301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
10 Mart 2017 - Cuma 17:31
 
Mehter Marşıyla Gelip İzmir Marşıyla Gitmek
Özhan Mete
ozhanmetechp@gmail.com
 
 

16 Nisan'da Türkiye Yeni Anayasa için Referandum’a gidiyor.  

Hatırlayanlar bilir eskiden Erkan Yolaç’ın yaptığı bir evet-hayır yarışması vardı. Bu Referandum’da tek bir farkla bu yarışmaya benziyor. Sevgili Yolaç’ın programında evet yada hayır sözlerinin ikiside kaybediyor, Mehter Marşıyla gelip İzmir Marşıyla gidiyordun. Bu Referandum’da ise evet yada hayır dan sadece birisi kazanıp, diğeri kaybedecek.
Tabiki hal böyleyken Türk Siyasetide ikiye bölünmüş durumda. Bir tarafta “evet” diyen AKP ile acizlik içinde onun şemsiyesi altına sığınmış, anlaşılmaz bir şekilde Yeni Anayasa’ya destek veren, geçmiş tüm siyasi söylem ve eylemlerini ayaklar altına almış bir Bahçeli MHP’si. Daha doğrusu bu partinin ufak bir kesimi.
Karşılarında ise “Hayır” diyen diğer siyasi partiler yani Yurttaşlarımızın tüm farklı mozaiklerini temsil eden ciddi bir seçmen kitlesi.
Anketlere göre başabaş bir yarış gibi görünsede gerek OHAL gerekse AKP’nin baskıcı tutumu nedeniyle gerçek tercihlerini korkudan söyleyemeyen önemli bir Halk kitlesi var. Anketçiler bunlara kararsızlar diyorlarki oranları %18-20 ler civarında olduğu düşünülüyor. Yani sonuçları değiştirecek önemli bir kitle.
Bence bu kararsız denilen kitlenin kararı bellide yine Erkan Yolaç’ın yarışmasında olduğu gibi bu iki tercihten birisini söyleyerek peşinen kaybetmiş duruma düşmek istemiyorlar.
Daha önce AKP’ye oy vermiş, şu anda kararsız olarak adlandırılan kesimden gerek iş arkadaşlarımız, gerekse dost yada komşularımız güvenli ve birebir samimi ortamlarda birçokları “HAYIR” vereceklerini söylüyorlar. Bunda iktidar ve CB’nının yerinde kalacağınında etkisi var. Aklı selim ile düşünen kararsızlar tek bir kişiye bu kadar çok yetki verilmesine itiraz ediyorlar. Zaten istediklerini yapıyorlar, ne gerek var diyorlar. Buna baktığımızda avantaj “HAYIR” tarafında görülüyor.
Şu anda 7 Haziran seçimleri öncesi gibi terör bir müddettir azalmış hatta durma noktasına gelmiş durumda. Bu bir tesadüf mü? Bence değil. Perde arkasında birileri terör örgütleri ile Referandum süreci için görüşüyor, pazarlıklara giriyor olabilir.
Ayrıca İmralı ve PKK’nın geçmişte Başkanlık Sistemi ile Federasyon istediğinide herkes biliyor. Hatta daha ilerisi Okyanus ötesi ile birçok Avrupa Ülkesi’de bunu istiyor. PYD ve PKK destekçisi ABD’ninde bu terör örgütleri ile anlaşarak bu süreçte eylemlerinize ara verin demediğinide kimse iddia edemez.
Zira emperyalistler Türk Halkı ile temsilcisi Parlamento’yu karşılarına almak yerine, tüm yetkilerle donatılmış Başkan (tek adam) olacak bir lideri muhatap almak işlerine gelir. Dünya'daki geçmiş olaylara bakarsak Başkanlık makamında olacak gerek Tayyip Bey gerekse ilerde yerine gelebilecek herhangi birileri için oldukça risk taşıyan bir sistemdir.
Siyaset Tarihinde "Tek Adamlık" Rejimleri'nin emperyalistler için ne kadar verimli bir ortam olduğunu, Diktatörlük ile yönetilen Devletlerin tek yetkili Başkanlarının kendilerine boyun eğmedikleri takdirde çeşitli bahane ve provokatif ortamlar yaratılıp, o Ülke halkınıda yanlarına alarak nasıl çökertildiklerini biliyoruz.
Peki Sn.Bahçeli’nin bunlardan haberi yok mu? Elbetteki var ancak bunu bilerek “evet” için desteğe inatla devam ediyor. Kendisi tükenmiş olan siyasetine ve bitirdiği partisine çıkış yolu olarak AKP’nin şemsiyesi altına girmeyi doğru görüyor. Başkanlık olursa birincisi, pastadan bana ve bazı arkadaşlarıma bir “evet” payı verirler diye düşünebilir. İkinci ve daha acı bir senaryo olarak belkide dış mühraklar ile anlaşıp Tayyip Bey'i tuzağa düşürmek istiyor olabilir. Zira Yeni Anayasa'yı aniden gündeme getiren kendisi. Eğer ikinci senaryoyu düşünüyorsa bunun faturası sadece Tayyip Bey'e değil tüm Türkiye'ye çıkacağınıda bilmesi gerekir.

