 Nisan 2018
Türkiye'nin Durumu ve Seçimler
21 Mart 2018
CHP'de Örgüt Beklentisi Dışında Bir Tüzük
18 Şubat 2018
CHP’de Çok Önemli Tüzük Kurultayı
09 Şubat 2018
CHP'de 36 ncı Kurultay Yorumum ve Örgütün Beklentileri
25 Ocak 2018
Afrin Harekatı ve CHP Kongresi...
16 Ocak 2018
Kadıköy'ün İstanbul Olduğu Gerçeği ve İl Kongresi...
14 Aralık 2017
Farklı Gündemler Yaratıp, Bundan Medet Umanlar
22 Kasım 2017
Dereye Düşenlerin Tutunacak Dal Arayışı...
29 Ekim 2017
Cumhuriyetimizin 94. Yılını Kutlarken
19 Ekim 2017
AKP Her Geçen Gün Eriyor CHP ise Yükseliyor
21 Eylül 2017
Bu Kongrelerin Önemi Çok Büyük
28 Ağustos 2017
CHP’de Kongreler ve Seçimler Süreci Başlıyor
25 Temmuz 2017
Cemaat, Tarikat ve Biatçılıktan Ders Çıkarmak
10 Temmuz 2017
Adaleti Sevmeyenlere İlk Uyarı Başarıldı
25 Haziran 2017
#Adaletsiz Siyaset Olmaz
14 Haziran 2017
CHP'de Bir Dürüstlük Sembolünü Anarken
05 Mayıs 2017
Yüzde 49'un Başkan Adayları ve CHP'nin Misyonu
22 Nisan 2017
Muhalefeti Güçlendiren Bir Referandum ve CHP
06 Nisan 2017
Referandum'mu yoksa Genel Seçim mi?
10 Mart 2017
Mehter Marşıyla Gelip İzmir Marşıyla Gitmek
12 Şubat 2017
Yeni Anayasa İçin Referanduma Giderken
27 Ocak 2017
Bir Türk ve Bir Japon
04 Ocak 2017
Umut Beklenen Yeni Yıl'da Yine Kan ve Terör
21 Aralık 2016
Terörün adı istihbarat mı yoksa Feto zafiyeti mi?
22 Kasım 2016
Başkanlık Sistemi, Referandum ve CHP
30 Ekim 2016
Cumhuriyet'in 93 ncü Yılında Türkiye
07 Ekim 2016
Çete Mücadelesi mi? Muhalif Tasfiyesi mi?
26 Ağustos 2016
Darbe ve Feto Çetesinden Medet Uman Sözde Demokratlar
14 Ağustos 2016
Darbecilere Karşı Kesin Duruş Ancak İade-i İtibarla Olur.
10 Ağustos 2016
Ulusal Birliktelik Çok Güzel...Ya sonrası...
01 Ağustos 2016
Cemaat Ayaklanması ve Bursa Nutku
17 Temmuz 2016
Bu Seferde ''DARBENEKON'' olmasın
09 Temmuz 2016
Bir Aylık Ayrılık ve Hasret Bitti
06 Haziran 2016
CHP'de "Çoban Ateşi" İkinci Ayak İstanbul
29 Mayıs 2016
Kıvırmanın kolayı: Bilmiyordum, Bilmiyorduk
17 Mayıs 2016
CHP'de Yenilenme Çabaları ve Edremit Mitingi
07 Mayıs 2016
Hangi Hakkın Helali?
27 Nisan 2016
23 Nisan Demokrasi Yolunu Açan Sivil Bir Devrimdir
19 Nisan 2016
Dokunulmazlık Çelişkisi
11 Nisan 2016
Bekaroğlu ve Ensar Vakfı
01 Nisan 2016
1 Nisan ve İnsan Hakları
17 Mart 2016
İlan Edilmemiş "Olağanüstü Hal"
12 Mart 2016
Validebağ'da Hayvansal Vahşet..!
29 Şubat 2016
İBB'nin Kadıköy İçin Siyasi Ve Rantsal Kararı
21 Şubat 2016
CHP'de Birbirine Tahammülsüzlük Neden?
09 Şubat 2016
Laiklik, Terör ve Köy Enstitüleri
27 Ocak 2016
Şimdide CHP'de Atatürk Posteri Polemiği
20 Ocak 2016
CHP'de Kurultay'ın Ardından
12 Ocak 2016
Büyük Kurultaya Giderken
03 Ocak 2016
Sn.Cemal Canpolat İstanbul'u Neden ve Nasıl Kazandı?
29 Aralık 2015
CHP İstanbul İl Kongresi Ardından
22 Aralık 2015
CHP'de Makas Aralıkları Daralıyor
13 Aralık 2015
CHP Kadıköy Seçimlerine Belediye Damgası
20 Kasım 2015
Delege Sistemi Kaldırılmalıdır
05 Kasım 2015
CHP Neden? Seçimi Kaybetti...
02 Kasım 2015
Acı Veren Sonuç ve CHP'de Yapılması Gerekenler
29 Ekim 2015
92'nci Yıl Kutlanmaya Çalışılırken
12 Ekim 2015
Geliyorum Diyen Katliam ve İnsanlık Dramı
03 Ekim 2015
Öncelikle "BARIŞ" ın Adı Konmalıdır
15 Eylül 2015
"CHP Emekçi Kendi İç Dinamiklerine Sahip Çıkmalıdır"
29 Ağustos 2015
Yine Kutlama Yasağı ve Sözde Açılım
21 Ağustos 2015
AKp'nin İstediği Ortam Yaratılıyor.
13 Ağustos 2015
Yangını Söndürecek Tek Çözüm 4 lü Koalisyon
23 Temmuz 2015
Beklenen Sonuç ve Dinmeyen Gözyaşları..!
10 Temmuz 2015
Chp'ye Utanmazca "Dinsiz Parti" Yakıştırması
05 Temmuz 2015
"Ülküsünü İnkar Eden Zavallı Bir Siyasetçi"
29 Haziran 2015
Chp-Akp koalisyonu kolay Gerçekleşmez....
18 Haziran 2015
Sn.Bahçeli..! Aklını Başına Al ve İyi Düşün....
10 Haziran 2015
Sonuç: Nafile Koalisyon yada Erken Seçim...
31 Mayıs 2015
31 Mayıs, Gezi Parkı ve Siyaset
29 Mayıs 2015
CHP Seçimlerden 1 nci Parti Çıkabilir...Ancak..!
23 Mayıs 2015
CHP'nin Başarısı Bir Başka Partiye Bağlı Değildir.
15 Mayıs 2015
CHP İstanbul Son Hızla Çalışıyor
Haber Yazılımı