301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
21 Ocak 2019 - Pazartesi 21:11
 
Sorun..! Cumhuriyet Tarihinin En Düşük Halk Desteği.
Özhan Mete
ozhanmetechp@gmail.com
 
 

Nisan-2017’de bir Anayasa Referandumu oldu. Sonuç ; yüzde 49 Hayır 51 evet. Bunun üzerine iki ay sonra Haziran-2017’de partili ayrımı yapılmadan her kesimden milyonlarca Yurttaşımızın katıldığı bir “Adalet” yürüyüşü yapıldı. Referandum neticesi meydanlarada yansıdı.  O yürüyüşten 1 yıl sonra Haziran 2018’de Cumhurbaşkanlığı “Başkanlık” seçimi yapıldı. Bunuda Tayyip Bey yüzde 52’ye karşılık yüzde 48 oy oranı ile kazandı.

 

Yukardaki tabloya bakınca Türkiye’de iki yıldır Halkın yarı oyları ile değiştirilmiş yeni bir rejim var. Buna karşılık Ülkeyi 51-52 ile yöneten, eskilerine göre çok daha fazla yetkiyle donatılmış bir Cumhurbaşkanı mevcut. Karşısında ise koskoca bir yüzde 48-49 luk "Muhalif Halk" kitlesi var ve desteğe devam ediyor.

 

Geçmişe baktığımızda bugüne kadar Demokrasi ve seçim ile gelen tüm C.Başkanları beğensekte beğenmesekte Halkın temsilcisi olan Meclis tarafından seçilmiştir. Oy veren MV lerinin temsil oranları hesaplanırsa Millet iradesi yüzde 50 nin daha fazlasına yansımıştır. Halbuki son seçim kıl payı kazanılmıştır. Hal böyle oluncada Ülkede hiç birşey yerine oturmamaktadır. Her ne kadar Demokraside matematik dengesi yüzde 50.01 desede iş tek adamlığa gelince ve yetkiler bir kişide toplanınca uygulamada malesef öyle olmuyor. Geri kalan Halk sanki bu Ülkede yok ve yaşamıyormuş duruma düşüyor, dışlanmış gibi hissediyor. 

 

Nede olsa tarafsız değil taraflı bir Cumhurbaşkanı. Aynı zamanda siyasi bir partinin Genel Başkanı, önümüzde kendi gölgesi ve sorumluluğunda yapılacak bir Yerel Seçim.

 

İşte böyle bir denge daha doğrusu dengesizlik ile Yerel Seçimlere gidiliyor. Bu tabloyu koruyup, sadece korumak yetmez kendi lehine çevirebilecek bir Millet ittifakı Türkiye’de çok şey yapabilir. Türk Demokrasisi her türlü yenilik ve tasarrufa açılır, Dış Siyaset ile ticaret ve ekonomi düzelir, en önemlisi iki yıldır Ülkeyi istikrarsızlığa götüren hatta birçok AKP’lininde beğenmeyip, eleştirdiği mevcut Saray rejimi eski parlamenter sistem haline döndürülebilir.

 

Ancak tüm devrim niteliğindeki bu değişimlerin tek yolu Ankara ve İstanbul’u almaktır. En kötü senaryo olarakta diğer bazı İllerin başında Ankara’yı alıp, İstanbul’da ise en azından 4-5 İlçe daha kazanarak umuda yolculuğu devam ettirmek, rakiplerinin moral dengesini bozmak olabilir. 

 

Referandum ve Adalet Yürüyüşünde sonra kendime ve okurlarıma söz vermiştim. Son şansımızı yani Yerel Seçimleri geçirene kadar partimi eleştirmeyecektim. Nedeni ise CHP’nin bu Ülke geleceği için tek umut ışığı olduğu gerçeğini sürdürmek,  İnsanları  daha beter umutsuzluğa düşürmemekti. Yaklaşık 2 yıldır sadece acizane fikir üretip, partimi aydınlatmakla, sokağın ve örgütün sesini duyurmakla, çatlak seslere karşı “biraz sabır edelim” demekle yetindim. Yapılan yanlışları eleştirmek yerine daima yapılması gerekenleri yazdım.                                                                                                                           

 

Zaten bundan 2 yıl öncesine kadar yeterince eleştirilerde bulunmuş, örgütün sesini duyurmaya çalışmıştım. Bir yazar kalemine pranga vurur mu ? Tabiki vurmaz ama eğer olay Ülke ve Partisinin geleceği ise vurmak ve susmak zorunda kalabilir Bu durum tabiki partiçi muhalif bir kısmını  memnun etmeyecektir. Bu gayet doğaldır.  Zira aktif siyasete oynayanlar “partim” değil “ben” demeye alışkındır. İçinde ben yada benim adamımın olmadığı bir oluşumda CHP’de olmasın” diyenler ise oldukça fazladır. Tabiki hal böyle oluncada insanlara  birisini beğendirmek yada seçimlerde çalıştırmak zordur. Ben bildim bileli CHP’de kronik bir hastalıktır.

 

İşte bu nedenle örgütleri hareketlendirmek, sinerji yaratmak ve demokrasi için geçmiş yazılarımda “ön seçim” talep etmiştim. Ön Seçim için bazı haklı gerekçeler önümüze konsada, en azından “eğilim yoklaması” yapılabilirdi. Geçmiş yazılarımda “eğilim” parti için sorun teşkil etmez demiştim. Ama çoğu örgütlerde bu da yapılmadı.

 

Neyse..! Artık hepsi geçti.                                                                                       

 

Bundan sonra İstanbul=Türkiye demek olduğu bilinciyle hareket edilmelidir.  Bunun başka bir çare ve telafisi kalmamıştır.                                         

Geçmişte Halk ve Esnafın şikayet ettiği, halktan kopuk ve vizyonsuz adaylar üzerinde ısrar edilmemelidir. Bilhassa küskün seçmenlerin sandığa götürülmesinin zorluğuda gözönüne alındığında; denenmiş, kabul görmemiş ve yıpranmış adayların  Halk ve örgütler üzerinde negatif etkisi fazlasıyla hissedilecektir.

 

Umarım CHP Yönetimleri bu son şanslarını iyi değerlendirir. Yönetimlerin muhtemel başarısı İstanbul’u kazanmaktan geçmektedir. Bu aynı zamanda CHP’nin yani Türkiye’nin başarısı olacaktır. Hepimizin göz ve kulaklarından hiç birşey kaçmasada, herşeyin farkında olsakta parti menfaati için belli yere kadar bazen susmak, bazende görmezden gelmek gerekiyor.                                                                               

 

Bana gelince 31 Mart’a kadar “konuşmak” yerine “susmak”  ve sadece CHP için çalışmak hakkımı kullanmaya devam ediyorum. 

 
Etiketler: , Sorun..!, Cumhuriyet, Tarihinin, En, Düşük, Halk, Desteği.,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
07 Aralık 2020
Asgari Ücret ve Corona İlişkisi...
28 Ekim 2020
Cumhuriyet'in 97 nci Yılı Ve Türkiye...
16 Ekim 2020
İttifak İçine Girebilmek İçin Önce HDP Değişmelidir.
03 Ekim 2020
CHP'de Klavye Kabadayılığı
25 Temmuz 2020
CHP 37. Olağan Kurultay'ı.
30 Haziran 2020
CHP Kurultay'ları Ciddiye Alınmalıdır.
05 Haziran 2020
Amaç CHP'yi Karıştırmak HDP'yi Kışkırtmak.
13 Mayıs 2020
Ülke Ekonomileri ve Virüs İlişkisi.
02 Mayıs 2020
Corona Devam Ediyor Peki Siyaset Ne Yapıyor?
26 Nisan 2020
Covit-19 ve Aklıma Takılanlar...
22 Mart 2020
Sadece "yasak" getirmekle olmuyor...
31 Ocak 2020
Vah Vatandaşım Vah..!
25 Aralık 2019
Kanal İstanbul..!
31 Ekim 2019
Cumhuriyet'in 96.Yılı ve Değişen Siyasi Dengeler
30 Eylül 2019
İstanbul Depremi ve Siyaset Gündemi
10 Ağustos 2019
Kaz Dağları, Yabancı İşgali ve Çevre Katliamı...
30 Temmuz 2019
Suriye'li Göçmen Sendromu..!
25 Haziran 2019
Büyük Zafer İstanbul ve Türkiye'ye Hayırlı Olsun
10 Haziran 2019
Nerede Kalmıştık?
13 Mayıs 2019
Herşey Çok Güzel Olacak
20 Nisan 2019
İstanbul'da İş Bitti Tekrar Seçim Çok Düşük Olasılık...
01 Nisan 2019
Zafer Dürüstlük ve Samimiyetle Çalışanlarındır
18 Şubat 2019
CHP'deki Başarı Atamalardaki Adalete Bağlı
27 Aralık 2018
2019'a Beş Kala Türkiye
26 Kasım 2018
Yerel Seçimlere 4 Ay Kala Siyasetin Durumu
28 Ekim 2018
Yerel Seçimlerde AKP Zorda, CHP Avantajda.
21 Eylül 2018
Yerel Seçimler Öncesi CHP'de "ön seçim" Tartışmaları.
28 Ağustos 2018
Büyük Taarruz ve Zafer'in 96. Yılında Türkiye
02 Ağustos 2018
CHP'de Genel Başkanlardan Önce Zihniyetler Değişmelidir
21 Temmuz 2018
CHP'de Zamansız Kongre Girişimleri
28 Haziran 2018
İkinci Tura Kalacağı Umutla Beklenen Başkanlık'ta Sürpriz..!
08 Haziran 2018
OHAL ve Topal Demokrasi ile Gidilen Seçimler
26 Mayıs 2018
Türkiye`de Gerçek Demokrasiye 30 Gün Kala
04 Mayıs 2018
CHP Adayı ve Başarılı İttifak Süreci
23 Nisan 2018
23 Nisan'da CHP'nin Demokratik Özverisi
03 Nisan 2018
Türkiye'nin Durumu ve Seçimler
21 Mart 2018
CHP'de Örgüt Beklentisi Dışında Bir Tüzük
18 Şubat 2018
CHP’de Çok Önemli Tüzük Kurultayı
09 Şubat 2018
CHP'de 36 ncı Kurultay Yorumum ve Örgütün Beklentileri
25 Ocak 2018
Afrin Harekatı ve CHP Kongresi...
16 Ocak 2018
Kadıköy'ün İstanbul Olduğu Gerçeği ve İl Kongresi...
14 Aralık 2017
Farklı Gündemler Yaratıp, Bundan Medet Umanlar
22 Kasım 2017
Dereye Düşenlerin Tutunacak Dal Arayışı...
29 Ekim 2017
Cumhuriyetimizin 94. Yılını Kutlarken
19 Ekim 2017
AKP Her Geçen Gün Eriyor CHP ise Yükseliyor
21 Eylül 2017
Bu Kongrelerin Önemi Çok Büyük
28 Ağustos 2017
CHP’de Kongreler ve Seçimler Süreci Başlıyor
25 Temmuz 2017
Cemaat, Tarikat ve Biatçılıktan Ders Çıkarmak
10 Temmuz 2017
Adaleti Sevmeyenlere İlk Uyarı Başarıldı
25 Haziran 2017
#Adaletsiz Siyaset Olmaz
14 Haziran 2017
CHP'de Bir Dürüstlük Sembolünü Anarken
25 Mayıs 2017
Kurucu Parti Sıfatını Korumak ve Halka Güven Vermek
05 Mayıs 2017
Yüzde 49'un Başkan Adayları ve CHP'nin Misyonu
22 Nisan 2017
Muhalefeti Güçlendiren Bir Referandum ve CHP
06 Nisan 2017
Referandum'mu yoksa Genel Seçim mi?
10 Mart 2017
Mehter Marşıyla Gelip İzmir Marşıyla Gitmek
12 Şubat 2017
Yeni Anayasa İçin Referanduma Giderken
27 Ocak 2017
Bir Türk ve Bir Japon
04 Ocak 2017
Umut Beklenen Yeni Yıl'da Yine Kan ve Terör
21 Aralık 2016
Terörün adı istihbarat mı yoksa Feto zafiyeti mi?
22 Kasım 2016
Başkanlık Sistemi, Referandum ve CHP
30 Ekim 2016
Cumhuriyet'in 93 ncü Yılında Türkiye
07 Ekim 2016
Çete Mücadelesi mi? Muhalif Tasfiyesi mi?
26 Ağustos 2016
Darbe ve Feto Çetesinden Medet Uman Sözde Demokratlar
14 Ağustos 2016
Darbecilere Karşı Kesin Duruş Ancak İade-i İtibarla Olur.
10 Ağustos 2016
Ulusal Birliktelik Çok Güzel...Ya sonrası...
01 Ağustos 2016
Cemaat Ayaklanması ve Bursa Nutku
17 Temmuz 2016
Bu Seferde ''DARBENEKON'' olmasın
09 Temmuz 2016
Bir Aylık Ayrılık ve Hasret Bitti
06 Haziran 2016
CHP'de "Çoban Ateşi" İkinci Ayak İstanbul
29 Mayıs 2016
Kıvırmanın kolayı: Bilmiyordum, Bilmiyorduk
17 Mayıs 2016
CHP'de Yenilenme Çabaları ve Edremit Mitingi
07 Mayıs 2016
Hangi Hakkın Helali?
27 Nisan 2016
23 Nisan Demokrasi Yolunu Açan Sivil Bir Devrimdir
19 Nisan 2016
Dokunulmazlık Çelişkisi
11 Nisan 2016
Bekaroğlu ve Ensar Vakfı
01 Nisan 2016
1 Nisan ve İnsan Hakları
17 Mart 2016
İlan Edilmemiş "Olağanüstü Hal"
12 Mart 2016
Validebağ'da Hayvansal Vahşet..!
29 Şubat 2016
İBB'nin Kadıköy İçin Siyasi Ve Rantsal Kararı
21 Şubat 2016
CHP'de Birbirine Tahammülsüzlük Neden?
09 Şubat 2016
Laiklik, Terör ve Köy Enstitüleri
27 Ocak 2016
Şimdide CHP'de Atatürk Posteri Polemiği
20 Ocak 2016
CHP'de Kurultay'ın Ardından
12 Ocak 2016
Büyük Kurultaya Giderken
03 Ocak 2016
Sn.Cemal Canpolat İstanbul'u Neden ve Nasıl Kazandı?
29 Aralık 2015
CHP İstanbul İl Kongresi Ardından
22 Aralık 2015
CHP'de Makas Aralıkları Daralıyor
13 Aralık 2015
CHP Kadıköy Seçimlerine Belediye Damgası
20 Kasım 2015
Delege Sistemi Kaldırılmalıdır
05 Kasım 2015
CHP Neden? Seçimi Kaybetti...
02 Kasım 2015
Acı Veren Sonuç ve CHP'de Yapılması Gerekenler
29 Ekim 2015
92'nci Yıl Kutlanmaya Çalışılırken
12 Ekim 2015
Geliyorum Diyen Katliam ve İnsanlık Dramı
03 Ekim 2015
Öncelikle "BARIŞ" ın Adı Konmalıdır
15 Eylül 2015
"CHP Emekçi Kendi İç Dinamiklerine Sahip Çıkmalıdır"
29 Ağustos 2015
Yine Kutlama Yasağı ve Sözde Açılım
21 Ağustos 2015
AKp'nin İstediği Ortam Yaratılıyor.
13 Ağustos 2015
Yangını Söndürecek Tek Çözüm 4 lü Koalisyon
23 Temmuz 2015
Beklenen Sonuç ve Dinmeyen Gözyaşları..!
10 Temmuz 2015
Chp'ye Utanmazca "Dinsiz Parti" Yakıştırması
05 Temmuz 2015
"Ülküsünü İnkar Eden Zavallı Bir Siyasetçi"
29 Haziran 2015
Chp-Akp koalisyonu kolay Gerçekleşmez....
18 Haziran 2015
Sn.Bahçeli..! Aklını Başına Al ve İyi Düşün....
10 Haziran 2015
Sonuç: Nafile Koalisyon yada Erken Seçim...
31 Mayıs 2015
31 Mayıs, Gezi Parkı ve Siyaset
29 Mayıs 2015
CHP Seçimlerden 1 nci Parti Çıkabilir...Ancak..!
23 Mayıs 2015
CHP'nin Başarısı Bir Başka Partiye Bağlı Değildir.
15 Mayıs 2015
CHP İstanbul Son Hızla Çalışıyor
Haber Yazılımı