Sn.Bahçeli’ye baktığınızda o kadar gözü kararmışki geçmişte siyasi mücadele verdiği tüm değerlerini bir kenara atarak AKP’nin tasarruflarına sözde itiraz edip, sonra boyun eğmek zorunda kalıyor. Örneğin Barzani ziyaretinde Kürt Bayrağı krizinde fırçayı yiyince sesini kesmesi, Bakanı Mehmet Şimşek’in tv lerde kürtçe Referandum propagandası yapmasını duymazdan, görmezden gelmesi gibi.
 
Binali Bey'e gelince anlamak mümkün değil Bir insan Başbakanlık yetkilerinden vazgeçip, vesayetçiliği nasıl yasal hale getirebilir? OHAL'de Referandum yaptırmam diyordu ancak o sözlerinide çöpe attı.

Bütün bunlar herkesin kafasında karışıklık yaratıyor. İster istemez insanlar Türkiye nereye götürülüyor? diye endişe ediyor.
AKP cephesine gelince değişiklik yok. Yine tüm komşular, eski dost ve müttefik Ülkelerle kavga ve çekişmeler devam ediyor. Son Almanya’daki propaganda krizi ortalığı iyice gerdi. Aslında Almanya tutuklanan Türkiye temsilcisi Deniz Yücel adlı gazeteciye karşı misilleme olarak bir yasak getirmiştir. Ancak AKP bunu görmezden gelerek olayı farklı yerlere çekmeye, ona göre kamuoyu yaratmaya çalışıyor.
İktidarın bu krizi Almanya’nın demokrasi yanlışı olarak göstermesi doğru bir yaklaşım gibi görülsede, aslında kendi Ülkesinde benzer durumları yaşatmaya devam etmeside bir o kadar yanlıştır. Devleti Yönetenler Dış Siyasette kendi kazdıkları kuyuya kendileri düşmekle kalmayıp, birde Ülkeyi Dış İlişkiler açısından ne durumlara soktuklarını artık görmeleri, onlar göremiyorsa Halkın bunları sorgulaması gerekir.
Bu arada CHP’nin Almanya’daki kendi propaganda gezisini iptal ederek yasaklamaya tavır koyması gerek siyaset gerekse Türk Demokrasisi açısından güzel bir davranıştır. Aynı zamanda Ülke olarak birlik ve beraberlik mesajıdır. En azından AKP’nin bundan bir ders çıkarmasını, Yurttaşlarımızında bunu anlayabilmesini dilerim.
Süreç bu şekilde devam ederken 16 Nisan’daki Referandum sonucunda kimlerin Mehter Marşı ile gelip, İzmir Marşı'yla gideceklerini göreceğiz.
 
