Yazı Detayı
20 Mart 2016 - Pazar 23:43
 
Sizce ne yapmalıyım ?
Güney Yeşildağ
guneyyesildag@hotmail.com
 
 

Bu yazıyı sizlerden fikir almak amaçlı yazıyorum.
Hikayemi en başından anlatacağım üşenmeyip okursanız sevinirim.

2001 ekonomik krizi sonrası ticari hayatımı sürdürebilmek adına malım mülküm neyim varsa satttım ve gelen parayla şirketime yatırım yapmayı seçtim.Büyük bir şirketti.Dört yüz çalışanı vardı ve birçok ülkede faliyetlerini sürdüren güçlü sayılabilecek bir şirketti.
Çok büyük zorluklar çektim.Verdiğim mücadele sonrası işler ufak ufak toparlanmaya başlıyordu.
Tek gayem şirketimi kriz öncesindeki haline çekebilmekti.
Gelgelelim ki dünya değişiyordu.Şirket yönetmek bizim bildiğimiz eski metodlarla altından kalkılacak bir konu değildi.
Yönetim kelimesi bile yerini yönetişim kelimesine bırakmıştı.
İşi profesyonellerle yürütmek bir tercih değil zorunluluk haline gelmeye başlamıştı.
Bu kapsamda araştırmalar yapmaya başladım.Detaylı araştırmalar sonrasında bir şirkete rastladım.
Adamların internet sitesine girdim.Biraz ön araştırma yapmak niyetindeydim.
Siteyi açar açmaz bir slogan çıktı karşıma.
"Biz yönetiyoruz, siz keyfini sürüyorsunuz."
Sloganın altında ise şezlonga uzanmış kokteyl içen bir çiftin fotoğrafı var.
O kadar huzurlu o kadar mutlu duruyorlardı ki bir anda onların yerine koydum kendimi.
Çok yorulmuştum.Ekonomik kriz ardından yaşadığım süreç ve şirketi eski haline getirme çabası çok tahrip etmişti beni.
Sitedeki yazıların devamını okumaya başladım heyecanla.
Özetle şöyle yazıyordu:
"Şirketinizin tüm yönetim ağını biz kuruyor ve işletiyoruz.Şirkette yenilen içilenlerden tutun da temizliğinden güvenliğine, muhasebesinden insan kaynaklarına, marka pazarlamasından yönetim kuruluna kadar biz yönetiyoruz.Siz ise sadece kar ediyorsunuz.Üstelik oluşacak her türlü zarar bizim tarafımızdan karşılanıyor."
Hızlıca iletişim yazan butonun üzerinden şirketten randevu talep  ettim ve teyitleştik.
Artık yapılacak toplantıyı bekliyordum.Hayaller kurmaya başlamıştım bile.
Hayatımın geri kalanını eşimle dostumla güven ,huzur ve mutluluk içinde yaşamaya devam edecektim.

 

Heyecanla beklediğim gün gelmişti.

Kapı çaldı ve toplantı başladı.Gelen kişilerin ilk izlenimleri eğitimli, donanımlı, giyim kuşamı yerinde olan güven veren bir izlenimdi.

Bu görüşmeyi özetlemek gerekirse sitelerinde yazdıkları gibi ben anahtarı onlara teslim edip gidecektim.Her ay karın  bir kısmı onlara kalacak geri kalan kısmı ise benim hesabıma aktarılacaktı.Üstelik oluşacak tüm zararlar onlar tarafından karşılanacaktı.
Hayallerim gerçek olacaktı...
Uzatmayacağım protokoller yapıldı, sözleşmeler imzalandı.
Dört sene sonunda oturup tekrar durumu değerlendirecektik.
Kabul edersem sözleşme yenilenecekti.
Her şey hayalimdeki gibi gidiyordu artık.Her ay hesabıma düzenli olarak param yatıyordu.Aylık raporları inceliyor ve para sayma makinamın bakımlarını yapıyordum.
Gel zaman git zaman dört yıl doldu.
Tekrar vaatlerini ilettiler inceledim ve kabul ettim.
Bu şekilde aradan yıllar geçti.
Yıllar sonra artık paralarım eskisi gibi yatmamaya başlamıştı.İlk defa şirketime ziyarete gittim.Öylece tek başıma gittim.
Çalışanlarımın tamamı değişmişti.Dört yüz çalışanlı şirketimde artık kırk kişi çalışıyordu.
Topladım tüm şirketi kendimi tanıttım, hikayemi anlattım, çalışanları dinledim.
Durum içler acısıydı.Nitelikler açısından berbat bir toplulukla karşı karşıyaydım.
Telaşla toplantıyı bitirip yönetim katına çıktım.
Gelir ve gider tablolarının yer aldığı dosyayı aldım.Gözlerime inanamadım.
Demin aşağıda gördüğüm kırk kişiye dört yüz kişilik maaş ödeniyordu.
Müdüründen çaycısına kadar büyük bir yolsuzluğun içerisinde olduğumuzu kabullenmek istemiyordum.Çıldırmak üzereydim.
Benim paramı çalıyorlardı ve ben bunun için onlara ödeme yapıyordum!
Birde güvenlik raporlarını inceleyeyim dedim.
Felaket!
Ben şirkette yokken defalarca kez yangın çıkmış.
Çalışanlar yaralanmış, demirbaşlar tahrip olmuş yenileri alınmış.
Hem de defalarca kez!
Sadece yangın olsa yine iyi su basmış, kanalizasyon taşmış, darp olayları yaşanmış...
Yazılan raporların altına da not düşülmüş "Afet".
Düşünmeye devam ettim.
Tamam afet bu olmaz değil ama bu kadar çok olabilir mi?
Neden diğer şirketlerde bu kadar çok ve büyük tahribatlar yaşanmıyordu da benim şirketimde yaşanıyordu?
Sizce şirketimin tüm yönetimlerini teslim ettiğim bu adamlar tarafından kandırılıyor olabilir miyim ?
Sözleşmeme son vermem gerekir mi?

Şirketimin adı: Devlet

Yönetimi teslim ettiğim şirketin adı: Hükümet


Görev tanımı: Şirketimin yönetimini sağlamak, şirketteki can ve mal güvenliğini sağlamak, ekonomik kapsamlı gelişimi sağlamak, şirket çalışanlarının eğitim, sağlık, güvenlik, barınma, beslenme ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak.

Görev bitim tarihi: 2019

Sizce son tarihi beklemeli miyim ?


#Hükümetİstifa

Güney Yeşildağ

 
Etiketler: Sizce, ne, yapmalıyım, ?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı