Yazı Detayı
22 Temmuz 2018 - Pazar 20:15
 
Madımaktan Bu Yana Ne Değişti?
Necati Atagül
haber24gazetesi@gmail.com
 
 

2 Temmuz 1993 günü Sivas’ta sığındıkları Madımak Otel’inde 33 aydın ve sanatçı ile birlikte 2 otel çalışanının, otel önünde toplanan kalabalıkların ıslık ve tezahüratları eşliğinde diri diri yakılarak katledilmesinin üzerinden 25 yıl geçti. 

 

Peki insanların diri diri yakıldığı o günden bugüne Türkiye’de ne değişti? 

 

Hemen söyleyeyim: Hiçbir şey…

 

 

Hatta Türkiye, insani duyarlılıklar ile insani ve medeni gelişmişlik açısından çeyrek asırlık bu sürede çok daha gerilere gitti.

 

Türkiye’nin bir kesimi bugün Madımak Katliamı’nda yaşanan insanlık dışı vahşet için yas tutarken, ülkenin diğer bazı kesimleri Madımak’tan farkı olmayan katliamlardan, cinayetlerden, kıyımlardan, insan hakları ihlallerinden, yaygın ve sistematik işkencelerden muzdarip. 

 

Her ne kadar 2 Temmuz, korkunç bir katliam tarihi olarak hafızalara kazınmış olsa da, bu tür katliamların bir daha tekrarlanmaması için tek bir samimi hesaplaşmaya, tek bir reel yüzleşmeye ve tek bir ders çıkarmaya şahit olunmuyor.

 

Bunlardan daha acı olanı ise, yakın tarihin tüm katliam ve cinayetlerinde eli, kolu, rolü olanların semirdikçe semirmeleri iktidar imkanları ile gittikçe güçlenmeleridir.

 

İşte bu güçlenmişliğin verdiği aşırı özgüven ve gözü karalıkla otellere sığınmış masum insanları diri diri yakmakla da yetinmiyorlar artık.

 

Tüm bu caniliklerle adamakıllı yüzleşilip hesaplaşılmadığı müddetçe de hem bugün yaşananlar hem de 2 Temmuz 1993’te yaşananlar bu topraklarda tekrarlanıp duracak. 

 

Tıpkı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu cinayetler, bu zulümler, bu işkenceler, bu gasplar, bu kıyımlar, belki farklı yerlerde farklı isimler altında ama mutlaka, sürüp gidecek.

Bir ülkede ya da toplumda bir katliam ya da soykırım olabilmesi bazı ön koşulların varlığına bağlıdır. 

 

İnsan hayatına değer vermeyen bir millî kültürün mevcudiyeti bu şartların başında gelmektedir. 

Üstün olduğu varsayılan bir ideolojiye sahip totaliter bir toplumun varlığını; baskın olan toplumsal çoğunluğun potansiyel kurbanlarını daha az insani ve hatta insanlık dışı görmesini; ve faillerin güçlü ve merkezi bir otoriteye, bürokratik örgütlenmeye olduğu kadar hastalıklı bireylere veya suçlulara sahip olmasını da buna eklemektedir.

 

Şimdi tüm bu şartların tamamının Türkiye’de olmadığını kim iddia edebilir? 

Böyle bir şey iddia etme cüreti göstereceklerin önüne Türkiye’de yaşayan halkların yüzlerce yıllık geçmişi boyunca ve ülkenin yakın tarihinde yaşanan korkunç kıyımları, katliamları, soykırımları koymazlar mı?

Erdoğan’ın “Tek devlet, tek bayrağa karşı olan buyursun beğendiği yere gitsin,” eski Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün “Rumlar ve Ermeniler devam etseydi bugün aynı milli devlet olur muyduk?” sözleri Türkiye’deki hakim zihniyete dair yeterince fikir vermiyor mu?

 

Erdoğan ve Gönül bu korkunç düşüncelerinde ne yazık ki yalnız değiller. 

 

Bu çarpık yaklaşım bugün Türkiye’de on milyonlarca insan tarafından paylaşılıyor. Madımak benzeri katliamlar ise, yeniden ortaya çıkmak için sadece uygun ortamı ve uygun zamanı bekliyor. 

 

19–26 Aralık 1978 tarihleri arasında Kahramanmaraş’ta Alevilere yönelik tam bir katliam gerçekleştirilmedi mi? 

 

Evleri basılan en az 150 kişi öldürülmedi mi?
 Alevilere ait 200’ün üzerinde ev yakılmadı mı? 
100’e yakın işyeri tahrip edilmedi mi? 
Benzer bir kıyım da Çorum’da 1980 Mayıs-Temmuz aylarında gerçekleşmedi mi? 
Çoğu Alevi olmak üzere en az 57 kişi katledilmedi mi? 
Yüzlerce insan yaralanmadı mı? 
Evleri, iş yerleri yağmalanmadı mı?

 

Diyeceğim o ki, tarihte olmuş ve bugün hala olmakta olan katliamlarla, zulümlerle ve bu ülkenin tüm insanlarına şöyle böyle sirayet etmiş insanlık dışı tüm bu hallerle derli toplu yüzleşmeden, hesaplaşmadan ve hatta yaşananların maddi ve manevi bedelini bir şekilde ödemeden bu topraklarda ne Madımak katliamlarının sonu gelir, ne de bu ülkedeki her adresi tek tek dolaşan insanlık dışı zulümlerin…

 
Etiketler: , Madımaktan, Bu, Yana, Ne, Değişti?,
Yorumlar
Haber Yazılımı