Etiketler: , Mehter, Marşıyla, Gelip, İzmir, Marşıyla, Gitmek,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Aralık 2020
Asgari Ücret ve Corona İlişkisi...
28 Ekim 2020
Cumhuriyet'in 97 nci Yılı Ve Türkiye...
16 Ekim 2020
İttifak İçine Girebilmek İçin Önce HDP Değişmelidir.
03 Ekim 2020
CHP'de Klavye Kabadayılığı
25 Temmuz 2020
CHP 37. Olağan Kurultay'ı.
30 Haziran 2020
CHP Kurultay'ları Ciddiye Alınmalıdır.
05 Haziran 2020
Amaç CHP'yi Karıştırmak HDP'yi Kışkırtmak.
13 Mayıs 2020
Ülke Ekonomileri ve Virüs İlişkisi.
02 Mayıs 2020
Corona Devam Ediyor Peki Siyaset Ne Yapıyor?
26 Nisan 2020
Covit-19 ve Aklıma Takılanlar...
22 Mart 2020
Sadece "yasak" getirmekle olmuyor...
31 Ocak 2020
Vah Vatandaşım Vah..!
25 Aralık 2019
Kanal İstanbul..!
31 Ekim 2019
Cumhuriyet'in 96.Yılı ve Değişen Siyasi Dengeler
30 Eylül 2019
İstanbul Depremi ve Siyaset Gündemi
10 Ağustos 2019
Kaz Dağları, Yabancı İşgali ve Çevre Katliamı...
30 Temmuz 2019
Suriye'li Göçmen Sendromu..!
25 Haziran 2019
Büyük Zafer İstanbul ve Türkiye'ye Hayırlı Olsun
10 Haziran 2019
Nerede Kalmıştık?
13 Mayıs 2019
Herşey Çok Güzel Olacak
20 Nisan 2019
İstanbul'da İş Bitti Tekrar Seçim Çok Düşük Olasılık...
01 Nisan 2019
Zafer Dürüstlük ve Samimiyetle Çalışanlarındır
18 Şubat 2019
CHP'deki Başarı Atamalardaki Adalete Bağlı
21 Ocak 2019
Sorun..! Cumhuriyet Tarihinin En Düşük Halk Desteği.
27 Aralık 2018
2019'a Beş Kala Türkiye
26 Kasım 2018
Yerel Seçimlere 4 Ay Kala Siyasetin Durumu
28 Ekim 2018
Yerel Seçimlerde AKP Zorda, CHP Avantajda.
21 Eylül 2018
Yerel Seçimler Öncesi CHP'de "ön seçim" Tartışmaları.
28 Ağustos 2018
Büyük Taarruz ve Zafer'in 96. Yılında Türkiye
02 Ağustos 2018
CHP'de Genel Başkanlardan Önce Zihniyetler Değişmelidir
21 Temmuz 2018
CHP'de Zamansız Kongre Girişimleri
28 Haziran 2018
İkinci Tura Kalacağı Umutla Beklenen Başkanlık'ta Sürpriz..!
08 Haziran 2018
OHAL ve Topal Demokrasi ile Gidilen Seçimler
26 Mayıs 2018
Türkiye`de Gerçek Demokrasiye 30 Gün Kala
04 Mayıs 2018
CHP Adayı ve Başarılı İttifak Süreci
23 Nisan 2018
23 Nisan'da CHP'nin Demokratik Özverisi
03 Nisan 2018
Türkiye'nin Durumu ve Seçimler
21 Mart 2018
CHP'de Örgüt Beklentisi Dışında Bir Tüzük
18 Şubat 2018
CHP’de Çok Önemli Tüzük Kurultayı
09 Şubat 2018
CHP'de 36 ncı Kurultay Yorumum ve Örgütün Beklentileri
25 Ocak 2018
Afrin Harekatı ve CHP Kongresi...
16 Ocak 2018
Kadıköy'ün İstanbul Olduğu Gerçeği ve İl Kongresi...
14 Aralık 2017
Farklı Gündemler Yaratıp, Bundan Medet Umanlar
22 Kasım 2017
Dereye Düşenlerin Tutunacak Dal Arayışı...
29 Ekim 2017
Cumhuriyetimizin 94. Yılını Kutlarken
19 Ekim 2017
AKP Her Geçen Gün Eriyor CHP ise Yükseliyor
21 Eylül 2017
Bu Kongrelerin Önemi Çok Büyük
28 Ağustos 2017
CHP’de Kongreler ve Seçimler Süreci Başlıyor
25 Temmuz 2017
Cemaat, Tarikat ve Biatçılıktan Ders Çıkarmak
10 Temmuz 2017
Adaleti Sevmeyenlere İlk Uyarı Başarıldı
25 Haziran 2017
#Adaletsiz Siyaset Olmaz
14 Haziran 2017
CHP'de Bir Dürüstlük Sembolünü Anarken
25 Mayıs 2017
Kurucu Parti Sıfatını Korumak ve Halka Güven Vermek
05 Mayıs 2017
Yüzde 49'un Başkan Adayları ve CHP'nin Misyonu
22 Nisan 2017
Muhalefeti Güçlendiren Bir Referandum ve CHP
06 Nisan 2017
Referandum'mu yoksa Genel Seçim mi?
12 Şubat 2017
Yeni Anayasa İçin Referanduma Giderken
27 Ocak 2017
Bir Türk ve Bir Japon
04 Ocak 2017
Umut Beklenen Yeni Yıl'da Yine Kan ve Terör
21 Aralık 2016
Terörün adı istihbarat mı yoksa Feto zafiyeti mi?
22 Kasım 2016
Başkanlık Sistemi, Referandum ve CHP
30 Ekim 2016
Cumhuriyet'in 93 ncü Yılında Türkiye
07 Ekim 2016
Çete Mücadelesi mi? Muhalif Tasfiyesi mi?
26 Ağustos 2016
Darbe ve Feto Çetesinden Medet Uman Sözde Demokratlar
14 Ağustos 2016
Darbecilere Karşı Kesin Duruş Ancak İade-i İtibarla Olur.
10 Ağustos 2016
Ulusal Birliktelik Çok Güzel...Ya sonrası...
01 Ağustos 2016
Cemaat Ayaklanması ve Bursa Nutku
17 Temmuz 2016
Bu Seferde ''DARBENEKON'' olmasın
09 Temmuz 2016
Bir Aylık Ayrılık ve Hasret Bitti
06 Haziran 2016
CHP'de "Çoban Ateşi" İkinci Ayak İstanbul
29 Mayıs 2016
Kıvırmanın kolayı: Bilmiyordum, Bilmiyorduk
17 Mayıs 2016
CHP'de Yenilenme Çabaları ve Edremit Mitingi
07 Mayıs 2016
Hangi Hakkın Helali?
27 Nisan 2016
23 Nisan Demokrasi Yolunu Açan Sivil Bir Devrimdir
19 Nisan 2016
Dokunulmazlık Çelişkisi
11 Nisan 2016
Bekaroğlu ve Ensar Vakfı
01 Nisan 2016
1 Nisan ve İnsan Hakları
17 Mart 2016
İlan Edilmemiş "Olağanüstü Hal"
12 Mart 2016
Validebağ'da Hayvansal Vahşet..!
29 Şubat 2016
İBB'nin Kadıköy İçin Siyasi Ve Rantsal Kararı
21 Şubat 2016
CHP'de Birbirine Tahammülsüzlük Neden?
09 Şubat 2016
Laiklik, Terör ve Köy Enstitüleri
27 Ocak 2016
Şimdide CHP'de Atatürk Posteri Polemiği
20 Ocak 2016
CHP'de Kurultay'ın Ardından
12 Ocak 2016
Büyük Kurultaya Giderken
03 Ocak 2016
Sn.Cemal Canpolat İstanbul'u Neden ve Nasıl Kazandı?
29 Aralık 2015
CHP İstanbul İl Kongresi Ardından
22 Aralık 2015
CHP'de Makas Aralıkları Daralıyor
13 Aralık 2015
CHP Kadıköy Seçimlerine Belediye Damgası
20 Kasım 2015
Delege Sistemi Kaldırılmalıdır
05 Kasım 2015
CHP Neden? Seçimi Kaybetti...
02 Kasım 2015
Acı Veren Sonuç ve CHP'de Yapılması Gerekenler
29 Ekim 2015
92'nci Yıl Kutlanmaya Çalışılırken
12 Ekim 2015
Geliyorum Diyen Katliam ve İnsanlık Dramı
03 Ekim 2015
Öncelikle "BARIŞ" ın Adı Konmalıdır
15 Eylül 2015
"CHP Emekçi Kendi İç Dinamiklerine Sahip Çıkmalıdır"
29 Ağustos 2015
Yine Kutlama Yasağı ve Sözde Açılım
21 Ağustos 2015
AKp'nin İstediği Ortam Yaratılıyor.
13 Ağustos 2015
Yangını Söndürecek Tek Çözüm 4 lü Koalisyon
23 Temmuz 2015
Beklenen Sonuç ve Dinmeyen Gözyaşları..!
10 Temmuz 2015
Chp'ye Utanmazca "Dinsiz Parti" Yakıştırması
05 Temmuz 2015
"Ülküsünü İnkar Eden Zavallı Bir Siyasetçi"
29 Haziran 2015
Chp-Akp koalisyonu kolay Gerçekleşmez....
18 Haziran 2015
Sn.Bahçeli..! Aklını Başına Al ve İyi Düşün....
10 Haziran 2015
Sonuç: Nafile Koalisyon yada Erken Seçim...
31 Mayıs 2015
31 Mayıs, Gezi Parkı ve Siyaset
29 Mayıs 2015
CHP Seçimlerden 1 nci Parti Çıkabilir...Ancak..!
23 Mayıs 2015
CHP'nin Başarısı Bir Başka Partiye Bağlı Değildir.
15 Mayıs 2015
CHP İstanbul Son Hızla Çalışıyor
Haber Yazılımı